Kullanıcılar parmak izlerini 47 TL'ye satmaya hazır

Technology Policy Institute (TPI) tarafından 6 ülkede yapılan araştırmaya göre, Facebook kullanıcıları 7.56 dolar (47 TL) karşılığında parmak izlerini sosyal medya platformu ile paylaşmaya hazır.

ntv.com.tr 27.02.2020 - 14:42

Kullanıcılar parmak izlerini 47 TL'ye satmaya hazır

Milyonlarca Facebook kullanıcısının hesaplarından izinsiz toplanan ve bu verileri usulsüz kullanmakla suçlanan Cambridge Analytica'nın neden olduğu skandalın yankıları hala sürüyor. 
  
Bu olayın ardından bir dizi güvelik  tedbiri alan ve devletlerden gelecek regülasyonlara hazır olduğunun mesajını veren Facebook, ilginç bir araştırmanın konusu oldu. 
  
İngiliz Guardian gazetesinin Technology Policy Institute (TPI) araştırmasına dayandırdığı habere göre, Pek çok kullanıcı verilerini sosyal medya platformuna satmaya hazır. 
  
Söz konusu araştırma kapsamında ABD, Almanya, Meksika, Brezilya, Kolombiya ve Arjantin'deki kullanıcılara hangi bilgilerini ne kadar ücret karşılığında satacakları soruldu. 
  
Kullanıcılardan gelen cevapların ortalaması alındığında en çok para talep eden ülke Almanya olurken, aylık ortalama 3.5 dolar (yaklaşık 22 TL) ile ABD'li kullanıcılar en az parayı talep eden kesim oldu. 
  
Aynı araştırmaya göre, kullanıcılar aylık 8.44 dolar (52 TL) karşılığında finansal durumlarını, 7.56 dolar (47 TL) karşılığında ise parmak izlerini Facebook ile paylaşmaya hazır. 
  
VERİ SKANDALINA GİDEN YOLUN TAŞLARI 10 YILDA BÖYLE DÖŞENDİ 

Peki Harvard Üniversitesi’nde bir yurt odasında kurulan ve ilk amacı üniversite öğrencilerini dijital dünyada bir araya getirmek olan Facebook nasıl ülkelerin siyasi istikametine yön verebilecek bir güce ulaştı?    
  
İLK ADIM 2010 YILINDA ATILDI 
  
Bu skandala giden yolda ilk adım 2010 yılında atıldı. 'Yeni petrol' olarak anılan veriyi satarak gelirini artırmaya karar veren Facebook 21 Nisan 2010'da kurulan Open Graph'ı kullanıma sundu. Open Graph, üçüncü parti şirketlerin Facebook kullanıcılarının hatta o kullanıcılarının arkadaşlarının verilerine ulaşmasına imkan sağlıyordu.   
  
Başka bir deyişle Facebook ile anlaşıp Open Graph'ı kullanan servisler, Facebook üyelerinin tüm dijital bilgilerinin de sahibi oluyordu. 2012 yılına geldiğimizde Facebook’un aktif kullanıcı sayısı 1 milyara ulaştı ve platform halka açıldı.    

Facebook 2015 yılında yaptığı açıklamada Kogan’ın uygulamasının ve Cambridge Analytica'nın elde ettiği verilerin silindiğini duyurmuştu. Ancak 2018'de ifade veren Facebook'un kurucusu gerçeğin farklı olduğunu şu sözler ile duyurdu: "Cambridge Analytica 2015'te verileri sildiğini söylediğinde, bu durumu kapanmış sandık. Ama onların sözüne güvenmemeliydik. Bu yüzden Federal Ticaret Komisyonuna bu konuda haber vermedik."
Facebook 2015 yılında yaptığı açıklamada Kogan’ın uygulamasının ve Cambridge Analytica'nın elde ettiği verilerin silindiğini duyurmuştu. Ancak 2018'de ifade veren Facebook'un kurucusu gerçeğin farklı olduğunu şu sözler ile duyurdu: "Cambridge Analytica 2015'te verileri sildiğini söylediğinde, bu durumu kapanmış sandık. Ama onların sözüne güvenmemeliydik. Bu yüzden Federal Ticaret Komisyonuna bu konuda haber vermedik."

Şirket ilk büyük çaplı satın alma stratejisine de bu yıl imza attı. O dönem butik olarak adlandırılabilecek olan fotoğraf paylaşım uygulaması Instagram 1 milyar dolar karşılığında Facebook’a satıldı.   
  
2013’te bu sistem sayesinde Cambridge Üniversitesinde araştırma görevlisi  Aleksandr Kogan, Facebook aracılığıyla hizmet veren “this is your digital life” isimli kişilik testi uygulaması aracılığıyla 87 milyon kişinin bilgilerini depoladı.  
  
FACEBOOK OPEN GRAPH'IN KULLANIM ŞARTLARINI DEĞİŞTİRDİ 
  
2014 yılına gelindiğinde Facebook Open Graph'ın kullanımda bir değişikliğe imza attı. Artık üçüncü parti servislerin Facebook kullanıcılarının verilerine erişebilmesi için üyelerin onayı zorunlu hale getirilmişti. Ancak bu karar 2010 – 2014 yılları arasında toplanan veriler için bir kısıtlama getirmiyordu. Kogan, bu sayede elde ettiği bilgileri 2016 yılında siyasi danışmanlık amacıyla faaliyet gösteren Cambridge Analytica şirketine satabilmişti.   

Cambridge Analytica temelde kullanıcıların beğenilerine odaklandı. Şirket kullanıcıları ve sevdikleri şeyleri ilk 100 etkene ayırmak için ‘Tekil Değer Ayrışımı'nı kullandı. Raporlar bu yöntemin kullanıcıların siyasi yönelimi konusunda oldukça başarılı sonuçlar verdiğini gösteriyor. Milyonlarca kişinin tahmini olarak kime oy vereceğini tahmin eden sistem sayesinde kararsız seçmenler yalan haberler ile hedef alındı.

FACEBOOK'TAN İLK CAMBRİDGE ANALYTİCA AÇIKLAMASI 
  
Cambridge Analytica'nın adı medyada sıkça duyulmaya başlandığında tarih 11 Aralık 2015'i gösteriyordu. İngiliz Guardian gazetesi Cambridge Analytica'nın Demokrat Parti adaylarından Ted Cruz için on milyonlarca Facebook üyesinden elde edilen bu verileri kullandığını yazdı.  
  
Facebook’un çıkan bu haberlere cevabı yüreklere su serpiyordu. Zira sosyal medya devi, Kogan’ın uygulamasının ve Cambridge Analytica'nın elde ettiği verilerin silindiğini duyurdu. Ancak gerçek bir yıl sonra yani 2016 yılında ortaya çıktı. 

Sayfa Yükleniyor...