NTV

'Kadının sadece adı var, kendi yok'

Dünya
'Kadının sadece adı var, kendi yok'

AK Partili Meclis Başkanvekili Sadık Yakut'un sözlerini değerlendiren CHP Genel Başkan Yardımcısı Haluk Koç, "14 senedir Sayın Yakut’un düşüncelerini açıkladığına tanık olmadım. Demek bu tür arızalı fikirleri günü geldiğinde ifade etmek gibi bir görev üstlenmiş. Kadının sadece adı var, kendi yok bunların dünyasında" şeklinde konuştu.

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Haluk Koç, parti genel merkezinde Miray Akdağ Uluç'un sorularını yanıtladı.

AK Partili Meclis Başkanvekili Sadık Yakut'un "Kız ve erkek öğrencilerin birlikte okumasını yanlış buluyorum. Bu konuda çalışma yapılacak" sözlerini değerlendiren Koç, "Ben 14 senedir Sayın Yakut’un bir basın toplantısı yapıp düşüncelerini açıkladığına tanık olmadım. Demek bu tür arızalı fikirleri günü geldiğinde ifade etmek gibi bir görev üstlenmiş. Kadının sadece adı var, kendi yok bunların dünyasında" şeklinde konuştu.

Kızlı erkekli eğitimin yanlış olduğu ile ilgili ifadeler var. Bununla ilgili neler söyleyeceksiniz?
Yadırgamadım desem yalan olur. Sayın Sadık Yakup 99’dan beri milletvekili. Ben herhangi bir ortamda 14 senedir sayın Yakut’un bir basın toplantısı yapıp düşüncelerini açıkladığına tanık olmadım. Demek bu tür arızalı fikirleri günü geldiğinde ifade etmek gibi bir görev üstlenmiş. Kadının sadece adı var, kendi yok bunların dünyasında. Eğitimde, evde, üretimde, iş hayatında çağdaş bir toplumda kadın ve erkek yan yana birlikte eğitim görecekler, birlikte üretecekler, çalışacaklar, topluma katkıda bulunacaklar birlikte. Bu temel felsefeden uzak bir görüşün Adalet ve Kalkınma Partisi’ne hakim olması ve bir Meclis Başkanvekili'nin ağzından ifade edilmesi oldukça yadırgatıcı. Arızalı bir düşünce olarak değerlendiriyorum. Kafasındakini saklamamış doğrudan söylemiş. Daha sonradan bütün açıklamalarda olduğu gibi tevhil yoluna gitme gayreti içinde oldular ama görünen köy kılavuz istemez. Kadın onlar için evde duracak çocuk doğuracak sadece itaat edecek bir varlık. Bunu bilhassa Türkiye'deki tüm kadınların çok iyi değerlendirmesi gerekiyor.

Dershaneler kapatılacak mı konusunda son olarak başbakan Erdoğan kapatılacağını söyledi. Sizin bu konudaki duruşunuz nedir?
Bülent Arınç’ın sürekli açığa düşen pozisyonu üzerinde artık konuşmuyorum kendisi artık bunu hayat tarzı olarak kabul etmiş, kişilik yapısının bir şekli olarak kabul etmiş. Artık onu havale ediyoruz sayın Arınç’ın kendi dünyasına. Dershaneler bugünkü eğitim sistemi içinde bir sonuç bir sebep değil. Adalet ve Kalkınma Partisi elinde eğitim sistemi diğer sosyal politika alanlarındaki gibi darmadağın edildi. Eğitim sistemini tümüyle ele almak lazım. Çağdaş, üretime dönük, kadın erkek eşitliğini net ortaya koyan şekilde yeniden yapılandırmak lazım. 140 bin öğretmen açığı var 300 bin de öğretmen var atanmayı bekleyen. Dershaneler kapatılırsa 50 bin daha bu kadroya eklenecek. İstanbul’da bazı liselerde matematik öğretmeni olmadığı bildiriliyor veliler tarafından. Başbakan sadece kendi kafasındaki doğruları çerçevesinde adımlar atmaya çalışıyor. Dershaneler olmalı mı tabi ki olmamalı çağdaş sistemde. Ama bugünkü eğitim sisteminin eşitsizliğinden kaynaklanan üniversiteye giriş öncesinde öğrencilerin sürece hazırlandıkları bir yapı. Bunu ortadan kaldırmak için eğitim sistemini çağdaş, üretime dönük, kadın erkek eşitliğini net ortaya koyarak yeniden yapılandırmak lazım.

Bugün bazı gazetelerde yer aldı, Sırrı Süreyya Önder’in Cumhuriyet Halk Partisi lehine aday adaylığından çekilmesi yönünde bir talebi oldu mu?

Cumhuriyet Halk Partisi kendi adaylarıyla ilgileniyor. Bahsettiğiniz kişi kendi partisinden kendi düşüncelerini yayarak aday olabilir. Türkiye bugün tek insan yönetiminde yasama, yürütme, yargı erkinin birbirine karıştırıldığı tek kişinin egemenliğinde, sosyal politika boyutundaki çıkmazlarla bir sürükleniş içinde. Türkiye artık Adalet ve Kalkınma Partisi’ne dur demek zorunda. Demokrasiye, özgürlüklere, hukukun üstünlüğüne evet diyecek, gerçekten Adalet ve Kalkınma Partisi karanlığına hayır diyecek herkesin Cumhuriyet Halk Partisi adayları etrafındaki en güçlü adaylar olarak görünüyor Adalet ve Kalkınma Partisi’nin karşısında bu adaylara destek vermesi gerekiyor. Genel pencereden bakmanın daha doğru olduğu bir seçim atmosferine gidiyoruz. Onun için ben ittifaklardan ziyade demokrasiye özgürlüklere, kurallı bir demokrasiye inanan herkesin Adalet ve Kalkınma Partisi’ne dur demek için Cumhuriyet Halk Partisi adaylarını desteklemesini öneririm.

HDP’nin dört ilçe ile ilgili bir talebi olduğu gibi iddialar var. Sizin bir duyumunuz var mı?

Bunlar seçim zamanlarında hep konuşulur. Cumhuriyet Halk Partisi her seçim bölgesinde kendi adaylarıyla seçime gidecek.

Başbakan Erdoğan bizim adayımız belli ama Cumhuriyet Halk Partisi’nin İstanbul adayı belli değil şeklinde bir açıklaması oldu.

Adalet ve Kalkınma Partisi’nde bu işler nasıl oluyor hepimiz biliyoruz. Eğilim yoklaması yapıyorlar torbaya oy atıyorlar, torba kapanıp Ankara'ya geliyor ve burada açılıyor. Cumhuriyet Halk Partisi her seçim bölgesinin kendi özelliğine göre o yörenin kendi gerçeklerine göre en demokratik şekilde örgüt denetiminde bir ön seçimle adaylarını belirliyor. Bu haftasonu da 27 yerde aday tespiti yapılacak ön eleme ile eğilim yoklaması ile. Sayın başbakan kendi adayını torbadan çıkartabilir biz torbadan çıkartmıyoruz. Sayın Erdoğan kendi adaylarıyla uğraşsın, Arınç’la, dershanelerle uğraşsın Cumhuriyet Halk Partisi kendi işini yapıyor. Cumhuriyet Halk Partisi adayını günü geldiğinde açıklar.

Bir takvim verecek olursanız İstanbul ve Ankara için adaylar ne zaman açıklanır?

İstanbul’da da 17 ilçemizde yine hafta sonunda bir ön eleme olacak. Daha sonra onlar 2-3-4-5 sayıya indirildikten sonra ya tekrar ikinci bir sandık ya da kamuoyu değerlendirmesi ile belirlenecek. Büyükşehirlerde sanıyorum Aralık ayı ortalarına kadar bu süreç tamamlanır. Herkes kendi işine baksın başbakan kendi saçmalıklarıyla uğraşsın Cumhuriyet Halk Partisi kendi yolunda ilerliyor.

Ankara adayı kim olacak sizin isminizi de duyuyoruz zaman zaman.

Değişik aday adayları var müracaat eden milletvekillerimiz de var. Ben kendimi herhangi bir şekilde noktaya taşıyarak söylemiyorum. Ankara ve İstanbul seçimin kilit noktalarından birisi olacak ve Adalet ve Kalkınma Partisi faşizmi yıkılacaksa İstanbul ve Ankara’da yıkılacak. Onun için yerel seçimin ötesinde bir genel seçim özelliği taşıyor. Demokrasi ve özgürlükleri ön plana alan, çağdaş bir kent yönetimini hedefine koyan, toplumsal uzlaşma ile kent yönetimini gerçekleştirecek olan en uygun adayı çıkartacaktır.