Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, Gençlerin Sivil Toplum Gönüllüleri Vakfı'nın düzenlediği sempozyumun açılışında konuştu.

Kendi çocukluk yıllarıyla ilgili anılarını paylaşan Baydemir, "Bundan 30 yıl önce iki şeyden korkardık. Benim ailem Şafi mezhebine mensuptur, Nakşibendi tarikatına da yakınlık hissederlerdi. Nakşibendilerin zikirleri biraz daha farklıdır. Bir de Kürt bir aileyiz zikir yaparken jandarmaya karşı köyün girişine gözcüler bırakılırdı. Erivan radyosunu da dinlerken evden biri mutlaka dışarıda beklerdi. Ne inancımızı, ne de kimliğimizi özgürce yaşayabildik” dedi.

Osman Baydemir, 2006 yılında gönderdiği yılbaşı tebriği nedeniyle ifadesinin alındığını söyledi.

Baydemir, tebrik kartında İngilizce ve Türkçe’nin yanı sıra Kürtçe “Yeni yılınız kutlu olsun” yazıldığını hatırlattı.

Kürtçe metindeki “w” harfi nedeniyle savcı karşısına çıktığını belirten Başkan Baydemir, şöyle konuştu:

“Ben ‘Adalet Bakanlığı'nın da yayınlarından haberiniz var mı?’ dedim. ‘Var, benim bir makalem de orada yayınlanıyor’ dedi. Ben de “Sayın savcım adresi versene’ dedim. Savcı, ‘www. adaletbakanligi.com’ dedi. Ben de ‘Savcı Bey ben bir defa kullanmışım sen her gün, 3 defa kullanıyorsun’ dedim. Bunlara gülebilmemiz için onları aşmamız gerekir. Aşmadığımız sürece bu bir travma olarak kalır."

Halkların birbirine kurşun sıkmasının haram olduğunu ifade eden Baydemir, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Türkiye'de herkesin ilk yapması gereken şey ilk olarak kendimizle hesaplaşmaktır, sorgulamaktır. Türkler tıpkı Kürtler gibi, tıpkı Farslar, Araplar ve Ermeniler gibi bu coğrafyanın kadim halklarından birisidir.

O halde Türk'ün, Arap'ın Fars'ın neyi varsa, Kürt'ün de onu hayal etmesi, annesinin ak sütü kadar kendisine helaldir. Bu, ‘Ülke bölünsün’, ‘Yeni bir devlet kurulsun’ anlamına gelmiyor.

Türk'ün Kürt'e; Kürt'ün Türk'e kurşun sıkması haramdır. Ve bunun vebal, her şeyden ve herkesten önce egemenlerin, iktidar sahibi olanların, ev sahibi olanların boynunadır.”

Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Baydemir, “Hep birlikte barış sürecine ve barışa omuz vermemiz gerekiyor” diye konuştu.