Araştırmaya göre güçlü aile ve arkadaşlık bağları olan insanlar daha aktif oluyor, sağlıklarına dikkat etmeye önem gösteriyor ve daha az stresli oluyor. Daha önce yapılan araştırmalara göre ise sosyal paylaşım ağları kilomuzu etkileyebiliyor.

Güçlü bağların da bizi daha mutlu, daha aktif yaptığı düşnülüyor. Daha aktif olan vücut da daha diri kalıyor ve daha uzun süre yaşayabiliyoruz.

Daha emin olabilmek için, çalışma Facebook’taki ilişkiler yerine gerçek hayattaki ilişkilere odaklandı. Nicholas Christakis ve diğer araştırmacılar Facebook’un ortak yönlerimizi bulmamıza yardımcı olarak sosyal bağlarımızı geliştirdiğini ancak Facebook üzerinden arkadaşlarla kurulan ilişkiler gerçek hayatta kurulanlardan çok daha farklı olduğunu savundu.

Bu ilişkiler değişik hissetmemizi sağlıyorlar. Bu yıl yapılan bir başka araştırmaya katılanların yüzde 40’ı en iyi hissettikleri zamanların sevdikleriyle geçirdikleri zamanlar olduğunu söylemişlerdi. Yüzde 20 ise aileleriyle yedikleri yemeklerin en mutlu anları olduğunu söylemişti. Buna karşın İnternet üzerinden arkadaşlarıyla konuşurken en mutlu anlarını geçirdiklerini söyleyenler yüzde 5, kısa mesaj aldıkları anın günün en güzel anı olduğunu söyleyenler de yüzde 2ydi.

Bunların aksine, internette başka insanlarla konuşmak eğlenceli, heycanlı ve yatıştırıcı olabilir. Ancak bu bizi daha sağlıklı olduğu iddia edilen yüz yüze görüşmelere yönlendiriyor mu? Bundan emin olamayacaklarını söyleyen araştırmacılar yüz yüze konuşmanın anlamının günden güne değiştiğini söylüyorlar.

Daha çok internete girdiğimiz ve arkadaşlarımızla daha çok bağlantı kurduğumuz aşikar ancak bu bizi daha sosyal ve bunun sonucu olrak da daha sağlıklı yapar mı ?

Tabii ki artık internette sosyal olmak ve gerçek hayatta sosyal olmak tartışması ortadan kalkmış durumda. ‘Arkadaş’ ve ‘beğenmek’ kelimelerinin de anlamları da artık hiç eskisi gibi değil. Mesela bu yazıyı okuduktan sonra aşağıda “bu haberi Facebook’ta beğen” ibaresini göreceksiniz.