NTV

Eski eşi tarafından bıçaklanan kadın: Gazete manşetlerinde ölü olarak yer almak istemiyorum

Anadolu Ajansı

Kadına Şiddet
bıçaklı kavga.jpg
Arşiv

Eski eşini, uzaklaştırma kararının bitmesinden 3 gün sonra bıçakla yüzünden yaraladığı iddia edilen sanığın 22 yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılanmasına başlandı. Müşteki Z.Y. ifadesinde, "Gazete manşetlerinde ölü olarak yer almak istemiyorum" dedi.

İstanbul Sancaktepe'de, eski eşini uzaklaştırma kararının bitmesinden 3 gün sonra bıçakla yüzünden yaraladığı iddiasıyla 22 yıla kadar hapis cezası istemiyle hakkında dava açılan sanık, hakim karşısına çıktı.

Anadolu 34. Asliye Ceza Mahkemesi'ndeki ilk duruşmaya tutuklu sanık Cengiz Çobanoğlu ve avukatı katıldı. Duruşmada sanığın eski eşi müşteki Z.Y ile avukatı da hazır bulundu.

Kimlik tespitinin ardından savunma yapan sanık Çobanoğlu, cezaevinden çıkmasından kısa bir süre önce eski eşinin kendisinden boşanmak istediğini söylediğini anlattı.

Boşanma isteğini psikolojik nedenlere dayandırmasını yeterli bulmadığı için Z.Y ile konuşmak üzere Samandıra'ya gittiğini ifade eden Çobanoğlu, metroya bineceği sırada bulduğu meyve bıçağını güvenlik görevlilerinin almaması üzerine cebine koyduğunu öne sürdü.

Tesislere geldiğinde eski eşini servisin içinde gördüğünü, konuşmak istediğini ancak Z.Y'nin kabul etmediğini, servisten aşağı inerek sigara içmeye başladıklarını ifade eden Çobanoğlu, şunları söyledi:

"Sana ve kendime zarar gelmesinden korkuyorum. Gel yeniden deneyelim dedim. Z.Y bana olumsuz cevap vererek kalabalığa doğru yürümeye başladı. Sonrasında 'İmdat, elinde bıçak var.' diye bağırdı. Ben de peşinden gittim. 'Neden böyle yapıyorsun?' dedim. Elimde kapalı bir vaziyette meyve bıçağı vardı. İnsanların bana müdahale etmesi üzerine koşmaya başladım. Elimdeki bıçağı eşime ve diğer müştekiye savurduğumu hatırlamıyorum. Benim oraya gitmekteki amacım eşime zarar vermek değildi."

Müşteki Z.Y, çekişmeli bir dava sürecinin ardından boşandıkları sanığın sürekli kendisini tehdit ettiğini ve hatta boşanma davasındaki tanıkları bile tehdit ettiğini söyledi.

Serviste olduğu sırada omzuna birinin dokunduğunu belirten Z.Y, sanığın "Sakın bağırma, seni öldürürüm. Aşağıya inelim, seninle oturup bir çay içelim, konuşalım." dediğini, bunun kabul etmediğini ancak serviste çok fazla insan olmadığı için korkarak aşağıya indiğini kaydetti.

Aşağıya indiklerinde sanığın konuşmak istediği yönündeki ısrarını devam ettirerek, "Bu sefer seni öldürürüm, kimse seni elimden alamaz. İnsanlar gelene kadar çoktan ölmüş olursun." dediğini anlatan Z.Y, sonrasında fırsat bularak başka bir servis aracına doğru kaçtığını dile getirdi.

Peşinden koşan sanığın kendisini boynundan yakaladığını ve "Seni şah damarından keserek öldürürüm." gibi tehditler savurduğunu ifade eden Z.Y, şöyle devam etti:

"Bunun üzerine boynumu eğerek kendimi korumaya çalıştım. Kendisi bu esnada cebinden meyve bıçağını çıkararak benim burnuma, göz bölgeme ve yüzümün çeşitli yerlerine rastgele savurdu. Çevrede bulunanlar o sırada müdahale etmedi. Sanık beni bıçakladıktan sonra servis içerisinde kaçmaya çalışırken beni de sürükledi. O esnada ben de onunla birlikte aşağıya düştüm. Beni bırakarak olay yerinden kaçmaya başladı. Ben 'yakalayın' diyerek bağırdım. Diğer müştekiyi yaraladığı anı görmedim. Ben kendisinden, beni öldüreceğinden korktuğum için sürekli adres değiştiriyorum. Onun yüzünden herhangi bir yerde çalışamamaktayım. Çünkü kendisi SGK kayıtlarından bir şekilde bana ulaşarak çalıştığım iş yerlerine gelmektedir."

"GAZETE MANŞETLERNDE ÖLÜ OLARAK YER ALMAK İSTEMİYORUM"

Müşteki Z.Y, burnundaki yaranın sanığın bıçağı yüzüne savurmasından dolayı olduğunu anlatarak, "Ben ölü diye gazete manşetlerinde yer almak istemiyorum. Bu nedenle mahkemeniz tarafından korunmayı talep ediyorum." diyerek sözlerini tamamladı.

Müşteki avukatı Zeynep Tuğçe Pollaz ise sanığın tasarlayarak ve hazırlıklı olarak cebinde bıçakla olay yerine gittiğini belirterek, eyleminin "kasten adam öldürmeye teşebbüs" suçunu oluşturacağını düşündüklerini, bu sebeple mahkemenin görevsizlik kararı vererek dosyayı Ağır Ceza Mahkemesi'ne göndermesini istedi.

Hakim, müşteki Z.Y'nin, burnundaki yaralanmanın kalıcı bir ize neden olup olmadığının tespiti için Adli Tıp Kurumu'na gönderilmesine karar vererek, duruşmayı erteledi.

İDDİANAMEDEN

Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nca düzenlenen iddianamede, sanık Cengiz Çobanoğlu'nun boşandığı eşi Z.Y'yi görmek için 15 Mart'ta Samandıra'ya gittiği, servis aracına binerek müşteki Z.Y'yi zorla indirdiği ve ölümle tehdit ettiği, yüzünün çeşitli bölgelerinden yaralayıp kaçmaya çalıştığı anlatılıyor.

Sanığın, kaçmaya çalışırken kendisine müdahale eden A.K'yi de bacağından yaraladığı anlatılan iddianamede, müştekilerin yaralanmasının basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde olduğu kaydediliyor.

İddianamede sanık Çobanoğlu'nun, "zincirleme olarak silahla tehdit", "silahla kasten basit yaralama" ve "silahla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" suçlarından 7 yıldan 22 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

ETİKETLER