Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, partisinin Genel Merkezi'nde Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı'nda konuştu.

Türkiye'de ciddi bir muhalefet boşluğu olduğunu belirten Erdoğan şunları söyledi: "Dün gördünüz, grup toplantılarında başkanlar konuştular. Ne dediler? Hangi yol gösterici yapıcı eleştiriyi ortaya koydular? Ülkenin, milletin derdine çare olacak hangi projeyi sundular? Sadece saldırgan bir üslup içerisinde iktidara vurup vuruşturdular. Başka bir altyapı yok. Olmadığı için televizyon karşısında bir şeyler yapması lazım. Bu anamuhalefet ve diğerlerinin yol haritası var mı?

Sizlere dört rekoru aktardım. IMF'ye borcumuz uzun yıllardan sonra ilk kez 1 milyar doların altına düştü. İki, 12 aylık ihracat ilk kez 150 milyar doların üzerine çıktı. Üç, tarihte ilk kez borsa 7 kat artarak 75 bin 700 puana ulaştı. Dört, tarihte ilk kez Merkez Bankası rezevleri 117 milyar dolara ulaştı. 27.5 milyar dolarla aldık. İki hafta içinde dört rekor kırdık. Bu yanlışları tarihe gömüyoruz. Partimi ve şahsımı yolsuzlukla tanımlamaya gayret eden anamuhalefet başkanına neyin ne olduğunu ortaya koyacağım. Yolsuzlukların olduğu iktidar IMF borcunu 900 milyon dolara indiremez. Türkiye bu seviyeleri ilk kez yaşıyor. Muhalefetin tamamı kendi zihin kıvrımlarının dışına çıkamadı."

157.5 MİLYAR LİRALIK ÖDEME YAPTIK
CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'nun yolsuzluk iddialarını yanıtlayan Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü: "CHP Genel Başkanı konu sıkıntısı çekiyor ki, iftiraya başvurdu. Buradan CHP Genel Başkanı'na açık açık söylüyorum. Delili belgesi olmadan yolsuzluk ithamında bulunmak insanlık dışı bir suçtur. Bugüne kadar bir tek yolsuzluğu delillendirebilmiş değil. Kayseri'de yolsuzluk var dedi. Kaybettiği davalarla Kayseri sucuğa doydu. Giydiği gömlek tartışma konusu oldu, rezil oldu. Kendi havuzlu villası çıkınca rezil oldu. AK Parti'ye yolsuzluk ithamında bulunmak CHP'li belediyelerdeki yolsuzluğu örtmez. Bu iktidar neleri ödedi. Batık bankalardan kaynaklanan 140 milyar lirayı biz ödedik. Eline diline dursun. Zorunlu tasarruf kimden kesildi, memurdan işçiden. Memurun, işçinin devletinden alacağı vardı. Hemen planı yaptık 14 milyar lirayı aşkın bir ödemeyi biz yaptık. 3.5 milyar lirayı da konut edindirme yardımıyla ödedik. 157.5 milyar ödemeyi bu iktidar bu şekilde yaptı. Yolsuzlukla mücadele eden iktidar olmasaydı bunların semtine bile uğrayamazdınız. Fonlar oluşturmuştur. Bizim kitabımızda karşılıksız para basmak yok. Eğer bugün TL, bir değer ifade ediyorsa bunun anlamı bizim paramıza olan bağlılığımızdır. CHP'ye soruyorum tarihiniz boyunca Merkez Bankası rezervini nereden aldınız, nereye çıkardınız? Şu borçları ödeyen iktidara nasıl oluyor da yolsuzluk iftirası atıyorsun? Hesap ortada.

YOLSUZLUK İTHAMINDA BULUNACAK SON PARTİ CHP
Öyle bir Genel Başkan ki bütün bu yapılanları görmüyor. Bölünmüş yollar neyle yapıldı? Konut olayına bakın, 500 bini aşkın TOKİ eliyle yürütülüyor. Bunlar senin kitabında var mı? Bunlar senin hayal dünyanda var mı? İhracatı nereden aldık nereye getirdik. Bir Van Depremi yaşadık, Van şehrini adeta yeniden inşa ettik. Yolsuzluklar içinde olan bir iktidar bunları yapamaz. Yetişemediği üzüme koruk der meselesi var ya, bunlar da öyle. Simav'da ne oldu dediler. Çok farklı bir Simav'ı yeniden inşa ettik. 26 havalimanından aldık, şu anda 48 havalimanına ulaştık. Türkiye'nin her yerinde havalimanına ulaşma şansın var. 45 dakikada havalimanına ulaşırsın. Kimin aklına gelirdi, Hakkari'ye havalimanı yapmak. Bakıyorsun uzantısında malum parlamentodaki parti olan terör örgütü oradaki makinaları yakıyor. Müteahhit firma iş yapamayacağım diye bırakıp gidiyor. Sana hizmet gelmesini engelleyen bir partiye nasıl destek veriyorsun? O havalimanını yine yapacağız. İstanbul Belediyesi'ni 2.5 milyar dolar borçla devraldık. 1.2 milyar dolar borçla devrettim. İstanbul'un su sorunu, çöp sorununu çözdük. Sayın Kılıçdaroğlu sen ne yaptın? AK Parti'ye yolsuzluk ithamından bulunacak en son parti CHP'dir. Bize yolsuzluk iftirası atacak en son kişi geçmişinde SSK'yı batıran CHP Genel Başkanı'dır."

BDP'Yİ GÖRMEZDEN GELİYORSUNUZ
Terör sorununa da değinen Erdoğan "Bizim artık terör meselesini çok daha samimi şekilde konuşmamız gerekiyor. Terör örgütüyle marjinal sol arasında bir gönül ilişkisi var. BDP mazlum rolüne yatarken, kimi medya mensupları BDP'yi mazlum göstermek için ellerinden geleni yapıyorlar. BDP'yi görmezden geliyorsunuz. Parlamento sorumluluk üstlenince BDP'yi mağdur olmakla niteleyebiliyorsunuz. Bu ne biçim anlayıştır. Sonrası çok daha kötü olurmuş. Bir de tehdit ediyorlar. Bu ülkede o zaman hukuk niye var? Benim vatandaşım sokağa çıkmasın diye mi var? Belediye otobüsünde yakılarak şehit edilen Serap kızımızı görmüyorlar. Bunu sorgulamıyorlar. Bu manşetleri atanlar bu kardeşlerimizle ilgili ne başlık attılar. 12 Eylül referandumunda AK Parti'yle beraber hareket etseler parti kapatılma sorunu gündemde kalmayacaktı. Bugün çıkıyorlar özgürlükten, demokrasiden bahsediyorlar. Kendiniz ektiniz, kendiniz biçiyorsunuz. Siyasetçi en uç fikirleri bile parlamentoda ifade edebilir. Ancak bunu yaparken şiddeti övemez. Siyaset şiddeti dışlamaktır. BDP siyasi aktör olmak istiyorsa meşru siyasetin dilini kullanmak zorundadır" dedi.

DIŞARIYA KARŞI BÜTÜN OLUNMALI
Erdoğan, AK Parti'nin dünkü toplantısının basına kapalı yapılması ile ilgili eleştirileri de değerlendirdi. Erdoğan, "Bu işi Kızılay Meydanı'nda yapacak değiliz" dedi ve parti içinde herkesin görüşünü söylemeye hakkı olduğunu ancak dışarıya karşı tam bir bütünlük içinde olunması gerektiğini belirtti.