Beyin avcılığında son nokta

Dünyanın en büyük uluslararası araştırma fuar ve yarışması olarak bilinen ISEF’te Türkiye’den bu yıl 8 proje var.

13.05.2011 - 17:01

Beyin avcılığında son nokta

Dünyada bugüne kadar 7 milyon kişiyi bilim ve matematiğe yönelten en büyük yarışma organizasyonu ISEF (International Science and Engineering Fair – Uluslararası Bilim ve Mühendislik Fuarı), ABD’nin Los Angeles kentinde sürüyor. Yarışmada Türkiye’den de 8 proje yer alıyor.

BU yıl 67 ülkeden 1,600’dan fazla öğrencinin finale kaldığı yarışmanın en büyük özelliği, geleceğin parlak beyinlerinin büyük üniversiteler ve burs veren kurumlarca izlemeye alınması ve desteklenmesi.

Üniversite öncesi eğitimde dünyanın en büyük uluslararası araştırma fuar ve yarışması olarak bilinen ISEF’in fuar alanında finale kalan öğrenciler, kendi projelerini sergiledikleri standlara sahip. Öğrenciler burada projelerini doktora üstü bilimcilere, M.I.T., Oxford, Yale, Harvard gibi ünlü üniversitelerin temsilcilerine, araştırma kurumlarına ve burs veren yüzlerce firmaya sunma ve beğendirme şansı yakalıyor. Organizasyonu destekleyen yüzlerce kurum ve fon farklı alanlarda toplam 1 milyon dolar ödül dağıtıyor. İrili ufaklı ödül sertifikalarının sayısı 600’ü buluyor.

FİKİRLER KORUMA ALTINDA
ISEF’te ulusal elemelerin yapıldığı yarışmalarla başlayan ve büyük ödül töreniyle sona eren uzun ve kapsamlı organizasyon sürecinde temel hedef hem gençleri bilim ve teknolojiye yönlendirmek, hem de parlak beyinlerle destekleyici kurum ve firmalarla bir araya getirmek.

Peki gençlerin yarışmaya sundukları proje ve fikirler korunuyor mu? Intel ISEF’in ana sponsoru Intel Foundation’ın başkanı Wendy Hawkins’e göre birkaç yönlü koruma var; Yarışmaya katılan projelerin yüzde 20’sinden biraz fazlası zaten gelmeden önce ya patent alıyor ya da başvuru sürecine başlamış oluyor.

Geri kalanı için de ISEF’e katılma sertifikası önemli rol oynuyor. Projenin detaylı şekilde anlatıldığı ve ISEF heyetinin değerlendirmelerinin yer aldığı bu sertifika bir çeşit ‘noter tanıklığı’ yerine geçiyor. Yani fikir tamamen sahibine, yani öğrenciye ait; şahidi de ISEF heyeti.

Maddi destek, ileri eğitim olanakları ve fikirlerin korunması gibi uygulamalarla orijinal fikirlerin el üstünde tutulduğu yarışma, bu şekilde bilimsel rekabetin ve yaratıcılığın doruğa çıktığı küresel bir ‘beyin avcılığı’ faaliyetine dönüşmüş durumda. Bu ‘avcılıkta’ elbette kaybeden yok.

TÜRKİYE NE DURUMDA?
2002 yılından bu yana Türk öğrenciler ISEF’te ilginç bilimsel projelerle yarışıyor, Türkiye’nin adını bilim dünyasında duyuruyorlar. Türkiye geçtiğimiz yıllarda da ISEF’ten ödüllerle döndü. 2009 yılında yarışan beş Türk ekibinden ikisi, Takım Projeleri Büyük Ödülü ve Özel Ödül olmak üzere iki farklı ödüle layık görülmüştü. 2010 yılında da 59 ülkeden katılan yaklaşık 1600 öğrenciyle karşı mücadele eden gençlerimizin 7 projesinden üçü Türkiye’ye ödül getirdi. Türkiye’den bu yıl 8 proje ISEF’te finale kalarak Los Angeles’ta sergilenme şansı yakaladı.

Antioksidan maddelerden yapılmış mobilya boyasından laktik asit bakterisiyle sahlepsiz dondurma üretimine ve matematikte Euler doğrularıyla yeni bir sabit rakamın bulunduğu projeye kadar çok farklı fikirler Türkiye’yi temsil ediyor. Yarışmada büyük ödüller bu akşam açıklanıyor.

  • Etiketler :

Sayfa Yükleniyor...