Kurtulmuş, New York temasları kapsamında Asya Cemiyeti (Asia Society) adlı düşünce kuruluşunun üyelerine, Ortadoğu ve Kuzey Afrika bölgesindeki gelişmeler ile Türkiye'nin terörle mücadelesine ilişkin bilgi verdi.

Dünya sisteminin "sorunları çözme yeteneğini neredeyse kaybettiğini" ifade eden Kurtulmuş, Ukrayna ve Suriye’deki krizleri buna örnek gösterdi.

Suriye sorunun bir iç problem olarak başladığını ancak bir kaç yıl içinde vekalet savaşlarına döndüğünü dile getiren Kurtulmuş, dünya düzeninin Suriye’ye adil ve yapıcı bir çözüm bulamadığını, BM ve diğer uluslararası kurumların da bu yeterliliği gösteremediğini anlattı.

Dünyadaki adaletsiz siyasi ve ekonomik düzenin değiştirilmesi gerektiğini kaydeden Kurtulmuş, küresel terörle mücadelenin de önemini vurguladı.

Kurtulmuş, Türkiye’ni kaotik bir ortamda bulunan bölgede bir istikrar adası olduğunu belirterek, Irak ve Suriye’de yaşanan savaş ve terörden Türkiye’nin de etkilendiğini ifade etti.

“Türkiye, DAEŞ, PKK ve DHKP/C’nin eşzamanlı saldırılarına maruz kalıyor.” diyen Kurtulmuş, bu üç örgütün farklı ideolojileri de olsa stratejik ittifak içinde olduğunu kaydetti.

Konuşmasında Suriye’deki PYD terör örgütü ile PKK arasındaki ittifaka da vurgu yapan Kurtulmuş, PYD’nin PKK’ya insan kaynağı, istihbarat ve silah desteği verdiğini ifade etti.

Fırat Kalkanı harekatına ilişkin de bilgi veren Kurtulmuş, Türkiye’nin DAEŞ’in sınırdan uzaklaşarak güneye gitmesini, PYD’nin de Fırat’ın doğusuna çekilmesini sağlamak istediğini belirtti.

FETÖ TERÖR ÖRGÜTÜ İLE MÜCADELE

Kurtulmuş, Türkiye’nin mücadele ettiği örgütler arsında FETÖ terör örgütünün de bulunduğunu kaydederek 15 Temmuz darbe girişimi ve sonrasında yaşananlara ilişkin katılımcılara fotoğraflar eşliğinde bilgi verdi.

Türk halkının tanklara ve savaş uçaklarına karşı kendini siper ettiğini anlatan Kurtulmuş, toplumun tüm kesimleriyle bir araya geldiğini kaydederek, “Halk, Türk siyasi hayatında benzeri olmayan bir zafer elde etti.” dedi.

Türk siyasi hayatında daha önce de neticeye ulaşmış darbe girişimlerinin yaşandığını anımsatan Kurtulmuş, bunların hiçbirinde halka, polise ve parlamentoya ateş açılmadığını vurguladı.

FETÖ terör örgütü liderinin ABD’de yaşadığını hatırlatan Kurtulmuş, “Bu eski imam kendisini kainat imamı, ruhani lider olarak adlandırıyor. Bir tür mesihlik paranoyası içinde. ” diye konuştu.

Bu örgütün Türkiye’de otokratik bir dini devlet kurmayı amaçladığını ifade eden Kurtulmuş, mensuplarının son 40 yıldır devlet kademelerine sızdığını kaydetti.

“Türk Silahlı Kuvvetleri'nde 320 civarında general var. Bunlardan 200’den fazlası bu örgütten. Şimdi böyle bir örgütle savaşıyoruz.” diye konuşan Kurtulmuş, Türk halkının bu mücadeleye destek verdiğine işaret etti.

“ABD DEMOKRASİSİ İÇİN DE TEHLİKE”

Kurtulmuş, FETÖ terör örgütünün sadece Türkiye için tehdit oluşturmadığını da anlatarak, “FETÖ ABD’nin aralarında olduğu 170’ten fazla ülkede faaliyet gösteriyor. Bunların iki yüzü var. Bir yüzünde okullar dernekler, yardım kuruluşları var ama diğer yüzde demokratik olarak seçilmiş hükümetleri kontrol etme amacı var. FETÖ, ABD’de dahi demokrasiye tehdit oluşturabilir çünkü kendi özel gündemleri var.” ifadelerini kullandı.

Kurtulmuş, FETÖ’nün devlet hiyerarşisinden temizlenmesi için ciddi biçimde mücadeleye devam edeceklerini, aynı zamanda hukukun üstünlüğü, demokratik prensipler ve sivil özgürlüklerin korunmasına da her zaman saygı göstereceklerini vurguladı.

Türkiye’nin ABD’ye Fetullah Gülen’in terör örgütü lideri olduğunu ve darbeyle bağlantısını gösteren bir çok delil gönderdiğini kaydeden Kurtulmuş, ABD’li yöneticilerden Gülen’in iadesi konusunda samimi niyet görmek istediklerini belirterek, “ABD’li yetkililerden Gülen’i ya iade etmelerini ya da hukuki süreç tamamlana kadar tutuklamalarını istiyoruz.” dedi.

“TÜRKİYE EKSEN DEĞİŞTİRMİYOR”

Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, Türkiye’nin benzersiz bir coğrafi konumda bulunduğuna da değinerek, NATO üyesi bir ülke olduklarını hem Avrupa hem İslam ve Türk dünyası hem de Rusya ve diğer ülkelerle yakın ilişki içinde olduklarını ifade etti.

Eksen kayma iddialarına da değinen Kurtulmuş, “Türkiye uluslararası politikada çıkarlarını korumak için çok taraflı ilişkilerini sürdürecek. Bazen 'Türkiye eksen mi değiştiriyor?’ sorularına muhatap oluyoruz. Bu mantıklı bir soru değil. Türkiye asla eksen değiştirmiyor. Türkiye’nin tek ekseni var o da kendi ekseni.” diye konuştu.

"AMERİKA TERCİH YAPMAK ZORUNDA"

Asya Cemiyeti'nde yaptığı toplantının ardından ABD'deki temaslarını TRT'ye değerlendiren Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş, ABD'nin PYD ve FETÖ konusunda bir tercih yapmak zorunda olduğunu söyledi.

Muhataplarına darbe teşebbüsünü delilleriyle anlattıklarını, İç Güvenlik Bakanı Jeh Johnson'la görüştüklerini kaydeden Kurtulmuş, şunları ifade etti:

"Türkiye olarak, ABD ile uzun yıllar devam eden dostluk ilişkilerimiz, stratejik ittifaklarımız, NATO çerçevesindeki, dostluklarımız, işbirliklerimiz gözönünde bulundurulursa Türkiye'nin ABD'den belli beklentileri var. Bunları çok net masaya koyduk. Ya bu adamı Türkiye'ye iade edersiniz ya da bu iade süreci devam ederken, bunu burada gözaltında tutarsınız ya da tutuklarsınız. Mahkeme sona erene kadar. Tabii burada bunları incelemenin, gözden geçirmenin bir zaman alacağı akla geliyor. Bizim de cevabımız şu, 'mesele zaman meselesi değil, zaman ve niyet meselesi. Biz Amerikalı dostlarımızdan Gülen'e karşı, Gülenist operasyona karşı, darbe operasyonuna karşı Türkiye'nin yanında olduğunu, Türk demokrasinin yanında olduğunu gösterecek sözler, davranışlar ve tavırlar bekliyoruz."

ABD'deki hukuki sürecin tamamlanmasının zaman alacağının farkında olduklarını ifade eden Kurtulmuş, "Bu mahkemenin bitirilmesi ve FETÖ’nün iadesi çok kolay olmayacak. Zor bir süreç, bunun farkındayız. Bunun hukuki altyapısının hazırlanması lazım. Karşılıklı bir ortak hukuk komisyonunun kurulması da, en azından ortak bir çalışmanın kabul edilmesi de bu anlamda pozitif bir adımdır. Doğru yolda ilerliyoruz. İnşallah FETÖ için sona doğru adımlar atılmaya başlanmıştır." dedi.

ABD'nin tercih yapmak durumunda olduğunu da vurgulayan Kurtulmuş, şunları söyledi:

"Amerikalılar şu tercihi yapacaklar: FETÖ konusunda 79 milyon milletimizi mi yoksa buradaki bir meczup ve onun etrafındaki ağ mı? Nasıl bu tercihi yapmak durumundalar ise aynı şekilde Suriye'nin kuzeyindeki gelişmeler konusunda Türkiye'nin ulusal güvenliği mi, uzun yıllar NATO çerçevesinde işbirliği yaptığı Türkiye mi, yoksa şimdilik var olan belki yarın olmayacak olan ve şu anda Amerika'nın işine yarayan küçük bir terör örgütü mü? Bu tercihleri de akılcı bir şekilde yapacak olurlarsa, hiç şüphesiz ki Türkiye'yi tercih edecekleri açıktır. Bunları da bu netlikte anlatıyoruz. Biz dostluk ilişkimize dikkat ederiz. Doğrudur. Aynı şekilde ulusal menfaatleri herşeyin üzerinde tutarız. PYD'nin bu bölgede Türkiye'ye zarar verecek şekilde PKK'ya lojistik destek sağlamasını ve o bölgeden Türkiye'ye tehdit oluşturacak faaliyetlerde bulunmasına müsade etmeyeceğimizi açıklıkla söyledik."

Kurtulmuş, Fırat Kalkanı Harekatı'nın sürdüğü Vukuf bölgesinde çıkan çatışmalarda, terör örgütü DAEŞ unsurlarınca, Türk Silahlı Kuvvetlerine ait iki tanka yönelik düzenlenen saldırıda şehitler için de taziyelerini sundu.

Kurtulmuş, New York temasları kapsamında The New York Times gazetesinin editör kurulu ile de bir araya gelerek gündemdeki konuları değerlendirdi.