İlişkili Haberler

Türkiye Nükleer Tıp Derneği tarafından 31. ‘si düzenlenen “Ulusal Nükleer Tıp Kongresi”, Bodrum’da gerçekleşti. 8. Balkan Nükleer Tıp Kongresi ile birlikte eş zamanlı gerçekleşen kongreye, yaklaşık 11 ayrı ülkeden 500’e yakın kişi katıldı.

Kongrenin açılışında konuşan Türkiye Nükleer Tıp Derneği (TNTD) Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Gamze Çapa Kaya, “Yaklaşık 10 yıldır sağlıkta uygulama tebliğinde nükleer tıp kalemlerinde herhangi bir iyileştirme olmadı. Hizmet sunumunda zaman zaman sıkıntılar yaşayabiliyoruz. Bunun nedeni, tüm dünyada radyoaktif madde üreticilerinin kısıtlı olması. Ama yine tüm dünyada özellikle kanser hastalarında kullanımının giderek artması nedeniyle talebin fazla olması. Bu ister istemez tüm dünyada da fiyat artışına yol açtı. Sadece ülkemiz için değil. Şu anki güncel fiyatlarla, hizmet sürdürülebilirliğinde zaman zaman hem kamu hem de üniversite hastanelerinde ciddi sıkıntılar yaşayabiliyoruz. Sağlık Bakanlığı ve Sosyal Güvenlik Kurumuna çok ciddi, çok sık ziyaretlerde bulunduk. Gerçekten bizi anladıklarını düşünüyoruz. Bizim günlük pratiğimizde işlerimizi sürdürmemiz için vazgeçilmezimiz olan teknesyum-99m jeneratörü ve tiroit kanseri hastalarında, tedavide kullandığımız radyoaktif iyot için Sağlık Bakanlığı toplu alıma çıktı. Bu kısmen geçici olarak acil sorunu çözdü. Ama kalıcı çözüm için sağlıkta uygulama tebliğinin nükleer tıp kalemlerinde ciddi bir artışa ihtiyacımız var" dedi.

“TÜRKİYE ÖNCÜ ÜLKELERDEN BİRİ DURUMUNDA” 

Önemli bir kongreye ev sahipliği yaptıklarını ve 31. Ulusal Nükleer Tıp Kongresini, Balkan Tıp Kongresi ile yapmanın heyecanını yaşadıklarını belirten Derneği Saymanı Prof. Dr. Murat Bozkurt, bu yıl kongrenin ana temasının ‘Teranostik ve Kişiselleştirilmiş Nükleer Tıp' olarak belirlendiğini kaydederek şunları  söyledi:

“Tıp, son yıllarda hızlı bir değişim geçirmekte. Hiç şüphesiz nükleer tıpta bunun en önemli aktörlerinden birisi. Artık her şey kişiselleştirilmiş uygulamalara dönüyor. Bizim nükleer tıpta kullandığımız kişiye özel akıllı ilaç dediğimiz, akıllı moleküller var. İçeriden radyasyon tedavisi yapabiliyoruz. Tanı tedavi alanında son derece özelleşmiş hedefe yönelik akıllı tedaviler yapma şansına sahibiz. Aynı zamanda Türkiye, birçok Avrupa ülkesine göre nükleer tıp alanında öncü ülkelerden biri durumunda.”  

“NÜKLEER TIBBIN KANSER TEDAVİSİNDE ÖNEMLİ ROLÜ VAR”

Derneğin Genel Sekreteri Prof. Dr. Tevfik Fikret Çermik ise nükleer tıbbın yaklaşık 50 yıldır tiroit kanserinin tedavisindeki bir branş olmakla birlikte son 10 yılda değişen çok farklı tedavi yöntemlerinin içerisinde yer aldığını belirterek şöyle devam etti:

“Nükleer tıp eskiden sadece tiroit ve benzeri kanserin tedavisinde kullanılırken artık pek çok kanser ve tümör tedavisinde kullanılıyor. Nükleer tıp ile görüntüleme sayesinde hücre içerisinde ne olup bittiğini değerlendirebiliyoruz. Hücre içinde ne olup bittiğini önce nükleer tıp yöntemi ile görüntüleyip elde ediyorsunuz, daha sonra da kanser hücresini tedavi edebiliyorsunuz.”

Avrupa Nükleer Tıp Derneği Gelecek Dönem Başkanı Prof. Dr. Jolanta Kunikowska, ilk defa kongreye Avrupa Nükleer Tıp Derneği'nin destek verdiğini belirtti, gelecek dönem için burs desteği sağlayacaklarını söyledi. Dünya Nükleer Tıp ve Biyoloji Federasyonu Başkanı Prof. Dr. Dong Soo Lee ise kongrenin verimli geçtiğini belirterek teşekkür etti.