Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesince Sincan Ceza ve İnfaz Kurumları Kampüsü'nde görülen duruşmaya, sanıklar, müştekiler ve taraf avukatları katıldı.

Duruşmada, CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel ile CHP Genel Başkan Yardımcıları Veli Ağbaba, Onursal Adıgüzel ve Tekin Bingöl'ün yanı sıra milletvekilleri Sezgin Tanrıkulu, Kani Beko, Kemal Zeybek, İrfan Kaplan, Mahmut Tanal, Ali Haydar Hakverdi ve Murat Emir ile bazı sivil toplum kuruluşu temsilcileri de hazır bulundu. 

Mahkeme Başkanı Selfet Giray, dava dosyasına gelen evrakı okuduktan sonra esasa ilişkin beyanda bulunmaları için müşteki avukatlarına söz verdi.

Avukatların bazı müştekilerin beyanlarının alınmasını talep etmeleri üzerine duruşmanın öğleden önceki bölümünde söz konusu isimler dinlendi.

“ADALET YERİNİ BULSUN”

Saldırıda oğlunu kaybeden Zöhre Tedik, olay tarihinde toplumsal barış için Türkiye'nin farklı illerinden Ankara'ya geldiklerini söyledi. 

Ankara Garı'na geldiklerinden kısa bir süre sonra bombaların patladığını, ardından çocuklarını aramaya koyulduğunu ifade eden Tedik, vatandaşların aracılığıyla oğluna ulaştığını anlattı.

Otopsi raporunda yer alan bilgilere inanmadığını belirten Tedik, oğlunun olay yerindeki polislerin attığı gaz bombasından etkilendiğini savundu.

Kamu çalışanlarının ihmali sonucu oğlunun hayatını kaybettiğini öne süren Tedik, adaletin yerini bulmasını beklediğini sözlerine ekledi.

“BUGÜN ALINAN ÖNLEMLER O GÜN NEDEN YOKTU?”

Müşteki Kemal Kılıç da yoğun güvenlik önlemleri altında duruşma salonuna alındıklarını belirterek, "Bugün burada uygulanan güvenlik önlemleri neden o gün yapılmadı? Eğer o gün gerekli önlemler alınsaydı, bunlar olmayabilirdi" dedi.

“FİRARİ SANIKLAR YAKALANMALI”

Saldırıda hayatını kaybeden avukat Uygar Coşkun'un annesi Nuray Coşkun ise asıl suçluların dışarıda gezdiğini ileri sürdü.

Nuray Coşkun, firari sanıklar yakalanmadan davanın bitirilmemesi gerektiğini söyledi.

“İHMALİ OLANLARIN BEYANLARI ALINMADI”

Müşteki Özcan Tekin ise dönemin Ankara Valisi başta olmak üzere olayda ihmali olan kamu çalışanlarının beyanı alınmadığını, bu durumun adil yargılama yapılmadığının göstergesi olduğunu iddia etti.

“GEREKLİ ÖNLEM ALINMADI”

Müşteki Ahmet Andiç de saldırının üzerinden 3 yıl geçmesine rağmen tedavisine devam edilen Cihan Andiç'in babası olduğunu dile getirdi.

Oğlunun inşaat mühendisi olduğunu, barış ve toplumsal huzur için mitinge katıldığını anlatan Andiç, yapılmasına izin verilen bir mitingde devletin gerekli önlemleri almadığı için oğlunun yaralandığını savundu.

“ASIL FAİLLER HAKİM KARŞISINA ÇIKMALI”

Saldırıda yaralanan Ayşegül Duman ise olayın asıl faillerin mahkeme huzuruna çıkarılmasını beklediklerini belirterek, saldırıda ihmali olanların yargılanmasını istedi. 

Duruşmaya müşteki avukatlarının esas hakkındaki mütalaaya karşı beyanıyla devam edildi.

BİNGÖL: GERÇEK FAİLLER GÜN IŞIĞINA ÇIKMADI

Duruşmaya verilen arada açıklama yapan CHP Genel Başkan Yardımcısı Bingöl, terör saldırısı davasının gerçek anlamda bir dava olmadığını söyledi.

Müşteki yakınlarının davada somut tespitlerde bulunduğunu aktaran Bingöl, "Sadece müştekiler ve avukatlar değil, biz de Cumhuriyet Halk Partililer olarak bu davanın sonuna kadar takipçisi olacağız. Çünkü bu davada gerçek failler gün ışığına çıkarılmadı" ifadesini kullandı.

ÖZEL: EN İNCE DETAYINA KADAR İNCELENMELİ

CHP Grup Başkanvekili Özel ise saldırının en ince detayına kadar incelenmesi gerektiğini belirterek, "Unutmayalım, 7 Haziran'da seçim sonuçları ortaya çıktığında sarayın başdanışmanı demişti ki 'Millet kaosu seçti'. Biz onun ne dediğini Suruç ile başlayan, Gar katliamıyla devam eden ve çok sayıda sivil halkı hedef alan saldırılarla anladık" diye konuştu.

Özgür Özel, sözlerine şöyle devam etti:

"Devrin Başbakanı da 'Ölçüyoruz, bu patlamalar zarar vermiyor, hatta oyumuz yükseliyor' demişti. 'Bugün onu yargılayamayız, bunun fikrine başvuramayız, onun dokunulmazlığı var. Buna izin vermediler' diyenlere şunu hatırlatalım, devrin Başbakanının bugün dokunulmazlığı da yoktur, herhangi bir görevi de yoktur. Kendisinin bu mahkemeye çağrılıp, o dönemde milletin kaosu seçmesinden neyi anladığını, daha sonra bombalar patladıkça neyi ölçtürdüğünü, bunun 1 Kasım'a giden süreçte neye hizmet ettiğinin halk önünde ve hayatını kaybedenlerin ailelerinin yanında konuşulması gerekiyor. Bunlar konuşulmadan 'Adalet yerini buldu' denemez."

Valilerin görev ve çalışma yetkilerine ilişkin bir soru üzerine Özel, valilerin önceden devletin ve hükümetin temsilcisi olduğunu vurgulayarak, "Devleti kaldırıp yerine cumhurbaşkanı konması, 'parti devleti' ya da 'devletin partisi' eleştirilerinin ne kadar haklı olduğunu gösteriyor" ifadesini kullandı.

YOĞUN GÜVENLİK ÖNLEMİ

Öte yandan, duruşma nedeniyle bölgede yoğun güvenlik önlemlerinin alındığı görüldü.

Sincan Cezaevi Yerleşkesi'ne giden yol üzerinde iki güvenlik ve arama noktası kuruldu. Duruşmayı izlemek için gelenler burada tek tek aranarak içeri alındı.

Görevliler hariç hiç kimsenin araçlarıyla cezaevine gitmelerine izin verilmedi.

Araçlar otoparka çekilirken, servis araçlarıyla cezaevine ulaşım sağlandı.

Yaka kartı verilen katılımcılar duruşma salonuna girişte tek tek aranarak içeri alındı.

Cezaevi çevresinde de çok sayıda zırhlı araç ve çevik kuvvet polisi konuşlandırıldı.