Ünlülerin polis anıları yıllıkta (Emniyet teşkilatı 174 yaşında)

ntv.com.tr

İstanbul Emniyet Müdürlüğü, Türk Polis Teşkilatı'nın 174'üncü yılı dolayısıyla bir yıllık hazırladı. Yıllıkta bazı iş, sanat, siyaset, spor ve basın dünyasının ünlüleri polislerle yaşadıkları anılarına yer verdi.

  • 1

    Türk Polis Teşkilatı'nın 174'üncü yılı dolayısıyla hazırlanan yıllıkta, bazı iş, sanat, siyaset ve spor dünyasından ünlülerin anılarına yer verildi. Hürriyet gazetesinden Çetin Aydın'ın haberinde yer alan anılardan bazıları şöyle...

  • 2

    ALİ BAŞKAN'A BU YAKIŞIR

    ALİ BAŞKAN'A BU YAKIŞIR
    Ali Koç (Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı): 2015 senesinde yurtdışındayken kaybolan pasaportumu yenilemek için başvurmuştum. Bekle bekle pasaport bir türlü gelmedi. Dayanamadık, arayıp 'Neden bu kadar gecikti' diye sorduğumuz da, görevli memur 'Ali Başkan'a bu yakışır' diyerek pasaport numarasının sonunun 1907'ye gelmesini beklediğini iletti. Gerçekten de pasaportumun son 4 rakamı 1907 olarak teslim edildi. Çok mutlu oldum.
  • 3

    "BEN SÜLEYMAN DEMİREL'İM'

    "BEN SÜLEYMAN DEMİREL'İM'
    Süheyl-Behzat Uygur (Tiyatrocu kardeşler): Ataköy'de bir otelde uluslararası müsabaka için sporcular kalıyordu. Bir gün yoldan geçerken kayga ettiklerini gördük. Üç Arap sporcu bir Yunan sporcuyu pataklıyordu. Babam Nejat Uygur ayırmak için müdahil olmak istedi. Fakat biri Nejat Babaya 'Sen karışma' diye yumruk attı. Nejat Baba da eski boksördür, gereğini yerine getirdi. Karakolluk olduk. Bir polis babam Nejat Uygur'u gördü. Arap sporculara dönerek 'Siz ne yaptınız kardeşim ya. Bu adam Türkiye'nin gelmiş geçmiş en büyük tiyatro sanatçısı Münir Özkul' dedi. Sonra diğer polis memuru geldi, 'Olur mu o Gazanfer Özcan' deyince babam 'Ben Süleyman Demirel'im' demişti. Tüm karakol kahkahalarla gülmüştük.
  • 4

    KOMİSER ETEK GİYER Mİ?

    KOMİSER ETEK GİYER Mİ?
    Kadir Inanir (Sinema sanatçısı): 'Komiser Şekspir' filminde, rol icabı hasta kızımın son isteğini yerine getirmek için elbise giydim. Kıyamet koptu komiser etek giydi diye. Filmi Ankara'da polis akademisinde gösteriyoruz. Salon dolu, film bitti alkış koptu. Hepsi ayakta alkışlıyor ve ağlıyorlardı.
  • 5

    "ONU DA POLİS YAPACAĞIM'

    "ONU DA POLİS YAPACAĞIM'
    Cüneyt Arkın (Sinema sanatçısı): Polis filmlerimde kahramanlarım duygulu, merhametli, cesur, yiğit insanlardı. Halk sevdi, kahramanlarıyla özdeşleşti. Dahası pek çok genç filmleri izledikten sonra polis oldu. Bir gün şehit düşen bir polisin ailesine kötü haberi vermeye gittik. Kapıyı çaldık. Genç bir kadın açtı. Bizi görünce anladı. Yüzünü dehşetli bir keder kapladı. Kapıyı açık bıraktı, bir odaya girdi. Kucağında bir bebekle çıktı. Bize uzatti: 'Adı Kemal, onu da polis yapacağım.'
  • 6

    'ESAS KAHRAMANLAR POLİSLER'

    'ESAS KAHRAMANLAR POLİSLER'

    Zafer Ergin (Sanatçı): Arka Sokaklar dizisinin setinde, sahne gereği çatışırken kullandığımız kuru sıkı silahlarla bir defasında Şevket'i (Mesut komiserimizi) yaraladığım anı unutamam. Neyse ki ciddi bir yaralanma olmadan olayı atlatmıştık. Yine bir başka çekimde, suçlu rolündeki arkadaşlar molotofkokteyli atarak bizi savuşturmaya çalışıyorlarken, Özgür'ün (Hüsnü Çoban'ın) bacağını yakmışlardı. Sahnede Özgür yanarak oynamaya devam etmişti. Elbette bizim başımıza gelen bu küçük aksilikler sadece sahne gereği, çekim esnasında yaşadıklarımız. Esas kahramanlarsa, gerçek hayatta çok daha zor şartlarda, set ya da çekim gibi tekrarı olmayan kritik anlarda bu görevde ter döken, kendisini her türlü tehlikeye atan polis memuru arkadaşlarımızdır.

  • 7

    Rıdvan Dilmen (Yorumcu): Benim son maçım İnönü Stadı'nda, jubilemden önceki Polis Turnuvası'ydı. Dilerim ki Polis turnuvaları tekrar Türkiye'de özellikle büyük kulüpler arasında başlar.

  • 8

    Ertuğrul Özkök (Köşe yazarı): İlkokul birinci sınıftaydım. Rahmetli babam bir gün eve bir kuzu getirdi. Hayatıma giren ilk hayvanım buydu ve ben onu evimize aldığımız bir kedi gibi görüyordum. Sonra bir sabah uyandım ve hayatımın sonuna kadar gözümün önünden hiç gitmeyen o manzara ile karşılaştım. Kuzum kesilmişti. Dehşet içinde, üzerimdeki pijamalarla sokağa fırladım ve şuursuzca koşmaya başladım. Deli gibi ağlıyordum ve tam köşedeki karakolun önüne geldiğimde, kapıdaki polis beni gördü. Karakola aldılar ve ne olduğunu sordular. Ağlamaktan derdimi anlatamıyordum. Mahallenin tonton komiserini ilk defa işte orada tanıdım. Beni yanına oturttu. Sakinleştirdi. Gözyaşlarım dininceye kadar benimle konuştu. Sonra elimden tuttu, biraz ilerdeki evimize getirdi. Ne zaman rahmetli Hulusi Kentmen ve Nubar Terziyan'ı tonton bir komiser rolünde görsem, 1423 Sokak'ın iyi komiserini hatırlarım.