NTV

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Asgari ücreti hiçbir zaman enflasyonun altına düşürmedik

Anadolu Ajansı

Türkiye
erdoğan sinop.jpg

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni asgari ücrete ilişkin, "15 yılda asgari ücreti yaklaşık 9 kat artırmış olduk ve hiçbir zaman da enflasyonun altına düşürmedik" diye konuştu.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Atatürk Spor Salonu'nda düzenlenen partisinin Sinop 6. Olağan İl Kongresi'ne katılarak partililere hitap etti.

"ELİNE DİLİNE DURSUN"

Dün asgari ücretin açıklandığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:

"Dün açıklanan asgari ücreti beyefendiler beğenmiyor. Şimdi ben milletime söylüyorum, 2002 yılında hükümete geldiğimizde asgari ücret 184 liraydı. Biz bunu geçen yıl bin 404'e çıkarmıştık. Şimdi ise 14,3 artışla bin 603 liraya çıktı. Eline diline dursun ya, nereden nereye. Bu rakam, asgari ücret evli olmasına, çocuklarının sayısına göre daha da artabiliyor. 100 lirayı bulabiliyor. Böylece 15 yılda asgari ücreti yaklaşık 9 kat artırmış olduk. Hiçbir zaman da enflasyonun altına düşürmedik. İstihdamı teşvik etmek için bu asgari ücrete 100 lira işveren teşviki uyguluyoruz."

Erdoğan, Türkiye büyüdükçe, güçlendikçe, zenginleştikçe bundan 80 milyon vatandaşın ve 81 ilin payına düşeni alacağını belirtti. Erdoğan, "Kişi başına düşen milli gelirimiz, geldiğimizde neydi 3 bin 500 dolardı. O zaman asgari ücret de 184 liraydı. Bugün kişi başına düşen milli gelirimiz ne oldu 11 bin dolar. Asgari ücret çok daha büyük bir artışla bin 603 lira. Milli gelirimiz, 2023 için hedeflediğimiz 25 bin dolara ulaştığında asgari ücretin nereye çıkacağını varın siz hesap edin. Bu asgari ücretin ülkemize, çalışanlarımıza, işverenlerimize hayırlı olmasını diliyorum" diye konuştu.

Kendileri için siyasetin bir amaç değil araç olduğuna işaret eden Erdoğan, siyasetin ikbal, makam ve mevki kapısı değil, millete hizmet etmenin, Türkiye'yi layık olduğu seviyelere taşımanın bir vasıtası olduğunu söyledi.

Bir taraftan Türkiye'yi her alanda kalkındırmanın mücadelesini verirken aynı zamanda Türkiye'nin itibarına da itibar kattıklarını vurgulayan Erdoğan, Türkiye'nin, son 15 yılda hangi sorumluluğu üstlenmişse hepsinin hakkını fazlasıyla verdiğini, hangi uluslararası örgütün dönem başkanlığını yapmışsa hepsine de damgasını vurduğunu dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2009-2010 döneminde Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi üyeliğine seçilip dünyadaki tüm mazlumların sesi olduklarını, 2015'te G- 20'nin dönem başkanlığını üstlenip büyümenin ve adaletin savunuculuğunu yaptıklarını, gençlere ve kadınlara yönelik gerçekleştirdikleri politikalarla da tüm ülkelerin takdirini kazandıklarını vurguladı.

İslam İşbirliği Teşkilatı'nın dönem başkanlığını da 2016'dan bu yana yürüttüklerini anımsatan Erdoğan, "İslam dünyasının sorunlarına çözüm bulmak, kardeş kavgasının önüne geçmek için yoğun gayret sarf ediyoruz. Filistin meselesi başta olmak üzere Müslümanların on yıllardır kanayan yaralarını sarmanın mücadelesini veriyoruz. Kudüs'ü hedef alan bir adım üzerine 13 Aralık'ta İstanbul'da düzenlediğimiz o tarihi zirve, İslam dünyası açısından bir dönüm noktası olmuştur. Böylece İslam dünyası, Kudüs'e sahip çıktığını, Filistinlilerin asla yalnız olmadığını İstanbul'dan tüm dünyaya ilan etti."

"DİPLOMATİK ZAFERE İMZA ATTIK"

Artık Filistin'in başkentinin Kudüs olduğunu belirten Erdoğan, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'ndaki tarihi oylamayla ABD yönetiminin Kudüs'le ilgili kararının hukuksuzluğunun en üst düzeyde tescillendiğini ifade etti.

"Üç hafta gibi çok kısa süre içerisinde dostlarımızın ve kardeşlerimizin de desteğiyle gerçekten büyük bir diplomatik zafere imza attık." diyen Erdoğan, Türkiye'nin Kudüs konusundaki dik ve kararlı duruşunun dünyanın dört bir köşesinde takdir edildiğini gördüklerini, Müslümanlar arasında da Türkiye ve Türk milletine yönelik ciddi bir teveccüh olduğunu anlattı.

Endonezya'dan Malezya'ya, Filistin'den Sudan ve Mısır'a kadar halkın, Türk milletine karşı sınır tanımayan bir coşku ve heyecan beslediğini aktaran Erdoğan, şöyle devam etti:

"Kudüs meselesi sadece Türkiye'nin veya sadece Müslümanların meselesi değil. Kudüs meselesi hem Müslümanların hem Hristiyanların hem de tüm insanlığın meselesi. Ben İslam ülkelerinin liderlerini ararken bir diğer taraftan Hristiyan dünyasının liderlerini de aradım. Papa hazretlerini de aradım, Sayın Putin'i aradım ve Bağlantısızlar Bloğu'nun başında Sayın Maduro'yu, dönem başkanı, Endonezya Devlet Başkanını da aradım. Arap Ligi'nin Başkanı Kral 2. Abdullah, onunla gayet iyi diyalog içinde bu çalışmaları yürüttük ve sonunda hamdolsun başarıyı yakaladık. Amerika'nın yanında İsrail vardı. İsrail'in dışında da Sinop'un ufak ilçe veyahut mahalleleri, o mahallelerin büyüklüğünde bazı devletçikler vardı."

''CUMA GÜNÜ FRANSA'YA GİDİYORUM"

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Erdoğan, teşekkür için de bu ülkelerin liderlerini aradığını ve aramaya devam ettiğini vurgulayarak, dün Papa'yı arayıp hem teşekkür ettiğini hem de iadeiziyaret yapmak istediğini söylediğini belirtti.

Rusya, İran, Türkiye olarak Suriye'de yoğun bir çalışmaları olduğuna değinen Erdoğan, "Cuma günü Fransa'ya gidiyorum. Fransa'da yine aynı şekilde Türkiye-Fransa ikili ilişkilerini masaya yatıracağız" dedi.

Sudan, Çad ve Tunus ziyaretlerini hatırlatan Erdoğan, bu ülkelerde on binlerin ellerinde Türk bayraklarıyla hasret ve coşkuyla kendilerini karşıladıklarını aktardı.

Erdoğan, gittikleri her yerde Türk milletine çok büyük bir muhabbet gösterildiğine şahit olduklarını vurgulayarak, kendilerinin de gerek imzaladıkları ikili anlaşmalar gerekse orada yaptıkları konuşmalarla bu ilgi ve beklentinin hakkını vermeye çalıştıklarını söyledi.

Her üç ülkeyle de ticareti geliştirecek, beşeri bağları güçlendirecek, tüm tarafların kazançlı çıkacağı yeni iş birliği projelerini mutabakata vardırmak suretiyle imzaladıklarına işaret eden Erdoğan, önümüzdeki yıllarda bunların semerelerini almaya başlayacaklarını bildirdi.

Her yurt dışı ziyaretlerinde, "Kainat boşluk kabul etmez, gidemediğin yer senin değildir" gerçeğini gördüklerini belirten Erdoğan, şunları kaydetti:

"Bu coğrafyalar bizim yıllarca ihmal ettiğimiz, adeta sırtımızı döndüğümüz, birilerinin her fırsatta 'Bizim ne işimiz var' dediği yerler. Bakıyorsunuz Çad ve Sudan gibi beş asırlık bağlarımızın olduğu ülkelere bugüne kadar Cumhurbaşkanı düzeyinde hiç ziyaret yapılmamış. Yer altı, yer üstü kaynakları olarak zengin olmalarına rağmen bu ülkelerin Türkiye ile ilişkileri uzun yıllar hiç gelişmemiş, ilerlememiş. Ticari ilişkilerimiz 15 sene öncesine kadar yok mesabesinde kalmış. Hamdolsun, nasıl yurt içinde ulaşılmadık yer bırakmıyorsak yurt dışında da kapısını çalmadığımız kardeşimizi bırakmıyoruz."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Milletimiz nasıl 16 Nisan'da kendisini İzmir'de denize dökmekten bahsedenleri sandığa gömmüşse, 15 Temmuz kahramanlarına küfür edenleri de 2019'da aynı akıbete uğratacaktır" ifadesini kullandı.

"Biz diğer partiler gibi asla olamayız" diyen Erdoğan, şöyle konuştu:

"Biz ana muhalefet gibi 3 kuruşluk menfaat için ülke ve millet düşmanlarına payandalık yapamayız. Bizim hamdolsun kimseye diyet borcumuz yok. Bizim medya baronlarına, terör ağalarına, siyaset mühendislerine minnet borcumuz yok. Biz siyasette Hakk'ın ve halkın rızasını kazanmak için varız."

ETİKETLER