Aktüel Arkeoloji Dergisi günümüz dünya ticaretine uluslararası boyutta benzeyen ama emperyal duygular acısından benzemeyen bu büyük ticaret ağının hikayesini hazırladı.

Günümüz ticaretinin kodlarının yazıldığı günümüzden 4.000 yıl önce Akdeniz’de neler yaşandı, bilmek ister misiniz?

Bugünküne küresel ticarete çok benzeyen ama günümüzdekinden farklı olarak tek tipleştiren değil çok kültür ve çeşitlilikle zenginleştiren bir dünya pazarının anlatıldığı yeni sayıda, tüccarlar ve krallar yer alıyor. Akdeniz’in etrafında yer alan küçüklü büyüklü devletlerin, kralların ve imparatorlukların kültürel, siyası ve ticari ilişkilerinin çok hızlı yaşandığı bir dönem olan MÖ 2 bin Uygarlık tarihinin çok özel bir kesitini oluşturuyor.

Antik Mısırın Firavunları, Mezapotamyanın tüccarları, Anadolu’nun yerel kralları ve Akdeniz’in denizcileri halkı Minos - Mikenlilerin oluşturduğu bu uluslararası ticaret ağı, insanlık tarihinin ilk büyük kaynaşmasından biriydi. Emperyal olmayan duygularla küresel bir ticaret ağının oluştuğu bu yüzyıllarda, ham madde götürüp getiren kervanlar, üretilmiş sanat eserleri ve hediyeler taşıyan ticaret gemileri ile hareketli bir dönemdi.

Günümüzden yaklaşık 4000 yıl önce insanoğlunun kurduğu bu ticaret ağı sayesinde dünya belki de hiç olmadığı kadar birbirine yakın ve iletişim halindeydi. Krallıklar arasında gerçekleşen üst düzey hediyeleşmeler ve mektuplaşmalar, tüccarlar ve yerel halk arasındaki ilişki ve küresel de olsa yerel ve geleneksel üretimlerin yapılması, günümüze muhteşem eserlerle ulaşmış zengin bir dönem bıraktı. Anadolu, MÖ 2. bin kültürel zenginliği açısından dünyanın en özel coğrafyalarından biri çünkü Akdeniz’de bu dönemde yürütülen ticareti günümüze birçok batıkla ulaştı. Bunlar arasında en zengin batık olduğu kabul edilen Uluburun, bugün uygarlık tarihini anlamak için bir şans oluşturdu.