Çelik'ten 'kaçırılma' iddiasına yanıt

PKK'nın kendisine yönelik kaçırma planı olduğu iddiasını değerlendiren AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Çelik, "Bu bilgi bana geldi. Gerekli tedbirler alınıyor. Bizim tavırlarımızdan her türlü ırkçı rahatsız olabilir" dedi.

Çelik'ten 'kaçırılma' iddiasına yanıt

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Hüseyin Çelik, partisince düzenlenen MYK sonrası bir basın toplantısı düzenledi.

Çelik, PKK'nın kendisinin de aralarında olduğu bazı AK Parti'li vekilleri kaçıracağına yönelik iddiaları değerlendirdi.

Çelik, "Bu bilgi bana geldi. Gerekli tedbirler alınıyor. Bizim tavırlarımızdan her türlü ırkçı rahatsız olabilir. Türkçü ırkçılar da, Kürtçü ırkçılar da hoşlanmıyor. Silahın olduğu yerde demokratık yarışma olmaz" dedi.

Çelik konuyla ilgili şunları söyledi:
''Bu bilgi bana geldi tabii gerekli tedbirler alındı, alınıyor. Daha önce şunu söylemiştim. PKK terör örgütü ve onun uzantıları, maraza çıkarmayan Kürdü Kürt saymıyor. Kürtçü olmayan Kürdü Kürt saymıyor. Kürtlere, 'ya benim gibi Kürt olacaksın ya da sana hayat hakkı tanımıyorum' diyor.

Devletimiz, milletimiz, bütün Türkiye'yi bütün toplumumuzu Doğu'suyla Batı'sıyla her türlü şer cephesine, her türlü terör örgütüne karşı halkımızı, milletimizi, devletimizi korumalıdır. Bence bugün en önemli görevlerimizden birisi Kürtleri PKK'ya karşı korumaktır.''

Kemal Burkay ve Orhan Miroğlu gibi PKK'lı olmayan Kürt aydınlarının tehdit edildiğini anımsatan Çelik, ''Leyla Zana hoşlarına gitmeyecek bir iki şey söyledi yıllarca içlerinde olmasına rağmen hemen ağzına biber sürdüler. Bizim yaptıklarımızdan, konuşmalarımızdan her türlü ırkçılar hoşlanmayabilir. Türkçü ırkçılar da Kürtçü ırkçılar da hoşlanmıyor. Bu bizim doğru yolda olduğumuzu gösteriyor'' dedi.

Çelik, şöyle devam etti:
''Birileri bizim için kötülük düşünüyor diye, canımıza kast etmek niyetindedir diye biz bu doğruları söylemekten geri durmayacağız, vazgeçmeyeceğiz. Eğer bunu yapmaya devam ederse PKK ve PKK'nın uzantıları, barış ve demokrasi kelimelerini bundan sonra kesinlikle kullanmamalılar. Barış kelimesini kirletmeye kimsenin hakkı olmamalıdır. BDP, PKK'nın yedeğinde siyaset yapmaktan vazgeçmelidir. Silahın olduğu yerde demokrasi olmaz...

Terör örgütü mensuplarının, şunun bunun şahsımla yüz yüze gelerek veya telefonla öyle bir şey sözkonusu değil. Ancak bu söylediğiniz şey, ülkenin istihbaratının temin ettiği bir şeydir. Bunu detayına da açıkçası girmek istemem. Şahsımla ilgili olduğu için de şahsımı çok ön plana çıkarıp onunla ilgili bir tartışmaya da girmek istemem. Doğru yolda olduğumuz için birileri bize zarar verecekse, vallahi onu da kamuoyunun takdirine bırakırım.''

"ESED PKK'YA KOL KANAT GERİYOR"
Hüseyin Çelik, terörle mücadele ile Suriye meselesinin iç içe geçmeye başladığını belirterek, ''Şu anda Beşşar Esed, 'Düşmanım düşmanı, dostumdur' mantığı ile hareket ediyor. Yani PKK'ya kol kanat gerdiği, PKK'yı Türkiye'ye karşı kullandığı artık ayan beyan bilinen bir meseledir'' diye konuştu.

Son dönemde terörle mücadele konusuyla Suriye meselesinin iç içe geçmeye başladığını vurgulayan Çelik, şöyle konuştu: ''Malum Hafız Esed de PKK terör örgütüne destek veren, maalesef bir devlet başkanıydı. Sonra Abdullah Öcalan'ın Suriye'den çıkarılmasıyla ilişkiler normale bindi, ancak şu anda Beşşar Esed, 'düşmanımın düşmanı dostumdur' mantığıyla hareket ediyor. PKK'ya kol kanat gerdi, PKK'yı Türkiye'ye karşı kullandığı artık ayan beyan bilinen meseledir.

Spesifik olarak şu olayda parmağı vardır şeklinde belki bir örnekten ziyade, ama bütün istihbari unsurlar bu paslaşmanın ve maalesef PKK terör örgütüyle Beşşar Esed güçlerinin iç içe geçmişliğini ortaya koymaktadır bunu da kamuoyunun bilmesi gerekiyor. PKK ile iç içe geçmiş olan Esed yönetimine CHP'nin halen sempatiyle bakmasına biz halkımıza, toplumumuza, bu acılar içerisinde, şehit acıları içerisinde kıvranan toplumumuza anlatamayız. CHP hiç anlatamaz.''

"ASKERİ EĞİTİM YAPILMIYOR"
Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ'ın, kampları gezerken, yaşlı bir kadının kendisi için 'gelmesinler, yanında medya var çünkü' dediğini anlatan Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Yaşlı kadın, 'benim oğlum öğretmen, orada Suriye televizyonunda beni görürler de oğluma zarar verirler, ödüm kopuyor' demiş. Bu son derece insanı birşey. Siz orada ülkenize kaçmış gelmiş sığınmış olan insanlara ziyarete gideceksiniz, onun rızası gerekmiyor mu?

Orada bir askeri eğitim yapılmıyor, orada Türkiye herkesten gizlediği herhangi bir etkinlik içerisinde, faaliyet içerisinde değil, bunun bilinmesi gerekiyor. Sadece o insanların talepleri gereği biz bu hassasiyete saygı duyuyoruz.

"ŞOVUNU BAŞKA YERDE YAPSIN"
Yeni bir gelişme var. TBMM İnsan Hakları Komisyonu bir talepte bulundu, Dışişleri Bakanlığı falan gerekli değerlendirmeler yapıldı, o insanlarla da görüşüldü. CHP şov yapmak istiyorsa, şovunu başka yerde yapsın. Meselenin özü bu. Ne askeri eğitim yapılan bir yer, ne mühimmat kampı şeklinde, burası mülteci kampıdır, o insanlar tekrar günün birinde gidip muhaliflere katılıp savaşabilir mi? Tabi ki savaşa bilir, bu gizlenen birşey değil.''

Çelik, TBMM Başkanı Cemil Çiçek'in Teröre Karşı Ulusal Mutabakat Metni önerisi ile ilgili, ''Bu teklif çıkışı itibarıyla iyi niyetlidir, teröre karşı herkesin ortak tavır takınmasını talep etmesi son derece anlamlıdır, ama usul ve yöntem itibarıyla kendi içerisinde bazı sıkıntılar barındırdığını ifade etmek durumundayım'' şeklinde konuştu.

  • Etiketler :

Sayfa Yükleniyor...