Almanya’nın BM Güvenlik Konseyi’nde Libya’ya askeri müdahale konusunda kullandığı çekimser oy ile ilgili tartışmalar devam ediyor. Bu tavrı ile Almanya ABD, Fransa, İngiltere ve Portekiz’i karşısına almış oluyor.

Başbakan Angela Merkel’in de desteği ile oy kullanan Dışişleri Bakanı Guido Westerwelle her demecinde, özellikle Libya’ya Alman askeri göndermemekte kararlı olduğunun altını çiziyor. Her ne kadar koalisyon hükümetinin önümüzdeki eyalet seçimlerini düşünerek çekimser kaldığı iddia edilse de Almanya savaşa karşı oy kullanmış oldu. Çünkü Kosova, Afganistan ve Irak’ta yaşananlar bu müdahalenin hava saldırısından ibaret olmayacağını ve bu yolla ülkeye demokrasi getirilmediğini gösterdi. Çünkü Almanya , Libya’ya yapılan müdahalenin, sonuçları düşünülmeden gerçekleştiğine inanıyor. Bu nedenle Westerwelle, seçim propaganda çalışmalarını yarıda bırakıp AB’nin LKibya konusundaki toplantısına bizzat katılmaya karar verdi.

FRANSIZLAR ALMANLARA KIZGIN
Savaşa katılmak yerine Almanya Libya Lideri Muhammer Kaddafi’ye dolaylı yoldan baskı yapmayı tercih etti. Kaddafi ailesinin finans yollarını kapatmak, silah ve petrol ambargosu koymak, muhaliflere ve mültecilere para yardımı yapmak, NATO birliklerini rahatlatmak için Afganistan’a daha fazla AWACS uçağı göndermek ve ABD’nin Almanya’daki üslerini kullanmasına izin vermek gibi. Muhafazakar Liberal Hükümetin verdiği bu karar sadece muhalefet değil, iktidar partileri içinden de eleştirilere maruz kaldı.

Pek çok siyasetçi Merkel Westerwelle ikilisinin uluslararası dayanışma ilkelerine aykırı davrandığını düşünüyor. Alman medyası da hükümeti, ucuz politika yapmak ya da sorumsuz davranmakla suçladı. AB ülkeleri arasında en ağır eleştiriler Fransa’dan geliyor. Fransız basını Almanya’yı pis işleri başkasına yaptırmakla suçluyor. Almanya Irak’a yapılacak müdahaleye de Fransa ile birlikte hayır demiş, o zaman ana muhalefet partisi lideri olan Angela Merkel, dönemin ABD Başkanı Geoge W. Bush’dan özür dilemek zorunda kalmıştı.

ARAP LİGİ ALMANYA’DAN YANA
Alman hükümetine ülke içinden en büyük destek Sol Parti’den geldi. Fransız hükümetinin harekatın liderliğini sürdürmekte ısrarlı olmasını eleştiren Alman solcuları da hükümet gibi Libya’ya yapılan müdahalenin sonunun düşünülmediği görüşünde. Arap Ligi de yaptığı son açıklamada Almanya’nın Libya müdahalesi konusundaki tutumunu övdü. Almanya, Rusya ve Çin’in safında yer alarak verdiği kararla şimdilik Batı’da dışlanmış gibi görünüyor. Bu dışlanmanın ne kadar süreceğini Libya harekatının ömrü ve başarısı belirleyecek.