Erdoğan: Diğerine niye terör örgütü olarak bakmıyorsun?

PYD’ye 50 tonluk silah yardımı iddialarını değerlendiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "El Nusra da DAİŞ’e karşı savaşıyor. Ona terör örgütü olarak bakıyorsun da diğerine niye terör örgütü olarak bakmıyorsun?" diye sordu. Erdoğan, Nobel ödülünün sipariş üzerine verildiğini de ifade etti.

aa_picture_20151016_6538101_web.jpg

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, G20 Kapsamında düzenlenen W20  Zirvesi açılış törenine katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, burada bir konuşma yaptı.

Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:

G20 ülkelerinde kadının iş gücüne katılımı yüzde 58’tir. Kadının iş gücüne katılımında yüzde 1’lik artış GSMH’de 80 milyar dolarlık ilave bir artış anlamına geliyor.

G20 ülkeleri olarak geçtiğimiz yıl aldığımız en önemli kararlardan birisi de kadınlarla ilgiliydi. Dünya genelinde 2025 yılına kadar kadın ve erkeklerin iş gücüne katılımları arasındaki farkı yüzde 25 oranında azaltma hedefini Türkiye olarak benimsedik. Bu hedefe ulaşmamız, 10 yıl içinde tüm dünyada 100 milyon kadını iş gücüne kazandırmamız anlamına gelir. G20 olarak genç işsizliğini 2025’e kadar yüzde 15 azaltmayı hedefliyoruz.

"SURİYE'DEKİ DEVRİM DEĞİL, KURTULUŞ MÜCADELESİ"

Suriye’de dünyanın güvenliğini tehdit eden olaylar yaşanıyor. 5 milyon kişi Suriye’nin dışına gitti. Suriye’de olanlar bir devrim mücadelesi değil, kurtuluş mücadelesidir.
Suriye halkını çok iyi anlıyoruz. Suriye halkının kurtuluş mücadelesini destekliyoruz. Devrimlerle hiçbir zaman özlenen beklenen barışı getirmek, halkın iradesini getirmek mümkün değildir. 

IŞİD'E DESTEK İDDİALARI

Şu anda bölgede faaliyet gösteren DAİŞ gibi PYD gibi YPG gibi PKK gibi terör örgütleri, rejimle birlikte Suriye halkının kurtuluş mücadelesine karşı savaşan yapılardır. Bugün DAİŞ'in hedef aldığı ülkelerin en başında Türkiye geliyor. Daha önce Suruç'ta, geçtiğimiz hafta sonu Ankara Garı önünde yaşanan canlı bomba eylemlerinde toplamda 130 vatandaşımızı kaybettik. Aynı şeklide askerlerimizden, polislerimizden DAİŞ saldırılarında şehit olanlar var. Buna rağmen Türkiye'yi hala Suriye'de DAİŞ'i destekleyen bir ülke gibi göstermeye çalışanlar olduğunu da üzüntüyle görüyoruz.

Burada sizlerin huzurunda bir kez daha şunu ifade etmek istiyorum, Türkiye, adı, amacı, söylemi, yöntemi ne olursa olsun tüm terör örgütlerinin aynı şekilde karşısındadır. Birtakım ülkelerin yaptığı gibi terör örgütlerinin bazılarını destekleyip bazılarına karşı mücadele ediyor gibi görünmek, terörün yanında yer almaktır.

"EL NUSRA TERÖR ÖRGÜTÜ DE..."

Şu gerçeği buradan bir defa daha özellikle bu konuda ilkeli bir tavır ortaya koyamayan tüm ülkelere hatırlatmak istiyorum: Bugün, işinize geldiği için desteklediğiniz terör örgütünün yarın silahlarını size doğrultacağından hiç şüpheniz olmasın. Çünkü terörün karakteri budur, cibilliyeti budur. Bunu bilmenizi istiyorum. Biz, DAİŞ ile onunla birlikte PKK'yı da PYD'yi de YPG'yi de diğer tüm terör örgütlerini de insanlık için aynı derecede tehlikeli örgütler olarak görüyor, hepsine karşı da mücadele ediyoruz. Terör örgütleriyle mücadelesinde Türkiye'ye yeterli desteği vermeyenler, bilakis bu örgütlere alttan alta destek olanlar, bölge ile birlikte tüm dünyayı bir felakete doğru sürüklediklerini bilmelidirler.

Buyurun, şu anda güneyde, dağda terör örgütlerinin elinden çıkan silahlara bakın. Batılı dostlarımız... Bunlar yan yana oturduğumuz zaman da hep dost ama silahlar, onların silahları. İşte kalkıyor, bir terör örgütünün başındaki kişi '50 ton silah bize gönderildi ve daha da gönderilecek' diyor.

 Biz bunu DAİŞ’e karşı savaştıkları için veriyoruz diyorlar. El Nusra denilen bir örgüt var, o da DAİŞ’e karşı savaşıyor. Ona terör örgütü olarak bakıyorsun da diğerine niye terör örgütü olarak bakmıyorsun? Terör örgütleri arasında ayrım yapıyorlar. Terör örgütünün iyisi kötüsü olur mu?

"AB'YE NİYE ALMIYORSUNUZ?"

Geçen hafta Brüksel'deydim. Orada yaptığım görüşmelerde hepsi de bunu kabul ediyor. 'Türkiye'siz olmaz'. Peki Türkiye'siz olmazsa Türkiye'yi AB'ye niye almıyorsunuz? Mesele belli ama açık değiller. Net değiller. Açık olsalar, net olsalar niye almadıklarını şöyle bir ortaya koysalar, biliyorlar ki dünyada kendileri çok farklı bir yere konulacak. Çünkü diyorlar 'Biz NATO'da bir yanlış yaptık, Avrupa Birliği'nde de aynı yanlışı yapamayız'. Sıkıntı buradan geliyor. Şu anda Avrupa Birliği ülkeleri içinden birçoğu, bize göre Avrupa Birliği müktesebatı noktasında çok çok geride kalmış ülkelerdir. Biz çoğunun önündeyiz. Ekonomik olarak da Kopenhag kriterleri açısından da hepsinden çok daha ileriyiz ama maalesef samimi davranmıyorlar. Bunu ben özellikle böyle bir uluslararası toplantıda sizlerle paylaşmayı görev telakki ettiğim için anlatıyorum

"SİPARİŞ ÜZERİNE NOBEL VERİLİYOR"

Ne zaman ki o Aylan yavrumuz Bodrum sahillerine vurdu, ondan sonra bunlar o resim karesini dergilerin başına şöyle işlemeye ve 'Ne oluyoruz ' demeye başladılar. Tamam da biz ne zamandan beri bağırıp çağırıyoruz, bak, Türkiye'de şu anda 2 milyon 200 bin sadece Suriyeli var. 300 bin de Iraklı var. 2,5 milyon şu anda mülteciyi Türkiye, kendisi kamplarında ağırlıyor ve bütün mali desteği bizden. Yaptığımız harcama 8 milyar dolar şu ana kadar. Peki dünyadan bize gelen destek ne 417 milyon dolar. Bu kadar açık ara... Çok ilginç gelişmeler oluyor. Birileri mülteci kabulünde laf ediyor; 'İşte 'biz' diyor 30 bin, 40 bin mülteciyi kabul edeceğiz', ondan sonra da tabii Nobel'e aday gösteriliyor, nasıl oluyorsa. Bizde 2,5 milyon şu anda mülteci var. Bu konu da kimsenin umurunda değil. Çünkü Nobel de siyasi. Nobel ödüllerinin nasıl verildiğini zaten çoğunuz biliyorsunuz. Sipariş üzerine Nobel ödülü veriliyor. Yani hak ediyor etmiyor, böyle bir şey söz konusu değil. Sipariş... Bunlar bu dünyada aşılacak. Bu iş böyle gitmez. Biz bu zor günleri, birliğimizi, beraberliğimizi, kardeşliğimizi güçlendirerek inşallah geride bırakacağız ama bu zor günlerimizde yanımızda olanlarla karşımızda yer alanları asla unutmayacağız.

"BU NASIL MÜSLÜMANLIK?"

  1. Asya-Pasifik Ülkeleri Müslüman Dini Liderler Zirvesir’nin kapanış oturumunda da konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu:

    “2,5 milyon insanı şu anda ülkemizde misafir ediyoruz ama birileri bakıyorsunuz 30 bin kişi alabiliriz diyor, öbür taraftan da hemen Nobel'e aday gösteriliyor. Bizde 2 milyon 500 bin insan var. Nobel'e meraklı olduğumuz için konuşmuyorum bunu, yani bu sistemin ne denli siyasallaştığını göstermek için söylüyorum. Lafını yaptıkları anda Nobel ödülü alıyorlar. O ödül sizlerin olsun.

Üzülerek belirtmek isterim ki dün El Kaide, bugün DAEŞ benzeri, tek sermayesi dini istismar etmek ve acımasız bir silah gibi kullanmak olan yapılar, geleceğimizi tehdit etmektedir. Bunların İslam'la alakası yoktur. Biz böyle bir İslam öğrenmedik. Dikkat ederseniz en cani cürümleri işlemekten çekinmeyen bu örgütlerin hedefinde sadece Müslümanlar vardır. Bu örgütler, medeniyetler arası değil, medeniyet içi bir çatışma isteyen siyaset mühendisliklerinin en kullanışlı, en vahşi araçlarıdır.

Suriye'de bizzat rejim tarafından en gelişmiş silahlarla, varil bombalarıyla, keskin nişancıların namlularının ucunda sönen hayatlar, yıkılan şehirler, yağmalanan bir miras var. Bir tarafta 'Müslümanım' diyerek 366 bin vatandaşını, evet katleden, devlet terörü estiren bir katil var. Ama ne diyor? 'Ben Müslümanım' diyor. Bu nasıl Müslümanlık? Ve bunu bir başka Müslümana sorduğumuzda aldığım cevap şu. 'Ama o İsrail'e karşı' diyor. Peki o 366 bin kişi acaba İsrail'e, imanının bir gereği olarak karşı değil mi? Onlar da karşı. Peki hangi ölçüyle bombalar yağdırmak suretiyle sen o kardeşlerini öldürüyorsun?"

Sayfa Yükleniyor...