vre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu, komşu ülkelerin sıkıntı çekmemesi için enerjiden feragat etmek pahasına Türkiye'nin en büyük rezerv hacmine sahip Atatürk Barajı'nın boşaltıldığını söyledi.

''Fırat ve Dicle'ye ilişkin Bakanlar Toplantısı'', Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Irak Su ve Doğal Kaynaklar Bakanı Abdüllatif Jamal Rasheed ve Suriye Sulama Bakanı Nader al Bounni'nin katılımıyla Rixos Grand Otel'de gerçekleştirildi.

Eroğlu, toplantının açılışında yaptığı konuşmada, Türkiye ile komşuları Irak ve Suriye arasındaki ilişkilerin ortak bir tarihi birikimin getirdiği, güçlü kültürel bağlar, kardeşlik ve komşuluk ilişkileri içinde geliştiğini söyledi.

Her iki ülkenin de bölgeye yönelik hedefleri çerçevesinde ortak idealleri paylaştıklarına dikkati çeken Eroğlu, ''Her şeyden önce şunu ifade etmek isterim ki Irak ve Suriye Türkiye için sadece dost ve komşu bir ülke değil, aynı zamanda çok önemli stratejik ortaklığın bulunduğu ve hemen her alanda karşılıklı ilişkilerin hızla geliştiği ülkelerdir'' diye konuştu.

Türkiye ile Suriye arasındaki işbirliğinin de bölgesel barış ve istikrarın tesisi açısından önem taşıdığını vurgulayan Eroğlu, iki ülke arasındaki ilişkilerin, ''ortak menfaatler, bölgesel güvenliğe katkıda bulunmak'' ana hedefi doğrultusunda geliştirilmeye devam edildiğini ifade etti.

Her üç ülkenin de küresel ısınmanın potansiyel etkileri bakımından risk grubunda yer aldığını, Fırat ve Dicle havzaları için son üç yılın son derece kurak geçtiğini anlatan Eroğlu, barajlardaki aktif doluluk oranının minimum işletme seviyesine düştüğü dönemlerin de yaşandığını anımsattı.

''Irak ile Suriye'yi rahatlatmak ve susuz bırakmamak için enerjiden bile feragat ettik'' diyen Eroğlu, şöyle konuştu:

''Su, enerjisi alınarak sizlere veriliyor. 2007 ve 2008 yıllarında suyun Irak ve Suriye açısından ne derece önemli olduğu anlaşılmıştır. Fırat havzasında uzun yıllar yağış ortalaması ile 2006-2008 dönemine ait yağış ortalamasının karşılaştırılması neticesinde uzun yıllar ortalamasına göre yüzde 14'lük bir yağış azalması olduğu görülür. Dicle havzası 2008 yılı değerleri uzun dönem yağış-akış değerleriyle karşılaştırıldığında yağışta yüzde 32, akışta yüzde 53 azalma olduğu tespit edilmiştir. Dicle havzası uzun yıllar ortalaması ile 2006-2008 yıllarına ait yağış ortalaması karşılaştırıldığında ise yüzde 9 periyot azalması olduğu görülecektir. Bildiğiniz gibi 2006-2007 ve 2008 yıllarında Güneydoğu Anadolu'ya düşen yağışlarda normale göre Dicle havzasında yüzde 24, Fırat havzasında yüzde 46 azalmalar olduğu ortaya çıkmıştır. Tabii ki komşu ülkelerin sıkıntı çekmemesi için enerjiden feragat etmek pahasına Türkiye'nin en büyük rezerv hacmine sahip Atatürk Barajı boşaltılmıştır. Atatürk Barajı'ndaki doluluk oranı yüzde 10 seviyesine düşmüştür.''

SU SIKINTIMIZ BÜYÜK
Irak Su ve Doğal Kaynaklar Bakanı Abdüllatif Jamal Rasheed de ülkesi ve Türkiye arasındaki ilişkilerin her alanda gelişmeye devam ettiğini söyledi.

Irak'ta genel durumun normalleşmesi adına verdiği katkılardan dolayı Türkiye'ye teşekkür eden Rasheed, su kaynaklarının yönetimi konusundaki işbirliğinin daha üst seviyelere taşınmasını arzuladıklarını anlattı.

''Irak'ta su açısından durum hiç ama hiç iyi değil. Kuraklık giderek yaygınlık kazanıyor'' diyen Rasheed, su depolama kapasitelerinin de giderek azaldığını ifade etti.

Fırat ve Dicle nehirlerinden ülkesine gelen su miktarının giderek azalması nedeniyle, elektrik enerjisi üretimi için kullanılan barajlardaki suyu da serbest bıraktıklarını belirten Rasheed, ülkesinin güney bölgelerinde kuraklık nedeniyle kitlesel göçler yaşandığını söyledi.

Susuzluk nedeniyle ekilebilir arazilerin miktarını da azaltmak zorunda kaldıklarını anlatan Rasheed, ''Türkiye sınırından Suriye'ye saniyede 500 metreküp su geçiyor ama bize geçen su miktarının ele alınması gerekiyor. Geçen yıllar içerisinde Fırat'tan Irak'a gelen su miktarında ciddi oranlarda azalma olduğu da görülüyor. Dicle'nin Irak sınırı içerisindeki bölümü de güç durumda'' diye konuştu.

Suriye Sulama Bakanı Nader Al Bounni de suyun paylaşımına ilişkin 1987'de imzalanan anlaşmada belirtilen miktardan daha az su aldıklarını savundu. Al Bounni, ''Bunu son 11 ayda gelen su miktarından anlıyoruz'' dedi.

Irak'ın ''daha fazla su ihtiyacını'' anlayışla karşıladıklarını belirten Al Bounni, ''Suriye ve Irak'ın, özellikle de Iraklı kardeşlerimizin suya ihtiyacı çok büyük. Bu ihtiyacı insani ve soyla yardım yönünden karşılamamız gerekiyor.

Bunun için diyalog çok önemli. Bu toplantının önemi burada ortaya çıkıyor'' diye konuştu.

Fırat ve Dicle nehirlerinden gelen su miktarının giderek azaldığını belirten Al Bounni, bu nedenle her damla sudan gerektiği gibi yararlanmak gerektiğini ifade etti.

''Iraklı kardeşlerimiz de barajlarımızın boş olduğunu biliyor ve bizim de insani ihtiyaçlarımızı karşılamamız gerekiyor'' diyen Al Bounni, Irak'a olabilecek en üst seviyede su gönderildiğini söyledi.