Muhalif parlamenterlerden oluşan bir grup, 3 otobüsle sabah saatlerinde başkent Caracas'tan yola çıktı. Konvoya liderlik etmesi beklenen Guaido ise grup arasında görülmedi.

Guaido'nun konvoyun durdurulma ihtimaline karşın başka bir araçla ilerlemeyi tercih ettiği belirtiliyor. Muhalefete yakın gazetelerden El Nacional ise Guaido'nun içinde olduğunu iddia ettiği bir otomobil konvoyunun fotoğraflarını yayımladı.

Her ne kadar Guaido, 23 Şubat'ta Kolombiya'nın Cucuta kentinde bekletilen "yardım"ı getirmek için 600 binden fazla kişinin gönüllü olduğu ve sınıra gideceğini iddia etse de henüz bu yönde bir hareket gözlenmedi.

YARDIMA YARDIMLA KARŞILIK

Bu arada, hükümet ise 20 bin 600 gıda paketini, Kolombiya'nın Cucuta kentine gönderdiğini açıkladı.

Venezuela Gıda Bakanı Luis Medina Ramirez, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Kolombiya'nın Norte de Santander Bölgesi halkı ile dayanışma içinde olduğunu kaydetti.

"İNSANİ YARDIM ŞOVU"

Tarihinin en ciddi siyasi ve ekonomik buhranını yaşayan Venezuela'da "insani kriz ve yardım" tartışmaları, ABD destekli muhalefet ile hükümet arasındaki gerginliğin en önemli noktalarından birini oluşturuyor.

Devlet Başkanı Nicolas Maduro, "yardım" tartışmalarının "ABD'nin işgal stratejisinin bir parçası" olduğunu ve "bu şova izin vermeyeceğini" söylüyor.

Muhalefet ise 300 bin kişinin acil yardıma ihtiyacı olduğunu, 2 milyon kişinin de sağlık riskiyle karşı karşıya bulunduğunu savunarak, ülkeye yardım girmesi gerektiğini öne sürüyor.

Ordu, Maduro'nun talimatı doğrultusunda sınırı kapatırken, muhalefetin Kolombiya'nın Venezuela sınırındaki Cucuta kentinde bekletilen paketleri, 23 Şubat'ta ülkeye nasıl sokacağı belirsizliğini koruyor.

KIZILAY, KIZILHAÇ VE BM'DEN RET

"Yardım girişimi" sadece hükümet tarafından değil Kızılay, Kızılhaç ve BM tarafından da siyasi bir adım olarak görülüyor.

Uluslararası Kızılay-Kızılhaç Dernekleri Federasyonu (IFRC) Genel Başkanı Francesco Rocca, yaptığı açıklamada, bu kurumlar için yardım dağıtmada "tarafızlık" ilkesinin çok önemli olduğuna dikkati çekti. BM de girişimde yer almayı reddederek, tarafları gerilimi düşürmeye çağırdı.

"HEDEF MADURO'YU MAT ETMEK"

ABD basınına konuşan muhalif parlamenterlerden Juan Miguel Matheus, "öncelikli hedeflerinin Venezuela halkına yardım götürmek olduğunu ancak bu adımla Maduro'yu şah-mat etmek istediklerini" söyledi.

Matheus, "Eğer yardım girerse, Maduro kontrolü kaybetmiş olarak görülecek. Eğer yardım girmezse de Maduro'nun sıkıntı çeken halkı umursamadığını göstermiş olacağız." diye konuştu.

ORDUNUN POZİSYONU BELİRLEYİCİ

"İnsani yardımın" ülkeye girişi, ordunun sınırı açıp açmayacağına bağlı. ABD'nin tüm tehditlerine rağmen Devlet Başkanı Maduro'ya sadık kalmayı sürdüren ordu, Guaido'yu tanımayı reddediyor.

Venezuela Savunma Bakanı Vladimir Padrino Lopez, Guaido önderliğindeki olası bir hükümeti, ABD'nin "kukla" yönetimi olarak tanımlayarak pozisyonunu açık bir şekilde gösterdi.

VENEZUELA KRİZİ

Venezuela'da, çoğunluğu muhalefetin elindeki Ulusal Meclisin Başkanı Juan Guaido, muhaliflerin mitinginde kendini "geçici devlet başkanı" ilan etmiş ve başta ABD olmak üzere Avustralya, Kanada, Kolombiya, Peru, Ekvador, Paraguay, Brezilya, Şili, Panama, Arjantin, Kosta Rika ve Guatemala gibi ülkeler tarafından tanınmıştı. Son olarak Avrupa Parlamentosu aynı yönde adım atmıştı.

Meksika, Türkiye, Rusya, İran, Küba, Çin ve Bolivya ise Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro hükümetine desteklerini yinelemiş, Maduro da gelişmeler üzerine ABD ile diplomatik ve politik ilişkileri kestiğini ancak ticari ilişkilerinin süreceğini açıklamıştı.

ABD Başkanı Trump, "Venezuela'ya asker göndermeyi" seçeneklerden biri olarak göstermişti.