CHP Genel Sekreteri ve Parti Sözcüsü Bihlun Tamaylıgil, Merkez Yönetim Kurulu toplantısı sonrası konuştu.

Halkın en önemli sorununun işsizlik olduğunu belirten Tamaylıgil, ''12 Şubat 2011 günü, yani işsizliğin en yüksek orana ulaştığı Adana'da, 'İşsizlik kader değildir' mitingini düzenliyoruz'' dedi.

Tamaylıgil, mitingde, işsizliğin ağır yükünü taşıyanların içinde bulunduğu durumun dile getirileceğini, mitingin halkın sesi olacağını söyledi.

Türkiye'de en önemli gündemin işsizlik olduğunu ifade eden Tamaylıgil, ''İşsizliği çözmemekte, işsizliğe çare bulamamakta ve işsizliği gündemin ilk maddesi olarak görmemekte direnen AKP iktidarının ve uygulamalarının karşısında yüksek bir sesi ortaya koymak maksadıyla 12 Şubat 2011 günü Adana'da, yani işsizliğin en yüksek orana ulaştığı Adana'da, 'İşsizlik kader değildir' mitingini düzenliyoruz'' dedi.

Hükümetin yönetime talip olduğunda ''3Y'' ile mücadele edeceğini söylediğini anımsatan Tamaylıgil, bunların yoksulluk, yolsuzluklar ve yasaklar olduğunu belirtti.

Yolsuzluklar konusunda ortaya çıkan önemli bir rapor olduğunu dile getiren Tamaylıgil, bu raporun Uluslararası Şeffaflık Örgütü'nün 2010 yılı raporu olduğunu bildirdi.

Raporla ilgili olarak 86 ülkede çalışma yapıldığını, 91 bin 500 kişiyle görüşüldüğünü anlatan Tamaylıgil, şöyle devam etti:

''Türkiye'de sormuşlar, 'acaba son 3 yılda yolsuzluklar azaldı mı azalmadı mı?' Çıkan oran çok dikkat çekici. Çıkan oran diyor ki, yüzde 28 azaldı, yüzde 57 azalmadı. Yüzde 57 bu artışı dile getiriyor. Dünyayla karşılaştırdıklarında ise çıkan tabloya baktığınızda bir rüşvet başlığı ortaya çıkıyor.

'İşinizi yapmak için ne kadar oranda rüşvet gündeme geliyor' diye sorulduğunda, yüzde 33'lük bir oran bu konuda işinin görülmesi için rüşvetin gündemde olduğunu söylüyor. Bu oran AB ülkelerinde yüzde 5, Asya Pasifik ülkelerinde bu oran yüzde 11. Yani bakıyorsunuz Türkiye burada da birinci sıraya yerleşmiş. Şimdi 'yoksulluk, yolsuzluk ve yasaklarla mücadele edeceğiz' diyenler ve ortaya çıkan bu tablo karşısında hangi mücadeleyi gerçekleştirdiklerini sorduğumuzda umarım bir cevapları vardır, bu soruyu sorduğumuzda dile getirebilirler.''