Tayvan'da halk yarın sandık başına gidiyor

Tayvan’da 4 yılda bir düzenlenen seçimler cumartesi günü yapılacak. 23 milyon nüfuslu ülkede 19 milyon 31 bin seçmen sandık başına gidecek.

tayvan seçim çin iktidar100120.jpg

Tayvan’da iktidar ve muhalefet partilerinden adaylar Çin-Tayvan ilişkilerinin seyrini belirleyecek seçimler için Çin karşıtı ve yanlısı söylemlerle kampanya yürütürken, halk adada "Başkan", "Başkan Yardımcısı" ve milletvekillerinin yeniden seçileceği genel seçimlere hazırlanıyor.

Mevcut Tayvan lideri ve Demokratik İlerleyiş Partisinin (DPP) Başkanı Tsai Ing-wen, Tayvan adasının en güneyindeki kenti Kaohsiung Belediye Başkanlığı görevini yapan ve milliyetçilerin partisi Kuomingtang’ın adayı Han Guoyü ve People First Party (Önce Halk Partisi) Başkanı James Soong Chu-yu ile yarışacak.

En fazla 4'er yıldan iki dönem başkanlık yapılabilen ülkede "iki-yaka" veya "iki-boğaz" ilişkileri olarak tarif edilen Çin-Tayvan ilişkilerinin geleceği de seçimin sonucuna göre şekillenecek.

Ülkede 2016’da başa geldiğinden bu yana Çin karşıtı siyasi duruşuyla bilinen Tsai, seçim kampanyalarında Tayvan’ın Çin ile birleşmeyeceğini savunuyor. Tsai, "Tayvan ikinci Hong Kong olmayacak" söylemleriyle ön plana çıkarak rakibi Han’ın Tayvan’ı Çin’e teslim edeceği argümanına başvuruyor.

Kuomingtang Partisinin adayı Han ise Çin’e yakın duruşuyla biliniyor ve bu ülke ile yakın ilişkilerin Tayvan ekonomisinin yararına olduğunu ileri sürüyor.

TAYVAN'DA İKTİDAR PARTİLERİNİN SERÜVENİ

Tayvan, 2. Dünya Savaşı'ndan sonra Çin ana kıtasındaki mücadelenin sonunda kuruldu.

O dönem, Çin Komünist Partisi (ÇKP) ve Çin Milliyetçi Partisi (KMT) arasındaki çatışmayı kaybeden taraf olan KMT mensupları Tayvan adasına yerleşerek "Çin Cumhuriyeti" adında yeni bir siyasi yapı meydana getirdi.

Çin Halk Cumhuriyeti, Tayvan adasının Çin'in doğal bir parçası ve egemenlik alanı olduğu konusundaki ısrarını sürdürürken, Tayvan'da uzun yıllar tek parti yönetimi olarak iktidarı elinde bulunduran KMT yönetimi, ne tamamen Çin'in egemenliği altına girerek ne de bağımsızlık yanlısı bir söylem geliştirerek Çin ile dengeli bir politika izlemeyi tercih etti.

KMT'nin, 1949'dan 1980'lerin ortalarına kadar süren "tek parti" iktidarının ardından başlatılan "demokratik" süreç, hem Tayvan içinde hem de Çin ile ilişkilerde yeni bir dönemi beraberinde getirdi. Bu süreçte, 1986 yılında kurulan DPP, "bağımsızlık" yanlısı ideolojiyle ortaya çıktı.

TAYVAN'DA İKTİDARLARIN DEĞİŞİMİ

Adada milliyetçi cephe KMT, karşısına bağımsızlık yanlısı ideolojiyle çıkan DPP ile girdiği rekabette Lee Teng-hui ile 1988-2000 yıllarında iktidarı eline alırken, 2000 yılında Demokratik İlerleyiş Partisi, Tayvan’daki liderlik yarışında Chen Shui-bian ile iktidarı KMT’den aldı.

Chen Shui-bian 2000-2008 yıllarında iktidarı elinde bulundursa da mecliste çoğunluğu sağlayamadı. KMT, 2008-2016 döneminde iktidarı yeniden ele alarak, KMT Başkanı Ma Ying-jeou ile Tayvan'da iktidara geldi.

Bağımsızlık yanlısı söylemleriyle bilinen DPP, 2016’da iktidarı KMT Başkanı Ma Ying-jeou’dan alarak, Tsai Ing-wen ile iktidara geldi.

Tsai, söz konusu seçimde 113 vekil sayısı bulunan Tayvan yasama meclisinde 68 koltuğu kazanırken, KMT ise 35 koltuk alabildi, Geriye kalan 10 koltuk bağımsız adaylar ile diğer parti ve bağımsız adaylar tarafından kazanıldı. Böylelikle DPP Tayvan'da meclis çoğunluğunu alarak iş başına geldi.

ÇİN'İN TAYVAN'DAKİ İKTİDARLARA GÖRE İZLEDİĞİ POLİTİKALARI

Tayvan'daki milliyetçi cephe olarak bilinen KMT'den liderlerin iktidara geldiği dönemlerde Çin ile ilişkilerde yakınlaşma görülürken, DPP liderlerinin iktidara gelmesiyle Çin-Tayvan ilişkilerinde gerilim ön plana çıktı.

Çin hükümeti, KMT'nin iktidarda olduğu 1992 ve 2014 yıllarında Tayvan yönetimiyle üst düzey görüşmeler yaparken, DPP'nin iktidara geldiği yıllarda ise bazen mesafeli bazen de gergin bir siyasetle gündeme geldi.

Söz konusu siyasi gerilim Tsai Ing-wen'ın iktidara geldiği 2016 yılında da kendini gösterdi. Tayvan'daki iktidar ile 2016'dan bu yana görüşmeleri kesen Pekin yönetimi, uluslararası arenada ise Tayvan'ı diplomatik olarak tanıyan ülkelerle diplomatik ilişkiler kurdu, adanın diplomatik tanınırlığını azalttı.

Tsai ile birlikte Tayvan’ı tanıyan Kiribati, Burkina Faso, Dominik Cumhuriyeti, Sao Tome ve Principe, Panama, El Saldavar ve Solomon Adaları Tayvan ile ilişkilerine son vererek, tercihini Pekin yönetiminden yana yaptı. 
Bu bağlamda Tayvan'ı tanıyan ülke sayısı 14'e geriledi.

ÇİN TAYVAN'A GEREKİRSE GÜÇ KULLANACAK

"Tek Çin" ilkesini benimseyerek Tayvan'ın, bağımsızlık ilan etmesi halinde askeri güçle müdahale edebileceğini belirten Çin hükümeti söz konusu tutumunu her fırsatta dile getiriyor.

Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, geçen yıl ocak ayında Çin ve Tayvan'ın birleşiminin "değişmez bir tarihi görev" olduğunu savunarak, güç kullanabilecekleri uyarısında bulunmuştu.

Pekin yönetimi söz konusu tutumunu Güney Çin Denizi ve Tayvan Boğazı'nda hava ve deniz kuvvetleriyle düzenledikleri tatbikatlarla "güç kullanımı uyarısını" hatırlatıyor. Bu konuda ülkenin ikinci uçak gemisi Şandong ilgili bölgelerde tatbikatlar düzenliyor.

Tayvan'da 19 milyondan fazla seçmenin cumartesi günü vereceği karar sonucunda iktidara gelecek lider ve meclis, adanın gelecek 4 yılının ve "iki - yaka" ilişkilerinde gelişimin belirleyicisi olacak.

Sayfa Yükleniyor...