İzmir'in Bornova ilçesinde Yeşilova Höyüğü'ne bağlı yürütülen Yassıtepe kazılarında, 5 bin yıl öncesine dayanan Troya medeniyete ilişkin yapılar, 75-80 metrekarelik döneme göre "lüks" evlerden oluşan bir site ortaya çıkarıldı. 

Kazı Heyeti Başkanı Yrd. Doç. Dr. Zafer Derin, yaptığı açıklamada, 1923 yılı haritalarını inceleyerek bölgede eski bir yerleşim alanı olabileceğini belirlediklerini ve 2010 yılında Yeşilova Höyüğü kazı çalışmalarına bağlı olarak Yassıtepe Kazı Alanı'nda çalışmaya başladıklarını belirtti.

Metalin kullanıldığı, savaşların yapıldığı, rant ve ticaret olgularının yaşandığı bir dönemin izlerine toprak yüzeyine çok yakın yerde rastladıklarını anlatan Derin, "Buluntular neredeyse toprak yüzeyine 10 santim derinlikte başlıyor. 10 tane üst üste yerleşim keşfettik. En üstteki Troya ile çağdaş bir yerleşim. Neredeyse küçük bir Troya kenti kazıyoruz denilebilir" dedi.

Troya'nın mitolojilere konu olmuş bir medeniyet olduğunu, deniz kıyısında yerleşime sahip bulunduğunu aktaran Derin, "İnce, uzun, metal, bronz baltaların, taş aletlerin olduğu Troya ile burası çok benzer. Troya ile benzer çanak çömleklerin olduğu bir yerleşim alanı" diye konuştu.

"TROYA MEDENİYETİ BURADA DEMEK MÜMKÜN"

Yerleşim alanının İzmir'in 5 bin yıllık tarihine de ışık tuttuğunu ifade eden Derin, şöyle devam etti:

"Kazı çalışmaları, analizler sürüyor tabii ki ama burada gördüğümüz kadarıyla bir bey etrafında toplanan bir toplum var. Binaları tekdüze yapılmış, aynı anda inşa edilmiş bir kompleks niteliğinde. Binaların hepsinin içinde depolama alanları var. Metal de üretiliyordu. Bronz döküm kapları bulduk. Bütün Anadolu ile ilişkileri olan bir toplumun burada yaşadığını söyleyebiliriz. Bir Troya medeniyeti burada vardı demek mümkün."

"LÜKS YAŞAM BAŞLAMIŞ"

Yapılar inşa edilirken evlerin tek tek düşünülmediğini, bütün mekanların planlandığını, tek bir planda tüm şehircilik altyapısının hazırlandığını düşündüklerini vurgulayan Derin, her bir evin 75-80 metrekare alana sahip olduğunu belirtti. Derin, yerleşimde "site" anlayışının hakim olduğunu, kent çevresinde savunma duvarları bulunduğunu dile getirerek şöyle konuştu:

"Lüks yaşam 5 bin yıl önce burada başlamış. Ürettikleri çanak çömlekler son derece kaliteli. Kaliteli süs eşyaları var. Hububatlarını, sıvılarını hem toprak üstünde hem toprağın altında saklamışlar. Yaşamı kendilerine en uygun ve rahat hale getirmek için bütün olanakları kullanmışlar. Evlerin en önemli özelliklerinden biri önlerinde veranda gibi boşlukların olması. Günlük hayatta oturup konuşabilecekleri alanlar var. Yaşamları sadece eve sıkıştırmamış, verandalara yaymışlar."

HAVUZ YERİNE DERE KENARI

Günümüzde lüks sitelerin havuzları bulunduğuna işaret eden Derin, 5 bin yıl önceki sitenin de bir dere kenarında inşa edildiğini, o dönemde balıkçılık yapıldığını buluntular arasında rastladıkları balık kılçıklarından anladıklarını vurguladı. Derin, bölgede yaşayanların doğa ile ilgili dini inançlarına bağlı kaldıklarını, alanda Ana Tanrıça figürü bulduklarını, buluntuların müzeye teslim edildiğini, yerleşim alanı terk edildikten sonra deprem veya başka sebeplerle ölmüş bir sığır iskeletinin de korunduğunu kaydetti.