Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK), Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) ile iltisak ve münasebeti nedeniyle 17 hakim ve savcının açığa alınmasını kararlaştırdı.

HSK Başkanvekili Mehmet Yılmaz, makamında gazetecilere yaptığı açıklamada, kararın cumhuriyet savcılıklarında yürütülen soruşturmalar ile disiplin soruşturmalarındaki tanık ifadeleri ve ByLock yazışma içerikleri doğrultusunda alındığını söyledi.

İddialarla ilgili müfettişler görevlendirdiklerini belirten Yılmaz, "Müfettişler, yakın zamanda araştırmayı tamamladıktan sonra Kanun Hükmünde Kararname hükümleri gereğince Genel Kurul bu kişilerin meslekten ihraç edilip edilmemesi konusunda gerekli kararları verecek." dedi.

Açığa alınan hakim ve savcıların 6'sının kimliklerini başkalarına ait ByLock yazışma içeriklerinden belirlediklerini anlatan Yılmaz, diğerlerinin de cumhuriyet savcılıklarından gelen bilgiler doğrultusunda saptandığını ifade etti.

Yılmaz, "HSK'nın FETÖ ile iltisaklı hakim savcılarla ilgili çalışmaları tamamlanmış değil. Güçlü, inandırıcı, kanaat verici bilgiler geldikçe HSK, bunların doğruluğu hakkında da gerekli araştırmaları yaparak hızla adımlarını atmaya devam ediyor. Bundan sonra da aynı şekilde devam edecek." diye konuştu.

Daha önce oluşturulan KHK bürosunda görevli tetkik hakimleri ve HSK müfettişlerinin özveriyle Genel Kurul'a sıhhatli bilgiler ulaştırmak için büyük çaba sarfettiğini belirten Yılmaz, Genel Kurulun da tereddüt etmeden ve gecikmeden gerekli kararları alıp çalışmalarını sürdürdüğünü kaydetti.

MAHKEME KARARINA İNGİLİZCE BAŞLIK AÇAN HAKİME SORUŞTURMA

FETÖ'nün dışında da bazen toplumu ilgilendiren, toplumda bazı rahatsızlıklara sebep olan uygulamalarla ilgili de aynı refleksi gösterdiklerini dile getiren Yılmaz, "Örnek verecek olursak bir mahkeme hakiminin kararına İngilizce başlık açtığı hususunda sosyal medyada haberler yer aldı. Tepkiler oldu. HSK bu konuda da hızla hareket edip konunun araştırılması yönünden inceleme, soruşturma izni verdi. Orada da müfettiş arkadaşlarımız araştırmalarını yaptıktan sonra raporlarını HSK 2. Daireye sunacaklar. Daire rapor doğrultusunda değerlendirme yaparak gerekli kararı verecek." ifadelerini kullandı.

Toplumun ve bireylerin yaşamlarını güvence içinde sürdürmek istediğini, haksızlıklara karşı en büyük güvencenin ise bağımsız mahkemeler olduğunu vurgulayan Yılmaz, şöyle devam etti:

"O halde mahkemeler tarafsız, bağımsız, her türlü kuşkudan uzak ve saygın olmalı. Toplum ve birey ancak bu inanç ve güvenle yaşamlarını rahatça sürdürebilir, haksızlıklar karşısında güven ve huzur içinde olabilir. Hakim ve adalet mensupları da bu sorumluluklarının bilinci içinde görev yapmalı. Hakim özel ve resmi yaşantısını mesleğin saygınlığına yaraşır şekilde düzenlemeli. Hakim konuşması, giyinmesi, davranışlarıyla toplumun güven ve saygısını kazanmalı, hangi koşullar olursa olsun daima tarafsız kalmalı, güven ve saygınlığını hiçbir şekilde yitirmemeli.

Bugün adalet mensuplarının bu gerçeklerin bilincinde görev yaptıklarına yürekten inanıyorum. Türk milleti de inansın. Halkın güvenini ve saygınlığını etkileyecek, bu milletin öz değerlerine saygısızlığı içerecek bir davranışa Türk yargısı hiçbir şekilde izin vermeyecektir. Kendi içinden bu saygınlığa karşı gelecek davranışları da en şiddetli şekilde müeyyidelendirecektir."