Muş'un Bulanık ilçesinde iki kişinin ölümüyle sonuçlanan olaylarla ilgili dava güvenlik gerekçesiyle Ankara'ya gönderilmesinden sonraki ikinci celsesi, Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü.

Mahkeme başkanı İbrahim Kozan, önceki celsenin ara kararı doğrultusunda, olay anına ilişkin MOBESE ve temin edilen diğer kayıtlarla ilgili istenen raporun bilirkişi tarafından dosyaya gönderildiğini belirtti.

Bilirkişi raporunda, dosyadaki görüntülerde ''kesme, yapıştırma, montaj ve manipülasyon olmadığına yer verildiği'' bildirildi.

Söz alan şikayetçi avukatı Kadir Karaçelik, soruşturma aşamasında gizli tanık olarak ifadeleri alınan kişilerin mahkemede dinlenmesini, dosyadaki MOBESE ve diğer görüntülerle ilgili olarak TÜBİTAK'tan rapor alınmasını istediklerini kaydetti.

''Bulanık'taki olayların maktul Necmi Oral'ın öldürülmesinden sonra gerçekleştiği, buna karşın bilirkişi raporunda olayların ölüm olayının öncesinde meydana geldiğine yer verildiğini'' ileri süren Karaçelik, bilirkişi raporunda olayın seyrinin doğru takip edilmediğini savundu. Kesintisiz kayıt yapılamadığı için gerçeklerin ortaya çıkarılamadığını söyleyen Karaçelik, raporu tamamen kabul etmediklerini bildirdi.

Cumhuriyet Savcısı Adil Kubat, raporun uygun olduğunu ancak şikayetçi avukatların TÜBİTAK'tan rapor alınmasına ilişkin talebini mahkemenin takdirine bıraktığını söyledi. Kubat, gizli tanıkların dinlenmelerine ve kimliklerinin açıklanmasına gerek olmadığını belirtti.

Sanık avukatlarından Mustafa Remzi Toprak, bilirkişi raporunda, hiçbir ekleme ve çıkarma yapılmadığının belirtildiğini ve raporun uygun olduğunu söyledi.

Bulanık'taki gösterilere katılanların Van Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılamasının sürdürüldüğünü bildiren Toprak, sanıkların birçoğunun, ''Beni oyuna getirdiler. Yaptıklarımdan pişmanım'' benzeri beyanda bulunduğunu söyledi.

Görüntülerde sanıklara ait dükkanın yakıldığının yer aldığını ifade eden Toprak, dükkanda yanan eşyaların dışarı çıkarılmasına dahi izin verilmediğini kaydetti. Toprak, ''Bu şartlar altında, içerideki 5 kişi ile birlikte zor durumda bulunan müvekkilimin silahını kullanmaması hayatın olağan akışına uygun değildir'' dedi, tahliye ve beraat talebinde bulundu.

'GİZLİ TANIK İFADELERİ NEREDE VERİLDİ'
Katılan avukatlarından Abdulbaki Çelebi ise gizli tanıkların ifadelerini heyete göstererek, ''Bu ifadelerin kim tarafından verildiği, kimlerce, nerede, nasıl alındığı belli değil'' dedi.

Maktul Necmi Oral'ın saat 11.20'de vurulduğunu, telefon kayıtlarına göre sanıkların güvenlik güçlerini ilk olarak 11.30'da aradığını belirten Çelebi, Oral'ın ölümüne kadar sanıkların dükkanına saldırı olmadığını savundu.

''Saldırı olmuşsa da Oral'ın ölümünden sonra olmuş. Sanık Turan Bilen kapı önüne çıkıp 'Erkekseniz gelin' demiş. Bu, meşru müdafaa içindeki kişinin söyleyeceği söz müdür?'' diye konuştu.

Hatay'ın Dörtyol ilçesindeki olaylara işaret eden Çelebi, ''Esnafa saldırı hoşgörüyle karşılanmamalı ama esnaf da kendisini güvenlik güçlerinin yerine koyup meşru müdafaa gerekçesiyle insanları öldürmemeli'' dedi.

Çelebi, ilçede çalışan 3 gazetecinin tanık olarak dinlenmesini ve sanıkların tutukluluğunun devamını talep ettiklerini bildirdi.

Cumhuriyet Savcısı Kubat, katılan avukatlarının tanıkların dinlenmesi taleplerinin reddini ve sanıkların tahliyelerini talep etti.

DURUŞMADA TARTIŞMA
Mahkeme heyeti, daha sonra bir süre müzakerede bulundu. Duruşma salonuna dönen mahkeme heyetine, katılan avukatları tepki gösterdi.

Katılan avukatlarından Kadir Karaçelik, sanıkların tutukluluk durumlarıyla ilgili beyanda bulunmak istediklerini bildirdi.

Katılan avukatlarından Mehmet Nuri Özmen ise ''Heyetin müzakereye çekilmesinden sonra söz hakkı vermesinin anlamı yok. Bir karar vermişsiniz. Müzakere öncesinde dinlenmemiz gerekirdi'' dedi.

Mahkeme Başkanı Kozan da avukat Karaçelik'in bir önceki celsede söz aldığını ve ayrıntılı beyanda bulunduğunu, bu celse de dosyaya gelen yazılar ve bilirkişi raporlarıyla ilgili sözlerinin zapta geçirildiğini, bu nedenle tutuklama ve tahliyeye ilişkin taleplerini belirtme isteğinin ''hakkın kötüye kullanılması'' olarak değerlendirildiğini tutanağa geçirdi ve Karaçelik'in görüş belirtme isteğini reddetti.

Mahkeme heyeti, gizli tanıkların ve gazetecilerin tanık olarak dinlenmesi yönündeki talepleri reddetti.

Dosyadaki MOBESE ve diğer kayıtlarla ilgili konuda önceki celse karar verilmesi sebebiyle bu konudaki talepleri de reddeden heyet, maktul Necmi Oral'ın ölümüne neden olan mermi, merminin kullanıldığı silahın cins ve özellikleri ile Oral'ın direkt veya sekme sonucu ölüp ölmediğinin tespiti için İstanbul Adli Tıp Kurumundan rapor alınmasını kararlaştırdı.

''Toplanan deliller, dosya kapsamı, bilirkişi raporunu göz önünde bulunduran'' ve ''suç vasfında değişiklik olma ihtimalini'' dikkate alarak tutuklu sanıkların tahliyesine karar veren mahkeme heyeti duruşmayı erteledi.

Dava daha önce Samsun'da görülürken mahkemeyi izlemeye kapatılan DTP'nin Genel Başkanı Ahmet Türk de katılmıştı. Mahkeme sonrasında Türk bir kişinin yumruklu saldırısına uğramış ve burnu kırılmıştı.