İlişkili Haberler

Ülkemizde her 12-13 yetişkin ve 7-8 çocuktan birinde görülen astım, tüm dünyada 300 milyondan fazla insanı etkiliyor.

Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Füsun Soysal, alerjik astımın polen dışında birçok tetikleyicisi bulunduğunu belirterek şunları söyledi:

Astım, mikrobik olmayan kronik bir akciğer hastalığıdır. Astımlı hastaların havayolları normale göre daha duyarlı olup; çeşitli alerjenler, sigara dumanı, kokular, soğuk algınlığı, grip, üst solunum yolu hastalıkları gibi tetikleyici faktörlerle daralarak nefes almayı zorlaştırmaktadır. Astımda, genetik faktörler etkindir ama çevresel faktörlerle de tetiklenebilmektedir. Alerjik astımı olan hastalar genetik olarak alerjik bünyeli doğmuş olan kişilerdir. Alerjiyi tetikleyen etmenler aslında alerjik astımı da tetiklemektedir. Bahar aylarında ortaya çıkan polenler, her türlü koku, toz, rutubet, mantar sporları ve küf gibi etkenlerdir. Bunların yanında, stres, hava kirliliği, duman, klimaların üflediği hava da alerjik astımının tetikleyicileri arasında yer almaktadır. Burada önemli olan alerjinin hangi organda kendini gösterecek olmasıdır. Solunum yollarını, akciğeri cildi ya da gözleri etkileyebilmektedir. Alerjik yapılı kişilerde alerjinin ortaya çıkacağı organ değişebilmektedir. Alerji türleri zamanla şekil de değiştirebilmektedir.

STRES VE HAVA KİRLİLİĞİ NEDENLER ARASINDA

Alerjik astımı olan hastaların ne zaman hasta olacaklarının da yine kişiden kişiye değiştiğini aktaran Dr. Soysal, hastalığın özellikleri ve tedavisi hakkında şu bilgileri verdi:

“Astım hastaları polenlerden özellikle çok etkilenmektedirler. Mart, nisan, mayıs aylarında polen yoğunluğunun artmasıyla alerjik astımı olan kişilerin dikkatli olması gerekmektedir. Polenlerin yanında toz, koku, dumandan etkilenen kişilerde vardır. Bu kişilerin bütün sene boyunca bu uyaranlardan kendilerini korumaları gerekmektedir. Rahatsızlığı ileri düzeyde olmayan astım hastaları ise genellikle sadece üşüttükleri zaman belirtilerle karşılaşmaktadır. Yazın nemden etkilenen astım hastaları da bulunmaktadır. Alerjik astım rahatsızlığı bulunan kişilerin kedi, köpek ve kuş gibi evcil hayvanlardan uzak durması gerekmektedir. Ayrıca alerjik astıma stres, mevsim değişiklikleri ve hava kirliliği de neden olabilmektedir.

ASTIM BU BELİRTİLERLE ORTAYA ÇIKIYOR

Astım hastalarının %99’u alerjik bünyeye sahiptir. Alerjenle karşılaştıklarında normal insanlardan farklı bir reaksiyon göstermektedirler. Bronşlarda kasılmalar meydana gelmekte ve bronşlar daralmaktadır. Bu daralmalar alerjik astım belirtilerini ortaya çıkarmaktadır.

Kuru öksürük krizleri.
Nefes darlığı.
Hırıltılı solunum.
Nefes alıp verirken ıslık sesi çıkması.
Göğüs ağrısı veya göğüste baskı hissi.
Astımla birlikte alerjik rinit belirtileri de olan burun akıntısı, göz yaşarması, hapşırma, boğaz kaşıntısı, geniz akıntısı da ortaya çıkabilmektedir. Alerjik astımın teşhisinde, akciğer grafisine bakılır, solunum fonksiyon testi yapılır ve eğer doktor gerekli görüyorsa alerji testleri yapılabilmektedir. Hastanın hikayesi de teşhisi için çok önemlidir.

TEDAVİYİ ERTELEMEMEK ÖNEMLİ

Alerjik astım kronik bir hastalıktır ve astımın tedavisinde en önemli konu hastanın rahatsız olduğu ortamlardan uzak durmasıdır. Kişiyi en çok ne rahatsız ediyorsa; polen, koku, duman, toz vs. bu alerjenlerden iyi korunması gerekmektedir. Böylelikle alerji uykuya geçebilmektedir. Kurtarıcı ilaçlar denilen kriz anlarında kullanılan nefesten çekilen ilaçlar, bir de düzenli olarak kullanılması gereken ilaçlar mevcuttur. Bütün bu ilaçların kullanım sürelerine ve hangi dönemlerde kullanılacağına hastanın bulguları ve gidişatına göre hekimler karar vermektedir. Eğer bahar alerjisi varsa ve baharda alerjik astımı alevleniyorsa kişinin nefesten çekilen ilaçları düzenli olarak kullanması gerekmektedir.

ALERJENLERDEN KORUNMAK İÇİN MUTLAKA ÖNLEM ALIN

Bazı gıdalar astım krizlerini tetikleyebilmektedir ama alerjik astıma solunum yoluyla alınan alerjenler daha fazla etki etmektedir. Ev içinde de ev tozu akarı, rutubet, küf gibi etkenler alerjik astım hastalarının şikayetlerini artırabilmektedir. Polenlerin en yoğun olduğu sabah saat 05.00 ve 10.00 arasında açık havada uzun süre bulunulmamalı ve spor yapılmamalıdır. Aynı zamanda yine bu saatlerde evi havalandırmamak gerekir. Dışarıdan gelindiğinde kıyafetler değiştirilmeli ve saçlar yıkanmalıdır. Klimalara polen filtreleri konulmalıdır. Gözlükle gözlerde korunmalıdır. Özellikle bahar alerjilerinden ve alerjik astım krizlerinden korunmak için bu önlemler mutlaka alınmalıdır.

VİDEO: BAHAR ALERJİSİNDEN KORUNMAK İÇİN NELER YAPILMALI?