CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin İstanbul İl Başkanlığı binasının açılışında konuştu.

İstanbul adayı Mustafa Sarıgül ile birlikte partililerin karşısına çıkan CHP Lideri, Başbakan Erdoğan'ın eleştirilerine yanıt verdi.

Kılıçdaroğlu, CHP İstanbul İl Başkanlığı binasının da içinde bulunduğu "CHP İstanbul İktidara Hazırlık Merkezi"nin açılışındaki konuşmasına, "Bugün İstanbul'da 9 şiddetinde bir deprem oldu. Adı 'halkın depremi.' Halk temiz siyaset istiyor, hırsızlık istemiyor, kul hakkı yiyeni affetmek istemiyor, kendi çıkarlarının korunmasını istiyor. Ben yaşamımı halka feda eden bir liderim, yaşamım size feda olsun" sözleriyle başladı.

'DEĞİL GENEL MÜDÜR CHP'NİN BEKÇİSİ OLMAK BENİM İÇİN ONUR'
"Türkiye Cumhuriyeti'nin bir diktatör tarafından yönetildiğini artık herkes biliyor" diyen Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

"9 şiddetinde deprem oldu dedim ama acaba o duyar mı? Duymuyorsa, ona duyuracağız sesimizi. Benimle kısır çekişmenin içine girmek istiyor. Diyor ki; 'CHP'nin genel müdürü.' Sen önce şunu bil; Cumhuriyet Halk Partisi'nin genel müdürü değil, bekçisi olmak benim için onurdur.

'SOKAKLARA ÇIK BAKALIM SANA NE DİYORLAR'
Sen Cumhuriyet Halk Partisi'nin ne olduğunu bilemezsin. Bana, 'Memur Kemal' dedi. 'Eyvallah' dedik. 'Çiftçi Kemal' dedi. 'Eyvallah' dedik. 'Esnaf Kemal' dedi. 'Eyvallah' dedik. 'Emekli Kemal' dedi. 'Eyvallah' dedik. Hepsiyle iftihar ederim. Sen sokaklara çık, bak bakalım sana ne diyorlar? Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ilk kez bir Başbakan, yolsuzluk yapanları savunuyor. Allah aşkına, hırsızı savunan adama 'Başbakan' denir mi?"

'SARIGÜL İSTANBUL'UN TRAFİK SORUNUNU 5 YILDA ÇÖZECEK'
Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin temiz, düzgün, kul hakkı yemeyen siyasete ihtiyacı olduğunu belirterek, İstanbul'a 20 yılda yaklaşık 200 milyar dolar para harcandığını anlattı. Kılıçdaroğlu, "Nereye gitti bu paralar, sormayacak mıyız? Soracağız, Trafik sorununu 20 yılda çözmediler ama size sözüm var, size sözüm var, Sarıgül, 5 yıl içinde İstanbul'un trafik sorununu çözecek" diye konuştu.

El ele, kol kola, omuz omuza, tüyü bitmemiş yetimin hakkını korumak için çalışacaklarını, zalimin karşısında, mazlumun yanında olacaklarını dile getiren Kılıçdaroğlu, hiçbir yurttaşı ötekileştirmediklerini söyledi.

'SEN AYAKKABI KUTUSU PARTİSİSİN'
Kemal Kılıçdaroğlu, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın devlet içinde çeteler olduğunu söylediğini aktararak, "Bu çeteler, senin yolsuzluğunu ortaya çıkardıktan sonra mı aklına geldi Sormayacak mıyız biz bunu? Malı götüreceksin, 7 sülalen köşeyi dönecek, millete din, iman edebiyatı yapacaksın ve milleti kandıracaksın.

Artık kandırmayacaksın bu milleti. Buna izin vermeyeceğiz. Sen ayakkabı kutusu partisisin artık. 'Yırtık ayakkabıyla siyasete girdim' diyordu. O yırtık ayakkabıları koyduğu kutunun içinden şimdi milyon dolarlar çıkıyor. Tüyü bitmemiş yetimin hakkını yiyorsun sen" dedi.

'AKLINI BAŞINA TOPLA, MİLLETİN YAKASINDAN DÜŞ'
"Orduya haksız iddianamelerle, gölge düşürülüyor" dediklerinde, "Ergenekoncu" diye suçlandıklarını kaydeden Kılıçdaroğlu, Başbakan Erdoğan'a, "Yolsuzlukların ortaya çıkınca mı aklın başına geldi Sen samimi değilsin. Sana bir tek önerim var; aklını başına topla ve milletin yakasından düş" şeklinde seslendi.

'İSTANBUL'UN KİMLİĞİNİ YOK ETTİLER'
3 büyük imparatorluğa başkentlik yapmış İstanbul'un, dünyanın en güzel kenti olduğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, "İstanbul'un kimliğini yok ettiler, İstanbul'u rant alanına dönüştürdüler, İstanbul'dan beslendiler. Onların hortumlarını kesmek, İstanbullu'nun elinde. Hortumlarını kesin, Türkiye Cumhuriyeti tarihine, Türk demokrasisine en büyük katkıyı yapın sevgili İstanbullular" diye konuştu.

Kılıçdaroğlu, Başbakan Erdoğan'ın, cadde cadde, sokak sokak gezerek, olayları kapatmak istediğini savunarak, "Buna izin vermeyeceğiz. Kul hakkı yiyenden hesap sormak, benim boynumun borcudur" dedi.

Samsun'dan istifa eden 4 bakan ile Başbakan Erdoğan'ın mal varlığını açıklama çağrısı yaptığını dile getiren Kılıçdaroğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Açıklayamazsa, o artık bu ülkenin gönlünde yer alamaz, ona düzgün siyasetçi denmez, namuslu siyasetçi denmez. Ona ne deneceğini, o kendisi daha iyi bilir. Bizim bildiğimiz, halkına hesap vermeyen siyasetçi, namuslu siyasetçi değildir. Bütçe görüşmeleri yapıldı, Sayıştay raporları gelmiyor. Neden? Yolsuzlukları ortaya çıkmasın diye. Burnunuzdan fitil fitil getirecektir bu millet. Tüyü bitmemiş yetimin hakkını soracaktır bu millet. Ben bu millete güveniyorum, yiğit insanlara güveniyorum.

'TÜRKİYE'YE TEMİZ SİYASETİ GETİRECEĞİZ'
Buradan 76 milyon yurttaşıma sesleniyorum: Helal paranın ayakkabı kutusu içinde ne işi var? Haram paraysa, ey Recep Tayyip Erdoğan, o haram parayı hangi yüzle savunuyorsun sen? Cevap verebilir mi? Haramdan beslenen buna cevap veremez. Helal para kazananın, buna elbette bir cevabı vardır. Bütün yurttaşlarıma sesleniyorum: Çocuğunuz işsizse, sebebi bunlardır. Aylığınız azsa, sebebi bunlardır. Bunlar malı götürüyorlar. Vatandaşa da ufak tefek bir şeyler veriyorlar.

İstanbul'u alacağız, Türkiye'ye temiz siyaseti getireceğiz, kul hakkı yemeyeceğiz, kul hakkı yiyenden hesap soracağız, her yurttaşın derdiyle ilgilenmeyi namuslu bir görev kabul edeceğiz. Siz hiç bir ülkenin Başbakanının, hırsızları serbest bırakıp polisin peşine düştüğünü gördüğünü gördünüz mü? Siz hiçbir ülkenin başbakanının, hırsızları serbest bırakıp, savcıların peşine düştüğünü gördünüz mü Şimdi gördünüz. O ülkenin adı Türkiye Cumhuriyeti, o ülkenin Başbakanı, söylediğim gibi hırsızlıkları, rüşveti koruyan Başbakanın adı Recep Tayyip Erdoğan."

'DİNDAR YURTTAŞLARIMA SESLENİYORUM'
Kemal Kılıçdaroğlu, herkesin ayrı ayrı görevleri bulunduğunu belirterek, vatandaşlara, "Benim görevim var. Gideceksiniz kahvede, lokantada anlatacaksınız. Sizin de göreviniz var. Bütün mütedeyyin, dindar yurttaşlarıma sesleniyorum: Düne kadar Adalet ve Kalkınma Partisi'ne şu veya bu şekilde oy verdiniz. Herhangi bir partiye oy veren yurttaşımı hiçbir zaman suçlamadım. Demokrasi içinde bunu olağan bir gelişme kabul ettim. Ama ilk kez elinizi vicdanınıza koyun ve sandığın başına öyle gidin. Kul hakkı yiyene oy verirseniz siz de o günaha ortak olursunuz. Bunu size söylemeyi bir boyun borcu olarak kabul ediyorum" diye seslendi.

'SEN ÇETE REİSİSİN'
"Cemaatle iktidar çarpışıyor" şeklinde ifadeler kullanıldığına değinen Kılıçdaroğlu, "Ben cemaat falan ya da başka bir şey anlamam. Benim anladığım şu: Ülkeyi kim yönetiyorsa, benim muhatabım odur. Devletin içinde çete varsa, 11 yıldır neden sesin çıkmadı, neden konuşmadın? Yolsuzluğun ortaya çıkınca mı çete aklına geliyor? Sen çete reisisin ve bu milletin tüyü bitmemiş yetiminin hakkını yiyorsun" dedi.

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, İstanbul'u bir uygarlık kenti haline getirmek ve eski kimliğine kavuşturmak gerektiğini vurgulayarak, Mustafa Sarıgül'ü yanına davet etti.

Hiç kimseyi ötekileştirmeyeceklerini kaydeden Kılıçdaroğlu, "İstanbul'u alacağız, göreceksiniz. Sevgi, barış, dostluk, İstanbul, Türkiye, dünya kazanacak, en önemlisi, demokrasi kazanacak" ifadelerini kullandı.

Konuşmasının ardından Kılıçdaroğlu, açılış kurdelesini CHP Genel Başkan Yardımcısı Umut Oran, Genel Sekreter Bihlun Tamaylıgil, Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Mustafa Sarıgül, İl Başkanı Oğuz Kaan Salıcı ve bazı milletvekilleriyle kesti.

Kurdeleyi kesmeden önce Kılıçdaroğlu, "Kurdeleyi kesiyoruz, binayı açıyoruz, aslında bu, iktidarın kapısını açmaktır. Sarıgül'ü önce Allah'a sonra size emanet ediyorum. O karış karış İstanbul'u gezecek, herkesle görüşecek, kimseyi ayırmayacak. Türkiye bizden çok şey bekliyor. Bozulan dengelerin, kırılan ilişkilerin tamir edilmesini bekliyor, bozulan ekonominin düzeltilmesini istiyor.

Bizim sorumluğumuz büyük ama unutmayın bizim gücümüz de büyük. Biz, gücümüzü halktan alırız, biz gücümüzü halka veririz, biz yaşamımızı halka feda ederiz. Biz siyaseti zenginleşme aracı olarak kullanmayız; bizim için siyaset halka adanmışlıktır. Biz kendimizi size adadık, sizin için çalışacağız" şeklinde konuştu.

COŞKUYLA KARŞILANDI
"CHP İstanbul İktidara Hazırlık Merkezi"nin açılışını yapmak üzere İstanbul'a gelen Kılıçdaroğlu, partisinin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Mustafa Sarıgül ve beraberindeki heyetle parti otobüsüyle saat 12.00 civarında merkezi açmak üzere 4. Levent'e hareket etti.

Havalimanı dahil olmak üzere özellikle E-5 Karayolu üzerinde katılım olan konvoyun önü Yenibosna, Şirinevler, Bakırköy, Zeytinburnu, Merter, Cevizlibağ, Topkapı, Okmeydanı, Çağlayan, Mecidiyeköy ve Levent mevkilerinde sık sık kesildi. Kılıçdaroğlu ve Sarıgül, partilileri otobüsten selamladı.

HAVALİMANINDAN 5 SAATTE GELDİ
Partililer, konvoy güzergahı boyunca havai fişek atarken, zaman zaman halk oyunları gösterisi de yaptı. Güzergah boyunca Kılıçdaroğlu ve Sarıgül lehine pankart açan vatandaşlar, slogan attı.

Konvoy, açılışı yapılacak merkezin önüne, ilgi nedeniyle saat 17.00'de ulaşabildi.

İçerisinde partinin yeni il binasının da bulunduğu merkezin önünde saat 13.00'te toplanan partililer, sık sık "Çare Sarıgül", "Başbakan Kemal", "Başkan Sarıgül", "El ele kol kola, omuz omuza" şeklinde slogan attı.

Partililer, "Çare CHP", "Çare Sarıgül", "El ele, kol kola, omuz omuza" yazılı dövizler ve Kılıçdaroğlu, Sarıgül ile ilçe belediye başkan aday adaylarının fotoğraflarını taşıdı.