Selahattin Demirtaş’tan Cizre açıklaması

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Şırnak’ın Cizre ilçesinde yaralıların bulunduğu belirtilen binayla ilgili olarak, “Kanaatimiz odur ki bu insanların hepsi öldürüldü” dedi.

Anadolu Ajansı 09.02.2016 - 16:04

Selahattin Demirtaş’tan Cizre açıklaması

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda konuştu.

Demirtaş, şöyle konuştu:

"Bilgi kirlilikleri bir tarafa, durum şudur: O sokakta birkaç binada toplam sayıları 70 ile 90 arası olan insan var. Bunların büyük bir kısmı sivil, bir kısmı Cizre'de henüz sokağa çıkma yasağı ilan edilmemişken dayanışma için oraya gitmiş üniversite öğrencileri, bir kısmı Cizre halkıdır. Cizre'nin diğer mahallelerinde operasyon sona ermiş durumda. Bu sokakta 20 günden bu yana bir abluka yaratılmış durumdadır. Sürekli tank, top atışı yapıyorlar. Bir çatışma yok. Tek taraflı o binalara ateş ediyorlar.

Kanaatimiz odur ki bu insanların hepsi öldürüldü. Bunu açıklamıyorlar. Şimdi toplu bir katliam yaptılar ve açıklayamıyorlar. Halkın tepkisini azaltabilmek için gün ve gün açıklıyorlar. Cenazeleri şimdi sokaklara dağıtıyorlar o cenazeler oradaymış gibi.

Hendek, barikat dediğiniz işin en kolay çözülecek kısmıdır. Ama hendeği, barikatı bahane ederek yaratılan bütün bu iç savaş ortamı, artık en zor çözülecek konudur. Başbakan Ahmet Davutoğlu, 'Müzakere masasını deviren Demirtaş'tır' diyor. Ne yapmışım ben?  Müzakere masasını devirmek için nasıl bir girişimde bulunmuşum  Bir tek cümlem var; 'Seni başkan yaptırmayacağız', değil mi?

İşte Davutoğlu, Dolmabahçe Mutabakatı'nın inkarından bu yana ilk defa konuştu ve doğru konuştu. İşte bu yüzden müzakere süreci bitti. Çünkü bunların barış görüşmelerinden anladığı şey bir barış ortamı yaratıp bunun üzerinden oy devşirip anayasa değişikliği ile başkanlığı kurtarmaktır. 'Kürt sorununun çözümü için başkanlıkta anlaşsaydınız' diyorlar. Ortada başkanlık yok ki. Diktatörlük var.

İşçi Partisi, derin devlet, Ergenekon ile işbirliği yapıp, 'yeter ki koltuğumu koruyayım, iktidardan düşmeyeyim' mantığıyla, iktidarının ve gücünün bir kısmını bunlara verdi.

Başbakan bir belge açıkladı. Master plan dedikleri belge Türkiye'nin gündeminde bile kalmadı. İçinde barış, insan yok. Silahlar nasıl susacak, ölümler nasıl duracak tek bir cümle ile yok.

Ülkenin başbakanları Abdullah Öcalan kadar bu konuda samimi olsalardı bin defa bu sorun çözülmüş ve ülkeye barış gelmişti. Çünkü; kendisinin oy, rant, koltuk kaygısı yok. ‘Ben hayattayken Türkiye'ye barış getirmek istiyorum’ diyor. Bunları diyen bir liderle değil, gidip Suudilerle, Katarla görüşüyorsun.

İmralı’yla görüşmeler devam etmiş, eğer sizin barış niyetiniz olsaydı şu kadar insan ölmeyecekti. Şehirler yakılıp, yıkılmayacaktı. Ne barikat ne hendek ne tank olacaktı. Kime zararı vardı?  Bir yıldır yaşadığımız savaşı yaşamak yerine 5 yıl müzakere etseydik kime ne zararı olabilirdi.

Suriyeli sığınmacılar için 10 milyar harcadıklarını söylüyorlar ya, külliyen yalandır. 1 milyar dolar bile harcamadılar. Külfeti toplum kendisi kendi omuzlarına aldı. 280 bin kadarı kamplarda kalıyor geri kalan milyonlarca insan Türkiye'nin her tarafına dağıldı.

Sadece Almanya'yı değil, AB kurumlarını ve üyesi ülkelerin tamamını, insan hakları meselelerini uluslararası ilişkilerde pazarlık malzemesi haline getirdikleri için eleştiriyoruz. Siz kendi değerlerinizi çiğneyerek mi Avrupa Birliği'ni koruyacaksınız?

Bu tablo içerisinde yeni anayasayı yapabilecek ne bir atmosfer var ne toplumsal psikoloji buna uygun, ne yasalar ne uygulamalar buna uygun. Tam bir faşizan ortamda yeni anayasayı tartışmanın bile imkanı yok. Biz komisyondayız fakat AKP'nin dayatmalarını teşhir etmek için oradayız. Yeni anayasa yapılabileceğine inancımız maalesef yok. AKP'nin başkanlık dışında hiçbir dayatması yok.”

Sayfa Yükleniyor...