İran'ın Şangay İşbirliği Teşkilatı'na üyelik serüveni

İran, Cumhurbaşkanı Reisi'nin ilk yurt dışı ziyareti Tacikistan'da Şangay İşbirliği Teşkilatı'na tam üye olarak kabul edildi. İşte İran'ın teşkilatında üyelik serüveninde yaşananlar...

Haberler - ntv.com.tr 21.09.2021 - 15:35 | Son Güncelleme : 21.09.2021 - 15:52

İran'ın Şangay İşbirliği Teşkilatı'na üyelik serüveni

Ali Asgar Çabuk/NTV Tahran

İran İslam Cumhuriyeti 14 yıl süren Şangay İşbirliği Teşkilatına üye olma serüvenini sonunda tamamladı. Tahran yönetimi 2008 yılında Şangay İşbirliği Teşkilatına üye olmak için başvurmuş ancak üyelik talebi kabul edilmemişti. ŞİÖ bünyesinde gözlemci statüsünde bulunan İran, Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi'nin ilk yurt dışı ziyareti Tacikistan'da ŞİÖ tam üyesi olarak kabul edildi.

Asya'nın NATOSU kabul edilen Şangay İşbirliği Örgütü, Şangay Beşlisi olarak anılan Çin, Rusya, Tacikistan, Kazakistan ve Kırgızistan tarafından sınır sorunlarının çözümü ve güveliğinin sağlanması hedefiyle 1996 yılında oluşturulsa da 2001 yılında resmi olarak kuruldu. Özbekistan, Pakistan ve Hindistan'ın da katılımıyla siyasi, kültürel ve askeri kapasitesini artıran güçlü bir uluslararası oluşum halini aldı.

petrol üretim ve kullanım pazarının yarısından fazlasını elinde bulunduran ŞİÖ, kuruluş aşamasında sınır bölgelerinde askeri güvenliğin derinleştirilmesini amaçladı. Zamanla "tek kutuplu dünya kabul edilemez" misyonunu sahiplenen Şangay İşbirliği Örgütü için ABD'ye karşı etkili bir kutup oluşturmak birincil hedef oldu. Asya coğrafyasında terör, ayrılıkçılık ve aşırıcılıkla mücadele etme ve askeri güvenliği sağlama hedefi güden ŞİÖ, dünyada önemli bir ekonomi pazarını da kontrolünde bulunduruyor. İran'ın katılımıyla birlikte Şangay İşbirliği Örgütü, dünya toplam gaz rezervlerinin %46, petrol rezervlerinin ise %21'ini kontrolünde bulunduruyor olacak.

ŞANGAY İŞBİRLİĞİ TEŞKİLATI'NIN 9 ÜYESİ VAR

Şangay İşbirliği Teşkilatında 2005 yılından itibaren gözlemci statüsünde bulunan İran, ilk olarak 2008 yılında ŞİÖ tam üyeliği için başvurdu. İran'dan çok daha sonra ŞİÖ tam üyeliği için başvuran Pakistan ve Hindistan, 2017 yılında ŞİÖ tam üyesi olarak kabul edildiler. İran'ın Şangay çatısı altında tam üye olarak kabul edilmesi 14 yılını aldı. Bugün Şangay İşbirliği Teşkilatının Çin, Rusya, Tacikistan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Pakistan, Hindistan ve son olarak İran ile birlikte 9 tam üyesi bulunuyor.

İran bugün ŞİÖ tam üyesi olsa da bu Tahran yönetimi için uzun bir serüven oldu. İlk olarak İran eski Cumhurbaşkanı Mahmut Ahmedinejad, doğuyu merkeze alan dış politikanın benimsendiği yıllarda ŞİÖ üyeliğini güçlü bir şekilde dile getirmişti. Ancak Ahmedinejad döneminde Batı ile bozulan ilişkiler ve o yıllarda İran'ın BM yaptırımları ile karşı karşıya kalması ŞİÖ üyeliğine engel oluşturdu. Şangay İşbirliği Teşkilatı 2010 yılındaki Taşkent zirvesinde yayımladığı "Yeni Üyelerin Kabulüne İlişkin Yönetmelik" başlıklı bildirisinde, BM yaptırımlarının uygulandığı ülkeleri ŞİÖ üyeliğine kabul etmeme kararı aldı. Ahmedinejad döneminde Tahran yönetiminin sert ABD ve Batı karşıtlığı, diğer yandan BM yaptırımlarının uygulanıyor oluşu Şangay İşbirliği Teşkilatının İran'ı kabul etmemesine neden oldu. Bu yıllarda Rusya İran'ın üyeliğine sıcak bakarken Çin, ABD ile karşı karşıya gelmek istememesi nedeniyle İran'ı uygun zaman gelene kadar bekletmekten yana tavır aldı.

YENİ DENGELER AÇISINDAN ÖNEMLİ

Bugün İran'da Asya'yı merkeze alan ve yine sert ABD ve Batı karşıtı bir Cumhurbaşkanının iş başında olmasına rağmen, ŞİÖ Ahmedinejad döneminin aksine Reisi'ye tam üyelik hakkı tanıdı. ŞİÖ'nün Ahmedinejad'a değil Reisi'ye tam üyelik hakkını vermesi ve en başta Çin'in Tahran yönetiminin üyeliğini destekliyor oluşu Asya jeopolitiğinde oluşan yeni dengeler açısından önemli.

İran'da Ahmedinejad sonrası iş başına gelen Hasan Ruhani Cumhurbaşkanlığında, dış politikanın Batı merkezli şekillenmesi ve önceliği Ahmedinejad döneminde bozulan Batı ile ilişkileri düzeltmek olan Tahran yönetimi, ŞİÖ üyeliğine önem vermedi. Ruhani döneminde ABD ile imzalanan nükleer anlaşmaya öncelik veren Tahran, 2017 yılında düzenlenen ŞİÖ zirvesine sadece Dışişleri Bakanı seviyesinde katıldı. Bu dönem ŞİÖ tam üyeliğine karşı olmayan Ruhani hükümeti, Batı ile sorunları çözmeden Doğu ile işbirliği yapılamayacağını ve bu nedenle önceliklerinin ABD ve Batı bloku ile ilişkilerin normalleştirilmesi olduğuna inanıyordu.

Diğer yandan Tahran yönetiminin Şangay üyesi olan diğer ülkeler ile ikili ilişkilerde yaşadığı sorunlar İran'ın ŞİÖ üyeliğine engel oluşturdu. Özellikle 2017 yılında Tacikistan ile yaşanan gerilim Duşenbe'yi Tahran ile karşı karşıya getirdi. İran'ın Tacikistan içerisindeki İslami grupları desteklemesi ve 2017 yılında İran'ın Tacikistan İslami Rönesans Partisi lideri Muhiddin Kabiri'yi İslami Vahdet konferansına davet etmesi ikili ilişkilere zarar verdi. Tacikistan devleti nezdinde Muhiddin Kabiri, ülkede darbe girişiminde bulunmuş ve kara listede olan bir terör örgütü lideri. Tacikistan bu nedenle Tahran yönetiminin ŞİÖ üyeliğine en sert tepkiyi gösteren ülke oldu.

Bugün ise İran, Orta Asya ülkeleri nezdinde imajını düzeltmek ve ŞİÖ tam üyeliğini garantilemek için, Ağustos 1995 yılında Tacik iç savaşında yaptığı arabuluculuğun benzeri bir politikayı izleyerek ŞİÖ üyeliğine Tacikistan ile ilişkilerini güçlendirerek katılıyor. İran Cumhurbaşkanlığına yeni seçilen İbrahim Reisi, ilk yurt dışı ziyaretini Şangay İşbirliği Teşkilatının da düzenlendiği Tacikistan'a gerçekleştirdi. Bu ziyaretinde iki ülke arasında askeri, güvenlik, kültür ve turizm alanlarında 8 farklı
anlaşma imzalandı. Ve her iki ülke de ilişkilerin geliştirilmesine vurgu yaptı.

Diğer Asya devletirine kıyasla İran'ın Tacikistan ile daha fazla ortak kültürel bağları bulunuyor.

İran'dan sonra Farsçanın resmi dil olarak konuşulduğu yer Tacikistan. Ancak İran'da gerçekleşen İslam devriminin ardından Tahran yönetiminin devrim ihracına yönelik politikaları, siyasal İslam vurgusu ve ortak kültürel bağların olduğu ülkelerdeki islami etkisi İran'ın Asya'ya açılması önünde engeller oluşturdu. Asya'da her zaman pragmatik bir yaklaşım içerisinde olmaya çalışan İran, Asya ülkeleri ile ilişkisinde devrim ihracını ve İslami söylemi önceliği yapmadı. İran eski Cumhurbaşkanı Haşimi Rafsancani döneminde Tacikistan Devlet Başkanı İmamali Rahmanov ve Tacikistan İslami Hareket lieri Abdullah Nuri'nin Tahran'a davet edilerek burada iç savaşı sonlandıran anlaşmayı imzalamaları, Tahran yönetimine Asya'da dürüst bir arabulucu imajını sağladı. Ancak İran'ın özellikle Tacikistan ile daha sonra yaşadığı ikili sorunlar Tahran yönetiminin ŞİÖ üyeliği önünde büyük bir engel oluşturdu.

İran 13. dönem Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi ile birlikte bir kez daha yönünü Asya'ya çevirdi. Bunun ilk aşamasını ise Tacikistan ile yakın ilişkiler kurarak gerçekleştirmek istiyor. 1995 tarihinde Tacik iç
savaşını sonlandıran arabulucu rolü ile kazandığı imajı 2021 yılında tekrarlamak isteyen Tahran yönetimi 14 yıllık hasretin ardından ŞİÖ üyesi olarak yerini almış oldu.

İRAN ÜYELİK İLE ABD BASKISINI AZALTMAK İSTİYOR

İran, petrol ve doğalgaz gibi enerji rezervlerinin merkezinde yer alırken aynı zamanda Ortadoğu ve Asya arasında bir kavşak görevi üstlenen konuma da sahip. Özellikle deniz ile bağlantıları olmayan Asya ülkeleri ve Çin'in kuşak yol projesi ile birlikte kendi limanlarının stratejik önemini gören Tahran yönetimi, sahip olduğu jeopolitik avantajı Asya'da kullanmak istiyor. Tahran yönetiminin Çin ile imzaladığı 25 yıllık ön anlaşmaya İran içerisinden gelen olumsuz tepkilerin aksine Şangay İşbirliği Örgütüne üyelik olumlu karşılandı.

İran'da yeni yönetim ŞİÖ üyeliğini 13. dönem Reisi hükümetinin bir kazanım ve başarısı olarak sunarken, bundan sonraki süreçte Tahran'ın tamamen bölge ülkeleri ve Asya ile ilişkilere öncelik vereceği mesajını veriyor. Cumhurbaşkanı Reisi'nin Şangay İşbirliği Örgütünde yaptığı konuşmada uluslararası kuruluşlara aktif katılım ve çok taraflılık vurgusu, aynı zamanda yeni yönetimin kurumsallaşmış ittifaklara katılma isteğinin aciliyetini de göstermekte. ABD'nin İran'ı izole etme
çabaları, ülkede yaşanan ekonomik kriz ve yaptırımlar ve bu doğrultuda hissedilen güvenlik kaygıları Tahran'ın uzun süre peşinde olduğu ŞİÖ üyeliğinin temel alt yapısını oluşturuyor. İranlı yetkililerin önceliği ekonomide sorunları çözmek, ABD yaptırımlarını etkisizleştirmek, uluslararası ittifaklara katılarak izole olmamak ve sahip olduğu jeostratejik potansiyelleri kullanabilmek. Bölge ülkeleri ve Asya ile güçlü ilişkiler geliştirmek isteyen Tahran yönetimi bu doğrultuda ki ilk adımı ŞİÖ üyeliğine kabul edilmek olarak görüyor. Ancak İran, özellikle Rusya ve Çin'in yoğun ABD baskısı altında ne ölçüde Tahran'ın yanında olacağını da görmek istiyor.

Arman- Milli gazetesine konuşan uluslararası ilişkiler uzmanı Mehdi Mutahher Niya, Moskova ve Pekin'in İran konusunda Washington yönetimi ile anlaşabileceği uyarısında bulunarak, "Çin ve Rusya İran ile ne ölçüde stratejik ortak olabilecekler bunu zamanla göreceğiz. İran ile yakın ilişkiler onlara pahalıya mal olabilir. Eğer bu olursa İran'ın Şangay üyeliği, Moskova ve Çin'e Tahran'ı kontrol altında tutabilme yolunu açacaktır" uyarısında bulunuyor.

Mehdi Mutahher Niya'nın uyarısı bir anlamda kendisini Afganistan'da gösteriyor. İstikrarın bir türlü sağlanamadığı Afganistan'da İran'ın Taliban'ı desteklemesi ve özellikle Tacik komutan Ahmet Mesud birlikleri ile arasına mesafe koyması Tahran'ın Şangay üyeliğini de anlamlandırıyor. Afganistan’da kısa zaman içerisinde istikrarlı bir hükümetin tesisinden yana olduğunu açıklayan İran, ŞİÖ üyeliği ile birlikte Afganistan'da Rusya ve Çin'i karşısına alan bir politika geliştirmek istemeyecektir.

Diğer yanan İranlı bazı uzmanlar Batı ile başta Kara Paranın Aklanmasına İlişkin Mali İş Gücü FATF ve nükleer anlaşmaya geri dönüş sorunu çözülmeden Doğu ile işbirliği yapılamayacağı endişelerini dile getiriyorlar. FAFT üyeliği olmadan başta Çin olmak üzere diğer ŞİÖ üyesi olan ülkeler ile ticaret yapılamayacağı görüşünü savunanalar anlaşmanın ekonomiye etkisinin olmayacağı görüşündeler. İran'ın ŞİÖ'ye tam üye olmasının 2 yıl sürebileceği ve bu süre içerisinde özellikle FATF konusunda sorunun çözülmesi gerektiği belirtiliyor.

REİSİ: İLGİMİZİN SADECE BATIYA OLMADIĞINI GÖRDÜLER

İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi ise Tacikistan dönüşü Tahran'da yaptığı konuşmada, FATF'a üye olmamalarının ŞİÖ ile işbirliğine engel olmayacağını belirterek, "Bazıları Şangay İşbirliğine üye olmak ve hatta korona virüs aşılarını ülkeye getirmenin FATF olmadan gerçekleşmeyeceğini söylüyordu. Bölge ülkeleri ve komşularımız ilgimizin sadece Batıya olmadığını komşu ülkeler ile gerçekten yakın ilişkiler geliştirmek istediğimizi gördüler" dedi.

Sayfa Yükleniyor...