Erdoğan: CNN'in dalkavuğu

Başbakan Erdoğan, Gezi Parkı eylemlerinin yıldönümünde Taksim Meydanı'nda polis tarafından bir süre alıkonulan CNN International muhabiri Ivan Watson'a tepki gösterdi. Watson için “CNN'in dalkavuğu” ifadesini kullanan Erdoğan, “Bunlar ajan görevi icra ediyor” diye konuştu.

Erdoğan: CNN'in dalkavuğu

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda konuşma yaptı.

Başbakan Erdoğan’ın konuşmasından satır başları şöyle;

"Biz Ağrı ve Yalova’da çıkan sonuçları değerlendiriyoruz. CHP ve MHP’nin ibretlik dersler almasını tavsiye ederim. 1 Haziran'da MHP’nin esamesi okunmadı. CHP sadece Yalova üzerinden bir başarı tablosu çıkarmaya çalışıyor. Doğu’da AK Parti’nin karşısında BDP’den başka parti var mı? Türkiye’nin 81 ilinde AK Parti var. CHP ve MHP'nin toplam oyları bile bize yetişmiyor.

'ÇATI ÇÖKTÜ'
1 Haziran seçimleri cumhurbaşkanlığı için bir gösterge olacaksa, bir kamuoyu yoklaması olacaksa ortaya çıkan sonuç, çatının bir kez daha uçtuğudur, çöktüğüdür. Çatı su sızdırmaya devam ediyor, çatı bir kez daha çatladı.

Gezi olaylarının yıldönümünde yine CHP’liler vardı. Polisle çatışmaya girilmesi için çağrı yaptılar. Kaos senaryosu gerçekleşmedi. Bundan önceki Gezi’de bunlara lojistik destek varan sermaye vardı. Lüks kafelerden ellerinde telefonlarla çağrı yapanlar avuçlarını yaladılar.

CNN MUHABİRİNE TEPKİ
O CNN International'in dalkavuğu orada bir şeyler yapmaya çalışıyor. Geçen yıl 8 saat aralıksız yayın yaptı. Şimdi de suçüstü yakalandı. Bunlar görevli, bunlar ajan görevi icra ediyor.

Polisin savunma hakkı yok, böyle bir şey olabilir mi? Sen bunu git de ABD’de, Avrupa’da yap bakalım.

'BAŞBAKANLIK OFİSİ'Nİ YAKMAYA ÇALIŞTILAR'
Bir tane sanatçı müsveddesi hala ‘Bunun bir ağaç mevzusu olduğunu anlamadınız mı?’ diyor. Ellerine geçirilen dozerle yolları kaldırdılar. Başbakanlık Ofisi’ni molotofla yakma girişiminde bulundular.

'BİR KAPIDAN ALIP, DİĞER KAPIDAN BIRAKIYOR'
Öyle bir paralel yapı var ki, bir kapıdan alıyor, bir kapıdan bırakıyor. Sokağı gençleri kullanarak darbe gerçekleştirerek, milleti iktidardan ulaştırmak istiyorlar. Bu amaçta her yolu mübah görüyorlar. Hukuk, sandık, milli irade umurlarında değil.

'DEMOKRASİ SANDIKTAN GEÇER'
‘Demokrasi sandık değildir veya demokrasi sadece sandık değildir" mantığını ben kabul etmiyorum. Kim bu ifadeyi kullanırsa kullansın, kabul etmiyorum. Demokrasi sandıktan geçer. Öyle veya böyle sandıktan geçer. Adama sorarlar, 'demokrasi sandık değilse nedir? Bunu bana anlat' derler. O zaman ne diyeceksin? Sandıktan gitmeyeceksen, nereden gideceksin.

SAKIK'A: AYNAYA BAK
Ağrı’da seçimi kazanan kişi (Sırrı Sakık), ‘Devlet terörü’ diyor. Bu ülkede devlet teröründen bahseden bir insan, önce aynaya bakmalıdır. Sen terörün desteğiyle belediye başkanı seçildin. AK Parti'nin belediyelerinin olduğu yerde kan mı vardı, kan varsa sizin olduğunuz yerde var. Bak; Diyarbakır'da annelerin oturma eylemine tahammül edemediniz. Onların çocuklarını dağa kaçıranlar, size destek veren bölücü terör örgütüydü.

Şu anda çocukları getirip ailelerine teslim etmeniz lazım. Adresleri çok iyi biliyorsunuz. B planı, C planı devreye girecek. Barış barış diyor. Biz olmazsak burada kan olur diyor. Bazıları taciz, bazıları öldürülüyor.

'İHTİLAL AŞIKLARI GELDİKLERİ GİBİ GİTTİ'
Elinde sopayla, molotofla değil, nefret söylemiyle değil; AK Parti seçmeni sabırla meydana geldi. Mısır’da, Ukrayna’da yaşananların Türkiye’de yaşanmasına izin vermedik. Bu ihtilal aşıklarının geldikleri gibi gitmelerini sağladık. Sokak eylemleriyle ihtilal yapamayanlar paralel yargı eliyle bir başka darbe senaryosu uyguladılar.

'İNLERİNE GİRDİK'
Fezlekede 'Suç işlemek için oluşturulan örgütün lideri dönemin başbakanı Recep Tayyip Erdoğan' ifadesi kullanılıyor. Bu fezlekeler emniyet bilgisayarından yok edilmek istendi. Ancak bilgisayarlar bulundu, silinmiş dosyalar kurtarıldı. Bu fezleke büyük oranda ortaya çıkartıldı. Paralel yapı kısa sürede yaptıklarının hesabını verecek.

Daha önce inlerine gireceğiz demiştik. Şu anda inlerine girdik, bütün pisliklerini ortaya döküyoruz. Kaçıp saklandıkları inlerinden de sorumluları çıkaracak ve adalete teslim edeceğiz. Bu ülkede artık hiçbir darbe girişimi hesapsız kalmayacak.

CHP genel müdürü seçim sürecinde sallayıp durdu. Bunun kadar yalanı kullanan bir kişi bulamazsınız. Yalanı yüzü kızarmadan, gülerek söylüyor. 17 Aralık’tan itibaren bir işbölümü yaptılar. Hem Pensilvanya’daki ihanet şebekesine hem de CHP’ye gereken dersi verdi.

'CHP DE HAŞHAŞA BAŞLAMIŞ'
Balyoz davasıyla ilgili rapor hazırlamışlar. 4 CHP milletvekili bunu açıkladı. Pensilvanya’ya en küçük bir eleştiri yok, hükümet ve Genelkurmay’a yıkmaya çalışıyorlar. Genelkurmay Başkanı’na hakaret var. Belli ki CHP de artık haşhaş almaya başlamış. Pensilvanya’ya çok hızlı uyum sağlamış. Genelkurmay Başkanımız dava açtı. Biz de yargı önünde hesabını soracağız. Biz bu davanın hakimi, savcısı değiliz. Hukuka yargıya müdahale etmemiz beklerlerse daha çok beklerler.

Pensilvanya’yla kol kola olan bir CHP hukukun, gerçeklerin tecellisinin peşinde değildir. Tam tersine gerçeklerin örtülmesinin peşindedir.

'TAZI BUNU TUTMAYACAK'
CHP hem Pensilvanya ile iş tutup hem yakın tarihteki davaların izini süremez. Bu türden iftira dolu, yalan dolu raporlar hazırlayarak insanların şereflerine, namuslarına dil uzatarak da gündemi değiştiremez. Pensilvanya ile ilişkilerinin üzerini örtemezler. Bu tavşana kaç, tazıya tut demektir. Tazı bunu tutmayacaktır. Bunu da bilmeleri lazım. Bize bunu yutturamazlar, millete ise hiç yutturamazlar.

17 Aralık süreci ve Gezi protestoları Türkiye’ye 1 yıl kaybettirdi. Türkiye’nin ilerlemesinin sekteye uğratılmasına artık tahammül edemeyiz. Türkiye’nin yapay tartışmalara ayıracak lüksü yok. Terör eylemleri, sokak eylemleri sonuç almadı, alamayacak. Şiddet arkasında gözyaşı, kan ve acıdan başka bir şey getirmez.

'ÇOCUĞUNUZUN YÜZÜNE NASIL BAKIYORSUNUZ?'
Bizim yavrularımız dağlara kaçırılırken şu anda bölücü terör örgütüyle el ele olan BDP ve HDP'nin başındakiler, milletvekilleri ve belediye başkanlarının çocukları ABD'de Avrupa'da eğitim alıyorlar veya turistik seyahat yapıyorlar. Doğu ve Güneydoğu'da yoksul halkın çocukları insanlık dışı hayata ve onursuzca bir ölüme mahkum edilirken, ey HDP vekilleri siz evde çocuklarınızın yüzüne nasıl bakıyorsunuz?

Evladının yaşayıp yaşamadığını bilen aileler var. Evladı ölse bile ağıt yakamayan anne-babalar var. Anneler, babalar artık çocuklarını dağa götürenlere karşı sessiz kalmıyor. Artık annelerin feryadını bastıramazsınız. Özgürlük ve barış bağımlılık yapar.

'ŞIMARIKLIĞA TAHAMMÜLÜMÜZ YOK'
(Yol kesmeler) Bizim şımarıklığa tahammülümüz yok. Şımarık tavırlara göz yummayız. Çözüm için elini değil, gövdesini taşın altına koymuş bir iktidarız. BDP ve HDP’ye sesleniyorum. Dürüstseniz, samimiyseniz; siz yol kesmelere 'evet' diyor musunuz, yol kesmeler insani midir? Yol kesmek eşkıyanın işi olarak bilinir. Bazıları alıp kaçırılıyor. Haraç isteniyor, bunlar haraççı. Sanki oraya yolları yapan onlar. Biz bu sürecin sabote edilmesine izin vermeyiz.

'HDP ÇÖZMEYECEKSE BİZİM DE YÖNTEMİMİZ VAR'
Bu insanlık dışı eylemi siyaset kurumu yani HDP çözmeyecekse, bu çocuk kaçırma eylemine 'dur' demeyecekse, bu şımarıklığın sırtını sıvazlayacaksa bunu bilelim dedim. Bu sorunu çözmek için, o çocukları anneleriyle kucaklaştırmak için bizim de yöntemlerimiz var. Ama biz bu yöntemlere gerek kalmadan bu çocuk kaçırma eylemlerinin son bulmasını, kaçırılan çocukların da derhal geri getirilmesini istiyor, HDP'nin bu işi çözmesini bekliyoruz. Eğer korkuyorlarsa, tehdit varsa bunu söylesinler. Eğer Diyarbakır'daki o yürekli anneler gibi cesaretleri yoksa bunu da söylesinler.

O annelerin karşısına başka anneler çıkarmak vicdansızlıktır. Anneliğin siyaseti yoktur. Hiçbir anne tereddüt etmesin. Korkmasın, çekinmesin. Anneler ne kadar bu işin içinde olursa barış da o kadar yakındır. Diyarbakır’da eylem yapan o kahraman anneleri bir kez daha selamlıyorum."

‘FAİZ YAKLAŞIMINI OLUMLU BULMUYORUM’
Grup Toplantısı’nın ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Erdoğan, Merkez Bankası Başkanı Başçı'nın Bakanlar Kurulu'na yaptığı sunumun rutin bir çalışma olduğunu belirterek, "Faiz noktasındaki yaklaşımlarını asla olumlu bulmuyorum. O yaklaşımı kabul etmiyorum. Bu konudaki şeyleri zaten kendilerine tarafımızdan da iletilmiştir" diye konuştu.

‘PLANLAR SÖYLENİRSE NETİCE ALINABİLİR Mİ?’
Erdoğan, terör örgütü tarafından kaçırılan çocuklarla ilgili B ve C planlarının sorulması üzerine, "Bu tür yapılacak şeyler söylendiği zaman buradan netice alınabilir mi? Tüm bu süreç şu anda güvenlik güçlerimiz tarafından takipte, olayın birçok boyutu var. Onların hazırlıkları içerisindeyiz. Hazırlıklarla birlikte hem parlamento hem parlamento dışı bütün adımlar bu noktada atılmış olacak" dedi.

  • Etiketler :

Sayfa Yükleniyor...