5 yeni film vizyonda

Bu hafta biri yerli olmak üzere 5 yeni film vizyona girecek.

29.03.2012 - 17:28

5 yeni film vizyonda

Bu hafta biri yerli olmak üzere 5 yeni film vizyona girecek.


PAMUK PRENSES'İN MACERALARI
Fantastik komedi filmi ''Pamuk Prenses'in Maceraları (Mirror Mirror)'', bilindik Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler masalının, söylenmemiş taraflarını anlatan bir uyarlama olarak dikkati çekiyor.

''Ölümsüzler'' ile tanınan Tarsem Singh'in yönettiği filmde, Julia Roberts, Sean Bean, Nathan Lane, Lily Collins, Armie Hammer ve Mare Winningham rol alıyor.

Film, kötü niyetli bir cadının (Julia Roberts), güzeller güzeli Pamuk Prensesi (Lily Collins) sürgüne gönderip, krallığın başına geçmesini mizahi bir dille aktarıyor. Filmde Pamuk Prenses, ormanda tanıştığı Yedi Cüceler'in yardımıyla tacını geri almayı uğraşırken; Kötü Kraliçe, Prens Andrew'u (Armie Hammer) kendisine aşık edip, evlenmeye çalışıyor.

Filmin fragmanı: İzlemek için tıklayınız

''Büyük Mucize (Big Miracle)'', Tom Rose'un, ''Freeing the Whales-Balinaları Özgürleştirmek'' kitabından uyarlanarak, Ken Kwapis yönetmenliğinde beyaz perdeye aktarıldı.

Gerçek bir hikayeye dayanan film, bir gri balina ailesini Kuzey Kutup dairesinde hızla oluşan buzullardan kurtarmak için kendilerine engel olmak isteyen süper güçlere karşı bir araya gelen küçük bir kasabanın haber kanalı muhabiriyle (John Krasinski) bir Greenpeace gönüllüsünün (Drew Barrymore) öyküsünü anlatıyor.

Krasinski'nin canlandırdığı, daha büyük bir piyasaya geçmeye can atan yerel bir kanalın televizyon muhabiri Adam Carlson, dünyanın takip ettiği bir haberin peşine düştüğünde, eski sevgilisi ve lafını sakınmayan bir çevreci olan Rachel Kramer ile bir araya gelir.

Zaman daralırken Rachel ve Adam, kuzey bölgelerinin yerli halkından sıra dışı bir grup toplar. Herkes dikkatini yerkürenin en tepesindeki bu noktaya çevirmişken, türü tehlike altında olan bu hayvanları kurtarma amacı, birbirlerine diş bileyen ülkeleri bir araya getirir ve soğuk savaşa kısa bir süreliğine de olsa ara verilmesine vesile olur.

Filmin fragmanı: İzlemek için tıklayınız

ŞANSA BAK
''Şansa Bak (50/50)'', genç bir adamın, ölümcül bir hastalığı, hayatı anlamak ve keşfetmek için eşsiz bir fırsata dönüştürmesini anlatan öyküsüyle dikkati çekiyor.

Arkadaşlık, sevgi ve hayatta kalma mücadelesi hakkındaki filmde, Joseph Gordon-Levitt, Seth Rogen, Anna Kendrick, Bryce Dallas Howard ve Anjelica Houston rol alıyor.

Senaryosunu, kendisi de kanserle mücadele eden Will Reiser'ın yazdığı filmi Jonathan Levine yönetti.

Filmin konusu şöyle: ''Yetenekli bir ressam sevgilisi ve mükemmel işiyle 27 yaşındaki Adam'ın hayatında her şey yolunda gibidir. Ancak dinmek bilmeyen sırt ağrılarından mustarip olunca, muhtemelen ölümcül ve ender rastlanan bir tür kanser hastalığına yakalandığını öğrenir. Bel kemiği boyunca gelişen, büyük ve kötü huylu bir tümör hayatını bir anda değiştirir. Arkadaşlarla kahve içmenin yerini kemoterapi klinikleri, sergi açılışlarının yerini psikolojik terapi seansları; gelecek planlarının yerini de hayatta kalma stratejileri alır.''

Filmin fragmanı: İzlemek için tıklayınız

TİTANLARIN ÖFKESİ
Jonathan Liebesman'nın yönettiği ''Titanların Öfkesi (Wrath of the Titans)'' filminde, Sam Worthington, Ralph Fiennes ve Liam Neeson bir kez daha savaşan tanrılar olarak seyirci karşısına çıkacak.

Korkunç Kraken'in kahramanca üstesinden geldikten 10 yıl sonra Zeus'un (Neeson) yarı tanrı oğlu Perseus (Worthington), 10 yaşındaki oğlu Helius ile birlikte bir kasaba balıkçısı olarak, daha sakin bir hayat yaşamak istemektedir. Bu arada, tanrılar ve Titanlar arasında üstünlük mücadelesi başlar.

Hades ve Zeus'un tanrı oğlu Ares (Edgar Ramirez) sözlerinden dönüp, Zeus'u yakalamak için Kronos'la anlaşma yapınca, Perseus daha fazla kayıtsız kalamaz. Zeus'un kalan güçleri de çekilince Titanlar daha da güçlenir ve dünya cehenneme döner.

Filmin fragmanı: İzlemek için tıklayınız

KAOS: ÖRÜMCEK AĞI
Cem Gül'ün yönettiği, Tolga Küçük'ün senaryosunu yazdığı ''Kaos: Örümcek Ağı'' filminde, Gökhan Mumcu gözü pek bir SAT Komandosu Yüzbaşı Mete, Rojda Demirer ise ajan olarak beyaz perdeye yansıyacak. Mumcu, filmdeki aksiyon ve kavga sahnelerinin tamamında dublör kullanmayarak, kendisi oynadı. Filmin kötü adamını ise Cemal Hünal canlandırdı.

Çekimleri İstanbul'da gerçekleşen ''Kaos: Örümcek Ağı'', yüksek temposu, nefes kesen aksiyon sahneleri, Türk sinemasında ilk kez kullanılan görsel efektleri, dövüş koreografileri ve son derece iddialı konusuyla aksiyon filmi sevenlerin yüzünü güldürmeyi amaçlıyor.

Türkiye'de derin devlet yapılanmalarını, iktidar mücadelelerini ve Orta Doğu'daki halk hareketlerini konu edinen film, cesur komplo teorileriyle de çok konuşulacak.

Filmin fragmanı: İzlemek için tıklayınız

GEÇTİĞİMİZ HAFTANIN FİLMLERİ:

AÇLIK OYUNLARI
Suzanne Collins'in tüm dünyada en çok satan kitaplar listesinde ilk sıralarda yer alan serisinden uyarlanan ve merakla beklenen ''Açlık Oyunları (Hunger Games)'', dünya ile aynı anda Türkiye'de de yarın gösterime girecek.

Yönetmenliğini Gary Ross'un üstlendiği film, 150'nin üzerinde kopya ile sinemalarda yer buluyor. Filmin başrollerinde ''Gerçeğin Parçaları (Winter's Bone)'' filmindeki rolüyle parlayan ve Oscar ile Altın Küre adayı olan genç aktris Jennifer Lawrence ve yakın zamanda ''Kid's Are Allright''ta rol alan Josh Hutcherson yer alıyor.

Filmin konusu şöyle: ''Bir zamanlar Kuzey Amerika olarak bilinen bir yerin yıkıntıları içerisinde Panem ulusu yaşamaktadır. Başkent Capitol'ün etrafında 12 bölge bulunmaktadır. Capitol şiddetli ve acımasızdır ve bölgeler bir hat boyunca sıralanmıştır. Bölgelerin her biri her yıl yapılan ''Açlık oyunları''na yaşları 12-18 arasında değişen bir erkek ve bir kız çocuğu göndermek durumundadır. Açlık oyunları televizyondan canlı yayınlanan ölümüne bir kavgadır. 16 yaşındaki Katniss Everdeen annesi ve 12 yaşındaki kız kardeşi ile yaşamaktadır. Katniss Everdeen oyunlarda kız kardeşinin yerine geçerek ölüm cezasını üzerine alır. Ancak Katniss, daha önce de ölüme çok yaklaşmıştır ve bu kez kız kardeşi için ikinci kez hayatta kalma mücadelesi verecektir.''

Filmin fragmanı: İzlemek için tıklayınız

GRİ KURT
Joe Carnahan'ın yönetmenliğini yaptığı ''Gri Kurt'' (The Grey), insanın doğaya karşı verdiği hayat mücadelesini, korku, gerilim ve dram çerçevesinde anlatıyor.

Alaska'da petrol sondajında çalışmak için görevlendirilen, ancak uçaklarının düşmesi sonucu bölgenin vahşi ve ıssız bir alanında mahsur kalan bir ekibin hikayesini beyaz perdeye taşıyan ''Gri Kurt''ta grubun başı olan Ottway (Liam Neeson), ekibin vahşi doğada aç kurtlara karşı hayatta kalabilmesi için elinden geleni yapmak zorundadır.

EL YAZISI
Ali Vatansever'in senaryosunu yazdığı ve yönettiği ''El Yazısı'', 45. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde ''Senaryo Geliştirme Ödülü'' kazandı.

Cansu Dere, Wilma Elles, Sarp Akkaya, Sercan Badur, Salih Kalyon, Baran Akbulut, Bahtiyar Engin, Ayşe Selen ve Kenan Bal'ın rol aldığı filmde, mütevazi bir Anadolu kasabasında mutluluğun peşinden koşanların hikayelerine yer veriliyor.

Filmin konusu şöyle: ''Kasaba, okulun ilk yabancı öğretmenini karşılayacaktır. Fakat havaalanında öğretmen bulunamayınca, kasabaya şans eseri gelen turist Julia'yı herkes öğretmen sanır ve kasabadaki tüm taşlar yerinden oynar. El yazısı, işte kasabanın olaylarla dolu bu gününden 3 hikayeyi anlatır.''

Filmin fragmanı: İzlemek için tıklayınız

BİR SES BÖLER GECEYİ
Bu hafta vizyona giren diğer yerli yapım ''Bir Ses Böler Geceyi'' de bir roman uyarlaması olarak dikkati çekecek.

''Ahmet Ümit''in aynı adlı eserinden beyaz perdeye aktarılan filmin senaryosunu, yönetmenliği de üstlenen Ersan Arsever yazdı.

Üniversitede araştırma görevlisi olan Süha'nın (Cem Davran) arabasıyla bir köy mezarlığının duvarına çarpmasıyla başlayan film, kazanın ardından kendini mezar taşlarının arasında bulan Süha'nın, boş bir mezardan geçmiş hayatına doğru çıktığı ilginç yolculuğu konu ediniyor.

Mistik, gizemli ve gerilim yüklü bu yolculukta, boş mezarın ölüsü Alevi genci İsmayil (Gün Koper), kendini arayan Süha'ya rehber olacaktır. İsmayil'in hayatı, Süha için bir aynadır. O aynada Türkiye'nin yakın tarihini, 12 Eylül darbesinin öncesini, darbe dönemini ve sonrasını görecektir.

ÖLÜM YOLCULUĞU
Yönetmenliğini İspanyol sinemacı Gonzalo Lopez-Gallego'nun üstlendiği ''Ölüm Yolculuğu (Apollo 18)'', bilim-kurgu sevenleri sinemalara çekmeyi hedefliyor.

Senaryosunu sinemadaki ilk işine imza atan Brian Miller'in yazdığı filmde, Warren Christie, Lloyd Owen ve Ryan Robbins'in rol alıyor.

Filmde, 17 Aralık 1972'de ''Apollo 17'' adlı uzay aracının aya insanlı son seyahatini gerçekleştirmesinin bir yıl ardından Amerika Savunma Bakanlığının görevlendirdiği 2 astronotun ''Apollo 18'' ile gizli olarak yeniden aya gönderilmesi konu ediliyor. Herkesten gizlenen bu bilgi, NASA'ya ait neredeyse 40 yıllık bir video kaydının ortaya çıkmasıyla gün yüzüne çıkıyor.

Filmin fragmanı: İzlemek için tıklayınız

ÖLÜM DENİZİ
Bu haftanın son filmi, az sayıda sinemada gösterime giren ''Ölüm Denizi (Hwanghae - The Yellow Sea)'' oldu. Hong Jin Na'nın yönettiği filmde Jung Woo Ha, Yun Seok Kim, Seong Ha Cho ile Chul Min Lee rol alıyor.

Filmin konusu şöyle: ''Gu-nam Kuzey Kore, Çin ve Rusya arasında kalan Yanji kentinde taksicilik yaparak geçimini sağlamaya çalışan fakir bir şofördür. İş bulmak için Kore'ye giden karısından 6 aydır haber alamaz. Bu arada Gu-nam'ın borçları da katlanarak artmıştır, artık yolun sonuna doğru geldiğini hisseder. Tam da bu sırada borçlarının silinmesi, hayatının düzene kavuşması hatta karısıyla yeniden bir araya gelmesi için kendisine son bir şans verilir. Güney Kore'ye geçip bir cinayet işleyecek, tetikçi olacaktır. Çaresiz Gu-nam teklifi kabul eder fakat işler planlandığı gibi gitmeyince Kuzey ve Güney Kore çetelerinin arasında kalır.''

Filmin fragmanı: İzlemek için tıklayınız



BEL AMI
Dram türündeki Aşkım Benim (Bel Ami), Guy de Maupassant'ın aynı adlı klasik eserinden senarist Rachel Bennette tarafından sinemaya aktarıldı.

Film, 1890'ların Paris'inde geçen bir güç ve denge hikayesini konu ediyor. Filmin başkarakteri Georges Duroy, sefaletten zenginliğe, kadınların bir araç olduğu sokaklardan tutkulu güç birlikteliklerine giden yolu hızla aşmaya çalışan yakışıklı, akıllı ve çekici bir genç adamdır.

Georges karakterini canlandıran İngiliz oyuncu Robert Pattinson, genç bir vampiri canlandırdığı Twilight Saga serisi: Twilight, New Moon ve Eclipse ile tanınıyor.

Pulp Fiction ve Kill Bill filmlerinden hatırlanan Uma Thurman ise Madeline karakteriyle seyircileri selamlıyor. Filmin yönetmenliğini Declan Donnellan ve Nick Ormerod üstlendi.

Filmin fragmanı: İzlemek için tıklayınız

SIĞINAK
Haftanın diğer dram filmi, Jeff Nichols'ın yazıp yönettiği Sığınak (Take Shelter). 2011 Cannes Film Festivalinde ''Eleştirmenler Haftası Büyük Ödülü''nü alan filmin başrollerini Michael Shannon ve Jessica Chastain paylaşıyor.

Kaybedecek birşeyleri olan insanların duydukları kaygı duygusunu anlatmak üzere yola çıkan yönetmen Nichols, karısı Samantha ve altı yaşındaki işitme engelli kızı Hannah'yla birlikte Ohio'nun küçük bir kasabasında yaşayan Curtis LaForhce'nin hikayesini beyaz perdeye taşıyor.

Maddi sıkıntılara rağmen mutlu bir yaşam süren Curtis'in hayatı, görmeye başladığı kabuslarla değişir. Ruh sağlığı bozulmaya başlayan Curtis, ailesini korumak için arka bahçede bir sığınak hazırlamaya başlar. Yaklaşan tehlikenin gerçek bir kasırga mı, yoksa ruh sağlığı bozulan Curtis mi olduğu ise soru işaretidir.

Filmin fragmanı: İzlemek için tıklayınız

SON VURGUN
Yönetmenliğini Baltasar Kormakur'un üstlendiği ''Son Vurgun'' (Contraband), gerilim sevenleri bekliyor.

Mark Wahlberg, Kate Beckinsale, Ben Foster, Giovanni Ribisi, Lukas Haas'ın rol aldığı film, ardında bırakmak için çok uğraştığı dünyadan uzak durmaya çalışan ve ailesini korumak için her şeyi yapan bir adamın hikayesini anlatıyor.

Filmin konusu şöyle: ''Chris Farraday (Wahlberg) suç dolu yaşamını uzun süre önce terk etmiştir ama kayınbiraderi Andy (Caleb Landry Jones) acımasız patronu için bir uyuşturucu anlaşmasını berbat edince Chris, Andy'nin borcunu ödemek için yaptığı en iyi iş olan kaçakçılığa geri dönmek zorunda kalır. Chris, paraya ulaşmasına saatler kala, karısı Kate (Kate Beckinsale) ve oğulları hedef olmadan önce, acımasız uyuşturucu baronlarının, polislerin ve tetikçilerin kalleş ağında başarıyla yol bulmak için paslanmış becerilerini kullanmalıdır.''

Filmin fragmanı: İzlemek için tıklayınız

GÖKTEN UYDU DÜŞTÜ
''Gökten Bir Uydu Düştü'' (Le Skylab), az sayıda salonda kendisine yer bulan bir komedi filmi.

Oyuncu, senaryo yazarı, yönetmen ve şarkıcı Julie Delpy, büyük ilgi gören ''Paris'te İki Gün'' filminin ardından çektiği bu yapıtında da başrolü üstleniyor.

Filmin öyküsü, 1979 yılında Fransa'nın Bretanya bölgesindeki bir evde, yaz tatili sırasında geçiyor. Tüm aile fertleri, büyükannelerinin doğum günü nedeniyle pek de sakin geçmeyecek bir hafta sonu için bir araya gelir. Eğlenceli, insanın içini ısıtan ''Gökten Bir Uydu Düştü'', bir aileyi üç nesil boyunca izleyen duygusal bir komedi.

Filmin fragmanı: İzlemek için tıklayınız

PATLAK SOKAKLAR: GERZOMAT
''Patlak Sokaklar: Gerzomat'', internette milyonlarca defa izlenen viral videoların kahramanlarını ilk kez beyaz perdeye taşıyor.

Kerim Barutçu'nun yönettiği absürt komedi türündeki filmin başrollerini ''Sütü Seven Kamyoncular'' viral videosuyla tanınan Volkan Öge, Tansu Tunçel ve Ömür Cedimağar'dan oluşan BatesMotelPro ekibinin yanı sıra, Selin Demiratar, Doğa Rutkay ve Kubilay Tunçer paylaşıyor. Bülent Serttaş ise konuk oyuncu olarak yer alıyor.

Filmde olaylar şöyle gelişiyor: ''İntikam yemini etmiş hapishane kaçkını Black Jack, sinyalleri TV programlarına karışınca insanları aptala çeviren 'Gerzomat' adlı makineyi ele geçirir. Ancak Black Jack'ın Gerzomat'ı kullanması için kaçık profesör Mary Jane'e ihtiyacı vardır. Cengaver polisler John Lemmon, Billy Billy ve polis merkezinin güzel yıldızı, polis memuru Jennifer, Mary Jane'i korumakla görevlendirilirler. Ancak işler hiç de umdukları gibi gitmez.''

Filmin fragmanı: İzlemek için tıklayınız

SÜPERTÜRK
''Çocuklar Duymasın'' dizisiyle ünlenen Tamer Karadağlı'nın yönettiği ve başrolünü üstlendiği Süpertürk'te diğer oyuncular arasında Arzu Balkan, Buket Dereoğlu, Murat Serezli, Cem Emüler, Necmi Yapıcı, Suna Keskin ve Atilla Ercan yer alıyor.

Toplam 205 kopyayla sinemalarda yer bulan filmin konusu şöyle:

''1960'ların sonunda dünyadan uzak bir galakside kaybolmak üzere olan bir gezegenden özel kapsüllerle dünyaya gönderilen iki bebekten biri, Türkiye'de küçük bir kasabaya düşer. Çiftçi bir aile tarafından büyütülen ve Ekber (Tamer Karadağlı) adı verilen çocuğun çok özel güçleri vardır. Ancak Ekber'i kaybetmek istemeyen anne ve babası bu özellikleri saklar. Ekber'in çocukluk aşkının kasabaya geri dönmesi sonucu gelişen olaylarla birlikte Ekber afişe olur.''

Filmin fragmanı: İzlemek için tıklayınız

Sinemalar-Seanslar

  • Etiketler :

Sayfa Yükleniyor...