NTV

Devlet Bahçeli'den koalisyon açıklaması

Anadolu Ajansı

Türkiye

MHP Lideri Devlet Bahçeli koalisyon sürecine ilişkin yaptığı açıklamada, "Tarihi demokrasi vazifesinden AKP ve CHP kaçmamalıdır. Davutoğlu, CHP ile koalisyonu cuma namazı sonrası kurmalı" dedi.

İlişkili Haberler

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Bu tarihi demokrasi vazifesinden ne AKP ne de CHP kaçmamalı, gevşekliğe ve bozgunculuğa prim vermemelidir. Sayın Davutoğlu, muhataplarıyla siyasi bagajlarını atarak temas ve diyaloglarını güçlendirmeli ve de CHP'yle koalisyonu yarın, değilse bile cuma namazını müteakip kurmalıdır" ifadesini kullandı.

Bahçeli, yazılı açıklamasında, ülkenin kanlı, karanlık ve kahredici bir çıkmazda adeta çırpındığını savunarak, "milli güvenlik duvarları birer birer yıkılırken, milli birlik ve bin yıllık kardeşlik hissiyatının yoğun saldırı ve şiddetli hasarlardan dolayı travma geçirdiğini" öne sürdü. 

Türkiye'nin kaldırılması çok zor, telafisi zaman alacak, beka düzeyindeki risk ve tehditlerin baskı ve kuşatması altında olduğunu ifade eden Bahçeli, "Manzara iç açıcı olmadığı gibi, muhtemel gelişmelerin yönü, umut verici ve teskin edici hiç değildir. Bugün yaşanan hazin, ibretlik ve yürek yaralayıcı olaylar zinciri AKP'nin 13 yıla yaklaşan iktidarının eseridir. Süreç ihanetinin terör örgütü PKK'ya sağladığı imkan ve kolaylıklar, teröristlerle yürütülen pazarlıkların milli bünyemizde açtığı derin yaralar nihayetinde ülkemizi yönetilemez hale getirmiştir. Bu yalın gerçeği herkes görmeli ve kabullenmelidir" değerlendirmesinde bulundu.

PKK'ya verilen onca tavizin bu "kanlı cinayet örgütüne" alan açtığını, cesaret verdiğini, dağ ve şehir kadrolarını tahkim ederek alçakça şımarttığını kaydeden Bahçeli, "Nitekim Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, kaçak saraydaki sekizinci muhtarlar buluşmasında yaptığı esef verici, her açıdan talihsiz konuşması, tavizkar politikaları ilk elden teyit ve ilan etmiştir. Erdoğan'ın, 'Bundan sonra ne devletin, ne hükümetin vereceği bir taviz, atacağı bir adım yoktur. Çünkü yapılması gereken her şey yapılmıştır' sözleri baştan sona itirafname şeklinde okunmalıdır" görüşünü savundu.

"TÜRKİYE'NİN ÜÇ SORUNU VAR"

"Erdoğan'ın 28 Şubat 2015'te Suudi Arabistan ziyaretine çıkmadan evvel PKK'yı ima ve işaret ederek söylediği, 'Ne istendi de verilmedi' beyanı henüz akıllardan çıkmayacak kadar tazedir" ifadesini kullanan Bahçeli, "Brüksel'den Oslo'ya kadar terör örgütüyle yapılan çok sayıda pazarlığın, Öcalan'ın özgürlüğünden üniter yapının yıkılıp eyalet sistemine geçilmesine dönük vaatlerin" AK Parti'nin "kirli sicilinin" sorgulanması gereken noktaları olduğunu ve bunların hepsinde Recep Tayyip Erdoğan'ın başlıca aktör olarak yer aldığını ileri sürdü.

Türkiye’nin şu anda belirgin üç ana sorunu bulunduğunu belirten Bahçeli, şu ifadeleri kullandı:

"Bunlardan birincisi Recep Tayyip Erdoğan, diğeri hain terör örgütü PKK, bir diğeri de bir kısım yandaş ve satılmış medya ve kalem sahibidir. Bu üç ana sorun alanı sürekli birbirini beslemekte, teşvik etmektedir. Türkiye'nin düzlüğe çıkması, belini doğrultması, feraha ve istikrara kavuşması sorun sacayağından kurtulmasına bağlıdır. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın geçmiş hatalarından ders almak ve dahası anayasal sorumluluklarına harfiyen uymak yerine hala tahrik edici bir üslupla gündem mimarisine özenmesi yadırgatıcı olduğu kadar fahiş bir yanlıştır. AKP'nin bir Türkiye partisi haline gelmesi, her şeyden önce Erdoğan'ın gölgeli ve arızalı mizaç ve yönlendirmesinden arınmasına bağlıdır."

"SORUMSUZCA BİR AÇIKLAMA"

Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun, bağımsız ve kendi ayakları üzerinde durmasının önemine işaret eden Bahçeli, AK Parti-CHP arasındaki koalisyon görüşmelerine ilişkin de değerlendirmede bulundu.

Bahçeli, "Türkiye yakılıp yıkılırken Erdoğan’ın koalisyon bilirkişisi gibi ahkam kesmesi, yetki ve görev sınırlarından üst üste taşması kabul ve izah edilemeyecek bir edep noksanlığıdır" ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, "Kendi ilkeleriyle karşı düşüncenin örtüşmesi lazım herhalde. Örtüşmüyorsa intihar edecek hali yoktur" ifadesini, "sorumsuzca" açıklama olarak nitelendiren Bahçeli, şöyle devam etti:

"20 Temmuz'dan bu yana geçen üç haftalık sürede 36 vatan evladının şehadetiyle milli yürekler kavrulmuşken, Erdoğan'ın siyasi ikbal ve seçim hesabı yapması, bu aziz ülkeye yapılacak en büyük kötülüktür. Erdoğan mutlaka ıslah olmalı, şahsına çeki düzen vermelidir. AKP-CHP arasında süren ve yarın saat 14.00’te yapılacak önemli koalisyon buluşmasının arifesinde Erdoğan'ın üçüncü muhatap olarak devrede olması, demokrasinin ruhuna kastetmektir. Hükümeti kurma görevi Sayın Davutoğlu’ndadır. En güçlü ve muhtemel koalisyon ortağı olarak da CHP ön plandadır. AKP-CHP arasındaki görüşmeleri sabote etmek, kurulması an meselesi bir koalisyon hükümetini dinamitleyerek, seçimlerin yenilenmesine çalışmak milli iradeye savaş açmakla özdeştir. Siyasi normalleşmenin önünde en büyük kasis ve engel şeklinde duran Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın buna hiç hakkı yoktur. AKP, bir kişinin pençesine düşmüş, bir kişinin koyu vesayetine mahkum edilmiş bir parti olmamalıdır. Buna en başta Sayın Davutoğlu itiraz etmelidir. Anayasa’nın 116. maddesiyle ilgili esneme payının olmadığını, hükümet kurulmasıyla ilgili sürenin azaldığını belirli aralıklarla iddia eden Erdoğan'ın susması, seviyeli davranması en doğru seçenektir. Kaldı ki anayasanın mezkur maddesi kesin bir hüküm olmayıp, gerektiği ve takdir edildiği durumda uzayabilecek, sonuç itibariyle Türkiye hükümetsiz bırakılamayacaktır."

"BU VAZİFEDEN NE AKP NE CHP KAÇMALI"

AK Parti ile CHP'nin, Türkiye'nin bu ateşle çevrili ortamında, ister reform veya icraat isterse de restorasyon hükümeti olsun, hemen bir koalisyon kurmalarını şart gördüklerini belirten Bahçeli, şunları kaydetti:

"Bu tarihi demokrasi vazifesinden ne AKP ne de CHP kaçmamalı, gevşekliğe ve bozgunculuğa prim vermemelidir. Eğer ki Erdoğan'ın telkin ve tavsiyesiyle Sayın Davutoğlu'nun partimizi ziyareti planlanıyorsa, bilinsin ki bu danışıklı dövüş şeklindeki görüşme düşüncesi cevap bulmayacak ve gerçekleşmeyecektir. Sayın Davutoğlu, muhataplarıyla siyasi bagajlarını atarak temas ve diyaloglarını güçlendirmeli ve de CHP'yle koalisyonu yarın, değilse bile cuma namazını müteakip kurmalıdır. Milliyetçi Hareket Partisi'nin samimi beklentisi budur."

ETİKETLER