Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, TOBB'un genel kurulunda yaptığı konuşmada, ekonomik krizle ilgili değerlendirmelerde bulundu.

Erdoğan, “Kriz gelişmiş ekonomileri de gelişmekte olanları da derinden etkiliyor'' dedi.

Erdoğan, Türkiye'nin küresel krizde farklı bir yerde olduğuna işaret ederek, şunları kaydetti: “Merkez Bankası Para Politikası Kurulu'nun toplantı özeti yayımlandı. Bazı gazeteler manşetten, iç sayfadan bütün özetten bir cümleyi cımbızla çekerek öne çıkardı. İfadenin önünü, arkasını almadan kendi işlerine gelen bölümü vurguladılar. 2009 yılının ilk çeyreğinde büyüme hızındaki daralmanın çift haneli olacağı ifade ediliyor, ikinci çeyreğinde toparlanmanın olacağı söyleniyor. Aynı raporda, 'Nisan-Mayıs'tan itibaren özel tüketim harcamaları artacak, bu olumludur' diyor ama bunlar haberde görülmüyor. Bu bakış açısının, felaket tellallığının altında yatan dinamik, his duygu nedir? İnatla psikolojik noktada karamsarlık pompalamanın altındaki hedef nedir?

Bu sizleri de bütün piyasaları da etkiliyor. Vatandaşı, sizin üretim kabiliyetinizi olumsuz etkiliyor. Bankacılık sistemimiz global krizin en şiddetli günlerinin yaşandığı aylarda en küçük sarsıntı yaşamadı.

Bankalarımızdan kredi mantığını, anlayışını yeniden gözden geçirmelerini özellikle KOBİ'lerimize gereken kredi akışını devam ettirmelerini istiyoruz.''

Gelişmekte Erdoğan, kriz sonrasında Türkiye'nin farklı bir kulvarda olacağına inandığını belirterek, “Kriz sürecinde hükümet yapılması gereken neyse yapmıştır, yapmaya da devam ediyor. Her türlü tedbiri aldık. Hükümetin geciktiği yönündeki tüm ithamları insafsızca ithamlar olarak görüyorum'' dedi.

Hükümetin ekonomiye verdiği öncelik sırasının değişmediğini, ''demokrasi ve ekonominin iki önemli unsur olarak at başı birlikte öncelikleri'' olduğunu ifade eden Erdoğan, şöyle devam etti: ''2007'den sonra demokrasiye yönelik müdahaleler nedeniyle Türkiye istemediğimiz tartışmalar içine girdi. 2007'de bir genel seçim, cumhurbaşkanlığı seçimi, referandum ve son olarak geçtiğimiz günlerde mahalli seçimler yaşadı. Bütün bunlara rağmen ekonomide öncelik sırası değişmedi. Para politikalarında, mali politikalarında taviz vermedik. Tartışmaların, siyasete yönelik müdahalelerin ekonomiye nasıl darbeler yaptığını biliyoruz. Kriz sürecinde 60'tan fazla tedbir aldık. Değişik mal gruplarında ÖTV, KDV oranlarını düşürdük, vergi borçlarıyla ve cezalarıyla ilgili yeni düzenleler yaptık. İstihdamı, yatırımı teşvik ettik.

Kriz ortamlarını çok iyi analiz ederek geleceğe bakmalıyız. Zaman krizden korunmak için kabuğumuza çekilme zamanı değil, birbirimize, kendimize güvenme zamanıdır. Türk girişimcisi bu küresel krizi fırsata dönüştürebilecek kabiliyete sahiptir.''

İŞ ADAMLARINA ÇAĞRI
Erdoğan, iş adamlarının Türk ekonomisinin baş aktörü olduğunu belirterek, şunları kaydetti: ''Biz sizin önünüzü açacak düzenlemeleri yaptık. İhracatınızı arttırdınız ama bir şeyi rica ediyorum ne olur bu ülkede yanınızda haksız rekabete vesile olan, haksız rekabeti teşvik eden, kayıt dışı emek varsa bunları da ilgili mercilere sizler de ihbar etmelisiniz, ihbar etmelisiniz. Kayıt dışı istihdamın olduğu ülkede soruyorum size; benim vatandaşım nasıl kalkınacak, bu ülke nasıl kalkınacak? Bu ülke petrol ülkesi değil. Bizim tek kaynağımız var. O da vergidir. Bu olmadıkça, sadece vergisini adil bir şekilde veren girişimciyle, vergisini vermeden merdiven altı, sağda solda kaçak istihdam yapanları aynı kefeye koyamazsınız ki koyamayız ki. Bunu elele yapacağız ve burada adil olanla olmayan ortaya çıksın ve biz de onları takip edelim üzerlerine gidelim. Böylelikle hem ülke kazansın hem de işini adil ölçüler içinde yürütene haksızlık olmasın.''