Başbakan Recep Tayyip Erdoğan seçim mitinglerine devam ediyor, Erdoğan bugün Yozgat ve Çorum'daydı. Başbakan'ı taşıyan helikopter Yozgat'a inemeyince Çorum il sınırları içindeki bir jandarma karakoluna inmek zorunda kaldı. Yozgat Cumhuriyet Meydanı'ndaki mitinge 2,5 saat gecikmeli katılan Erdoğan, kendisini bekleyen kalabalıktan haklarını helal etmelerini istedi.

Yozgat'taki konuşmasında Doğan Grubu’na yüklenen Başbakan Erdoğan şunları söyledi:

“Buradan Sayın Doğan'a da sesleniyorum. Amerikan gazetelerinden bir tanesine açıklama yapıyor. 'Başbakanın çocuklarına' diyor 'ilgili haberlerimizden rahatsız olduğu için bunları koyma dedi. Biz de reddettiğimiz için bundan dolayı' diyor 'bize bunu yaptı'... Sayın Doğan, önce kendine gel. Bu Başbakan öyle küçük düşünen bir başbakan değil. Farklı alışmıştınız, alışkanlıklarınız bozuldu diye rahatsız oluyorsunuz. Çünkü sizler karşınızda el pençe divan duran başbakanlara alışmıştınız. Çünkü sizler İkitelli'den Babıali'den iktidarları yönetmeye alışmıştınız.

Maliye Bakanlığı’nın size yönelik yapmış olduğu rutin bir incelemeden eğer sizin her şeyiniz sağlamsa niçin rahatsız oluyorsunuz. Bundan kısa bir süre önce aynı yanlışı yine yaptınız ve mahkemeye dahi gitmediniz, uzlaşmaya gittiniz. Bu uzlaşmada da 200 trilyonu aşkın ceza ödediniz. Neden?''

Benim Sayın Aydın Doğan'a bir sözüm oldu. Dedim ki 'Bak, belden aşağı vurmayın. Çocuklarımızı, ailelerimizi, mahremimizi yalan yanlış haberlerle gelip de gazetelerinize basmayın'. Ben teşkilatıma bir sivil inisiyatif olarak şunu söyledim, 'şu gazete' demedim; 'yalan yanlış haber yapan gazeteleri boykot edin almayın' dedim. Niye? Çünkü habercilik doğru olmayı gerektirir. Şimdi bu medya grubunun avukatlığını kim yapıyor? Baykal yapıyor. Peki bu medya grubu ne yapıyor? O da Baykal'ın, CHP'nin taşeronluğunu yapıyor. Anlaşma gayet iyi. Taşeron... Bunu yapıyor.

Bir de biliyorsunuz çeteler, mafyalar meselesi vardı. Sayın Baykal ne dedi? 'Ben Ergenekon'un avukatıyım' dedi. Olay bu kadar açık, ortada. 'Biz bu ülkede çetelerle, mafyalarla, yolsuzlukla mücadele edeceğiz' dedik. Ve bu mücadeleyi hamdolsun veriyoruz, vermeye de devam edeceğiz."

BAYKAL YOLUNU MU ŞAŞIRDI?
Erdoğan Çorum mitinginde ise şöyle konuştu:

"Durmadan Bahçeli, Baykal çıkıyorlar meydanlara, 'Türkiye çok borçlanıyor' diyorlar. Yarın buraya gelecek. Hayret, bundan önce Sayın Baykal hiç buralara geldi mi? Nasıl oldu da şimdi uğradı buraya, yolu mu şaşırdı? Yarın buraya geliyormuş. Sorun bakalım, sorun, deyin ki 'AK Parti iktidarından önce Türkiye'ye gelen uluslararası yatırım yılda ne kadardı?' Bilmez. Çünkü o işlerde, o taraklarda bezi yok. Ben söyleyeyim, ortalama yılda 1 milyar dolar. Biz 2007 sonu itibarıyla bunu 22 milyar dolara çıkardık, yılda. Geçen yıl krize rağmen 15 milyar dolar. Halep oradaysa arşın Çorum'da."

Başbakan Çorum'da da Doğan Grubu'nu hedef aldı:

"Sayın Baykal, 'Ben onların avukatıyım' diyor ama şimdi kendine yeni bir mükellef daha buldu. Kim o? Bir medya grubunun da avukatlığını üstlendi. Çünkü o medya grubu da onun taşeronluğunu yapıyor. Sayın Baykal meydanlarda konuşma yerine işi nereye verdi? İkitelli'ye verdi. İkitelli'deki medya grubu götürüyor işi. Diyor ki, 'Televizyona gel televizyona.' Bırak sen televizyonu, televizyondan oy çıkmıyor, oy buradan çıkıyor, buraya gel, oyu burası verecek. Şu Çorum atasözü var ya, ne güzeldir. Neydi o? 'Kurbağanın vakvağası suyu bulandırmaz'... Bunların yalanları suyu bulandırmaz, bunların iftiraları bizim hizmetlerimizi bulandırmaz, bunların çamurları bizim kutlu yolculuğumuzu bulandırmaz. Kim ne derse desin, durmak yok yola devam. İşimiz hizmet."