Son dakika haberi! Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile baş başa görüştü. Beştepe'de basına kapalı gerçekleşen görüşme, bir buçuk saat sürdü.

Erdoğan ve Putin daha sonra "Türkiye-Rusya Üst Düzey İşbirliği Konseyi Toplantısı"na geçti.

Toplantı sonrası Erdoğan ile Putin orak basın toplantısı düzenledi.

ERDOĞAN: S-400 KONUSUNDA ANLAŞMAMIZI YAPTIK VE BİZ BU DEFTERİ KAPADIK, BİTTİ O İŞ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına tüm katılımcıları selamlayarak başladı ve Putin ile heyetini Türkiye'de ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti ifade etti.

"Değerli dostumu bir kez daha sizlerin huzurunuzda seçim zaferinden dolayı tebrik ediyorum." diyen Erdoğan, Putin'in yeniden devlet başkanı seçilmesinin ardından ilk yurt dışı seyahatini Türkiye'ye yapmasının kendileri için ayrıca memnuniyet vesilesi olduğunu dile getirdi.

Ziyaretin Türkiye ve Rusya arasındaki münasebetlerin geldiği seviyenin de en güzel ifadesi olduğunu söyleyen Erdoğan, "Kemerova kentinde yaşanan trajedi nedeniyle tüm Rus halkına yine şahsım, milletim adına başsağlığı dileklerimi ifade etmek istiyorum. Yangın felaketinde hayatını kaybedenlerin kahir ekseriyetinin, çoğunun çocuk olması acıyı daha da artırmıştır." diye konuştu.

Üst Düzey İşbirliği Konseyi'nin 7'nci toplantısını tamamladıklarına işaret eden Erdoğan, toplantı kapsamında yaptıkları baş başa ve heyetler arası görüşmelerde ilişkileri tüm boyutlarıyla gözden geçirme imkanı bulduklarını söyledi.

Putin ile baş başa görüşme sırasında, konsey üyelerinin de kendi aralarında ikili görüşmeler yaptıklarını dile getiren Erdoğan, "Siyasi diyaloğumuz, ekonomik alana da sirayet ediyor. Tabii gerek askeri, gerek siyasi, gerek ticari, gerek ekonomik, gerek kültürel bu kadar geniş alanda bir görüşmeler zincirini ele alma fırsatını bulduk." dedi.

İki ülke arasındaki ticaret hacmine de değinen Erdoğan şöyle konuştu:

"Ticaret hacmimiz, bir önceki yıla göre bizim hesaplamalarımızda yüzde 32 arttı ve 22 milyar doları da aşmış bulunuyor. Hedeflerimiz çok daha yüksek. İki ülke arasında bizim hedefimiz aslında 100 milyar dolara ulaşmak. Hizmet Ticareti ve Yatırım Anlaşması görüşmelerinin bir an önce sonuçlandırılması ve bu vesileyle de 100 milyar dolar hedefine yaklaşmamızı temenni ediyorum ki sağlamış olacaktır."​

Akkuyu Nükleer Santrali'nin temelinin atıldığını, projenin ilk aşamasını 2023 yılına kadar tamamlamak istediklerini belirten Erdoğan, "Her ne kadar belirlenen dört aşamalı ise de temenni ederim ki çok daha hızla, çok daha seri gidip bunu öne çekmenin de gayreti içinde oluruz. Şu anda belirlenen rakam 20 milyar dolar civarında ama öyle zannediyorum ki bu 20 milyar doları da aşacak bir yatırımdır. Böyle bir yatırımın ülkemize kazandırılmasında değerli dostumun tabii çok büyük emekleri, katkısı oldu ve bununla birlikte Türkiye enerjisinin yüzde 10'unu temin etmiş olacaktır." dedi.

Erdoğan, TürkAkım kapsamında boru hattı inşasının devam ettiğini, ikinci hattla alakalı çalışmaların da hızla sürdüğünü söyledi.

İki ülke arasındaki bir başka konunun da kültürel ve beşeri ilişkiler olduğunu dile getiren Erdoğan, şöyle devam etti:

"2019 yılında Türkiye'de ve Rusya'da gerçekleştirilecek kültür ve turizm yılı etkinlikleri büyük önem taşıyor. Toplumsal forumun Moskova Yunus Emre Kültür Merkezi ve Ankara'daki Rus Kültür Merkezi ile birlikte bu sürece katkı sağlayacağını da düşünüyoruz. 2017 yılında misafir ettiğimiz Rus vatandaşlarının sayısı 4,7 milyona ulaştı. Böylece Türkiye'yi ziyaret eden turistler arasında özellikle Rusya Federasyonu'ndan gelen turistler birinci sıraya yerleşmiş oldu. Önümüzdeki yıl bu rakamın 6 milyona ulaşması bekleniyor. Vizesiz seyahat rejiminin bir an önce yeniden başlaması arzumuzdur."

"SURİYE'DE SİVİL CAN KAYIPLARININ ÖNÜNE BÜYÜK ORANDA GEÇTİK"

Görüşmelerde ikili ilişkilerin yanı sıra Suriye meselesi başta olmak üzere bazı bölgesel konularda da fikir alışverişinde bulunduklarını aktaran Erdoğan, "Astana sürecinde çatışmasızlık bölgelerini hayata geçirmiştik. Bazı ihlallere rağmen bu konuda hamdolsun büyük hedefler yakaladık. Tam arzu ettiğimiz kadar olmasa da Suriye'de sivil can kayıplarının önüne büyük oranda geçtik. Mutabakatın ruhuna herkesin saygı duyması başarısı için çok önemlidir." dedi.

Bu konuda atılabilecek ilave adımları da görüşme imkanı bulduklarını belirten Erdoğan, "Yarın İranlı mevkidaşımızın (Ruhani) da katılımıyla yapacağımız üçlü zirve toplantısında, bu sürecin, Astana görüşmelerinin seyri hakkında, görüş alışverişini çok daha farklı bir şekilde ele alma imkanımız olacak." dedi.

Suriye meselesine siyasi çözüm bulmaya matuf gayretleri sürdürme noktasında hemfikir olduklarını dile getiren Erdoğan, şunları kaydetti:

"Yine bu vesileyle Zeytin Dalı Harekatı'nı da değerli dostumla istişare ettik. Sayın Putin'e Afrin Operasyonu'nun sonuçları hakkında gerekli bilgileri aktarma fırsatını buldum. Harekatın, ülkemizin güvenliği yanında komşumuz Suriye'nin toprak bütünlüğü ve milli birliği açısından da önemini vurguladım. İnşallah bundan sonra da Suriye'de istikrarın tesisi, huzur ve güvenliğin sağlanması noktasında beraber çalışmayı sürdüreceğiz. Bulunduğumuz nokta itibarıyla Suriye'de Rus dostlarımızla birçok temel konuda aynı endişeleri paylaşıyoruz. Suriye'nin geleceğinin DEAŞ, YPG, PYD gibi proje terör örgütlerine bırakılmayacak kadar önemli olduğuna inanıyoruz. Bu çerçevede, ortak çıkarlarımıza odaklanarak iş birliğimizi devam ettireceğiz."

Türkiye ile Rusya arasındaki ilişkilerin son 15 yılda iyi komşuluk, ortak menfaatler ve karşılıklı saygı temelinde büyük gelişme gösterdiğini söyleyen Erdoğan, "Bu iş birliğinden sadece vatandaşlarımız değil tüm bölge istifade etti. Şüphesiz aynı dönemde bazı sınamalarla da karşı karşıya kaldık. Kimi çevrelerin Türk-Rus iş birliğini zehirleme gayretlerine de şahit olduk ama hamdolsun ilişkilerimiz bu zorlu sınavları başarıyla atlattı. Boşa çıkan her provokasyonla ikili iş birliğimiz tıpkı su verilmiş demir gibi çelikleşti, güçlendi. Bugünkü Üst Düzey İşbirliği Konsey Toplantısı vesilesiyle imzalanan bu 4 anlaşmanın ilişkilerimizi daha da perçinlendiğine inanıyorum." dedi.

Bir gazetecinin, iki ülke ilişkilerinin lokomotifi olan Akkuyu Nükleer Güç Santrali, S400 füze savunma sistemi ve TürkAkım gibi büyük projeleri olduğu belirtilerek, "Bu projeler Rusya'ya karşı Batı'dan yapılan provokasyonlardan etkilenir mi?" sorusu üzerine Erdoğan, şunları söyledi:

"Öncelikle şunu söylemek isterim. Tabi S400 füzeleriyle alakalı konu, tamamıyla Türkiye'nin kendi kararıdır. Bu konuda değerli dostlarımız Rusya Federasyonu'nun bu talebimize olumlu yaklaşımı, aramızda bu anlaşmanın yapılmasını getirmiştir ve biz de S400 konusunda anlaşmamızı yaptık ve biz bu defteri kapadık, bitti o iş. Şu anda artık bu işin imalat süreci devam etmektedir. Hatta hatta biraz da teslimatı erkene almak suretiyle Rusya, bize olan bu noktadaki samimiyetini çok daha güçlü hale getirmiştir."

Akkuyu Nükleer Santrali konusuna işaret eden Erdoğan, bunun biraz da geciktikleri bir konu olduğunu vurguladı.

Erdoğan, Türkiye'nin şu anda Akkuyu ile enerji ihtiyacının yüzde 10'nun karşılanacağının altını çizerek, "Böyle bir üretime ve projenin hayata geçirilmesine ve bu konuda da yine Rusya'nın gerçekten bu adımı atmadaki kolaylaştırıcı yaklaşımına karşı, hele hele birçok gencimizi yetiştirmeye yönelik de atılan adımlar, bizim böyle bir iş birliğini gerçekleştirmemize vesile olmuştur. Bundan dolayı da mutluyuz, bugünkü açılış bizim bu noktadaki uluslararası enerjimize de enerji katacaktır." diye konuştu.

"SAVUNMA SANAYİNE YÖNELİK BAŞKA KALEMLERDE DE İŞ BİRLİKLERİMİZ OLABİLİR"

"S400'ler konusunun dışında Rusya ile savunma sanayi alanında başka projeler de gündeme geldi mi?" sorusuna Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu yanıtı verdi:

"Sayın Başkanın da ifade ettiği gibi, tabi S400'ler konusunda mutabakatımız var. Ortak şirketler, kendi aralarında bu üretim üzerinde gerek fiyatlarda gerek üretimde zaten mutabakatı sağlamış vaziyetteler. Erkene çekme noktasında bir sıkıntı yok, onda da mutabakat sağlamış vaziyetteler. Bu şekliyle bu adım atılırken, ama savunma sanayine yönelik başka kalemlerde de iş birliklerimiz olabilir. Buna da tabi ki Rus şirketlerinin açık olduğunu zaten gördük ve bununla ilgili de görüşmeleri ilgili birimlerimiz, Savunma Sanayi Müsteşarlığımız başta olmak üzere muhataplarıyla yapıyorlar. Bunları da aynı şekilde bizler takip ediyoruz, edeceğiz."

PUTİN: S-400 FÜZE SİSTEMLERİNİN TESLİMAT SÜRESİNİ HIZLANDIRMA KARARI ALDIK

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Putin, Türkiye-Rusya Üst Düzey İşbirliği Konseyi (ÜDİK) Toplantısı ile ikili anlaşmaların imza töreninin ardından Beştepe'de ortak basın toplantısı düzenledi.

Putin, iki ülke arasında nükleer enerji alanındaki iş birliğinin bugün başka bir seviyeye taşındığını belirterek, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile nükleer güç santralinin birinci blokunun temelini bugün attıklarını ve Türkiye'de ilk nükleer güç santralinin kurulmaya başlandığını söyledi.

Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşunun 100. yıl dönümünde ilk reaktörün devreye girmesini hedeflediklerini ifade eden Putin, "TürkAkım ile ilgili deniz kısmında iki ayrı hat kuruluyor ve kısa bir süre içinde kara kısmını da döşemeye başlayacağız." diye konuştu. Rusya Devlet Başkanı Putin, bu durumun enerji güvenliğini artıracağına dikkati çekti.

Putin, Türkiye ile demir-çelik sanayi, oto sanayi, finans, tarım, inovasyon, bilim ve teknik gibi birçok alanda iş birliğini artırma niyeti taşıdıklarını belirterek, "Elbette savunma sanayii konularını da ele aldık. Mesela Türkiye'ye S-400 sistemlerinin teslimatı ile ilgili anlaşmanın hayata geçirilmesi konusunu görüştük ve bu son derece verimli savunma tesislerinin Türkiye'ye teslimat süresini azaltmaya karar verdik ve diğer projeler de görüşüldü." ifadesini kullandı.

Vladimir Putin, S-400 sistemlerinin teslimat takvimine ilişkin olarak şunları kaydetti:

"S-400 sistemlerinin teslimat sürelerinin azaltılması konusunda Türk ortaklarımızın bir ricası oldu, biz de bu ricayı olumlu değerlendirdik. Üretimine ivme kazandıracağız ve fiyatlarla ilgili de mutabakat sağlamış bulunuyoruz. Ortak imalata ve teknolojilerin ihracatına gelince, bu güven meselesi değil, siyasi temas konusu değil. Bu tamamen ticari bir meseledir. Bu mesele şirketler tarafından çözüme bağlanıyor. Bu konuda herhangi bir siyasi, askeri tutumlarımız yok, herhangi bir sınırlama da yoktur fiilen."

Türkiye'ye gerçekleştirdiği ziyaretin içeriğinin son derece yoğun olduğunu vurgulayan Putin, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile yaptığı görüşmede, Türkiye ile Rusya arasındaki ikili iş birliğinin yanı sıra güncel ve bölgesel konuların ele alındığını kaydetti.

Görüşmenin ardından düzenlenen Türkiye-Rusya Üst Düzey İşbirliği Konseyi Toplantısında iki ülkenin bakan ve şirket yöneticileriyle siyaset, ekonomi, kültürel ve beşeri konulardaki iş birliği alanlarının ele alındığını söyleyen Putin, böylelikle ileriye dönük temel hedeflerin atıldığını söyledi.

Putin, görüşmelerin ardından kurumlar arasında bir takım anlaşmaların imzalandığını belirterek, ilgili kuruşlara, yeni anlaşmaların hazırlanması noktasında talimat verdiklerini de dile getirdi.

Türkiye ve Rusya arasındaki ilişkilerin adım adım ilerlediğini söyleyen Putin, "Siyasi diyaloğumuz da son derece yoğun. Sadece geçen sene Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan ile toplam 8 görüşme yapmış bulunuyoruz." ifadesini kullandı.

Putin, iki ülkenin dışişleri ve savunma bakanlıklarının yoğun temas içinde olduğunu belirtti, Türkiye ve Rusya'nın ortak stratejik planlama grupları ve parlamentolar arası gruplarının da yoğun görüşmeler yaptığını vurguladı.

"BU YIL RUSYA'DAN TÜRKİYE'YE 6 MİLYONA TURİST GELEBİLİR"

İki ülke arasındaki ticaret hacminin geçen yıl artış gösterdiğine dikkati çeken Putin, Türkiye ile Rusya arasındaki ticaret hacminin 22,1 milyar dolara ulaştığına işaret etti.

Putin, "Rusya, Türkiye'nin ihracat piyasaları alanında Almanya ve Çin'den sonra 3. sıraya geçti. Türkiye de temel ticari ortaklarımız arasında 7. sıraya geçti." dedi.

İki ülke arasında ilerleyen yıllarda karşılıklı yatırımların artırılmasını hedeflediklerini söyleyen Putin, "Yine yatırım platformları oluşturmak istiyoruz. Örneğin, Türkiye varlık fonu ile Rusya'nın doğrudan yatırım fonu, ortak yatırım fonu kuruyor." diye konuştu.

Putin, iki ülke arasında sivil toplum, beşeri ve kültürel alandaki iş birliğine de önem verdiklerini vurgulayarak, "Rusya'dan Türkiye'ye turist akımı devamlı artıyor. Geçen sene yaklaşık 5 milyon Rus vatandaşı Türkiye'yi ziyaret etti. Bu yıl bu rakam 6 milyona çıkabilir." dedi.

Bu bağlamda vize konusunun da ele alındığını söyleyen Putin, "Vize rejiminin ne gibi belgelerle yapılabileceğini, yani kaldırılması için neler yapılabilir bunları da konuştuk." ifadesini kullandı.

"TÜRKİYE İLE TERÖRLE MÜCADELE İŞBİRLİĞİMİZ SÜRECEK"

Rusya'nın Soçi kentinde yapılan Suriye Ulusal Kongresi ve Astana'daki üçlü zirveyi de dikkate alarak, Suriye sorununun çözümü konusunda görüş alışverişinde bulunduklarını anlatan Putin, "Oradaki çatışmasızlık rejiminin güçlendirilmesi ve Suriye'de genel anlamda görüşme sürecinin güçlendirilmesi için daha neler yapılabilir, bunlar görüşüldü." dedi.

Putin, yarın İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani ile de bu konuyu ele alacaklarını dile getirdi.

Türkiye ve Rusya'nın terörle mücadele işbirliğine ilişkin Putin, Rusya'nın Suriye meselesinin çözümüyle ilgilenen ülkelerle işbirliği yaptığını belirterek, "Öncelikle hedefimiz Suriye'nin toprak bütünlüğünü ve egemenliğini sağlamak ve oradaki terör yuvalarını ortadan kaldırmaktır. Bu doğrultuda Türkiye ile işbirliği yapıyoruz ve ileride de işbirliği yapacağız." diye konuştu.

Rusya Devlet Başkanı Putin, Suriye'nin geleceği konusunda tüm ilgili tarafların uyum içinde çalışması ile nihai sonuca ulaşılabileceğini ve Suriye'nin geleceğine Suriye halkının karar vermesi gerektiğini vurguladı.

Kapsamlı görüşmeler için Cumhurbaşkanı Erdoğan'a teşekkür eden Putin, "Rus-Türk ilişkilerinin ilerletilmesi ve artırılması her iki ülkenin de çıkarınadır. Sadece bölgemizde değil, bölgemiz dışındaki ülkelerin de barışa ve istikrara kavuşması açısından çok önemlidir." dedi.

AJAN KRİZİ

İngiltere'de çifte ajan Sergey Skripal'ın zehirlenmesinin ardından birçok ülkenin Rus diplomatları sınır dışı etmesi ve Rusya'nın tepkisiyle ilgili gelişmelere ilişkin bir soruyu yanıtlayan Putin, bu konuyu Cumhurbaşkanı Erdoğan ile yaptıkları görüşmede kısa bir şekilde ele aldıklarını belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'a, Rusya'nın bu konudaki tutumunu anlattığını söyleyen Putin, "Uluslararası uzmanların değerlendirmelerine göre, dünyanın yirmi ülkesinde bu tür kimyasal unsurların imalatı yapılabiliyor. Scotland Yard yani İngiltere'nin organize suçla mücadele kurumu 'Bu soruşturmayı tamamlamak için birkaç ay lazım.' dedi." ifadesini kullandı.

Rusya'ya karşı bir kampanya yürütüldüğünü belirten Putin, "Yarın kimyasal silahların yasaklanması örgütünün bir toplantı yapılması için girişimde bulunacağız. Ümit ediyoruz ki bu örgütlü tartışmalar sonucunda bu olaya nokta konulacak. Tabii ki biz kapsamlı bir soruşturma istiyoruz. Biz de bu soruşturmanın bir parçası olmak, soruşturmaya katılmak istiyoruz." diye konuştu.

Rusya Soruşturma Komitesi'nin de konuya ilişkin bir dava açtığını vurgulayan Putin, "Mutlaka biz de Rusya içerisinde gerekli soruşturmayı yapacağız." ifadesini kullandı.

İKİ ÜLKE ARASINDA 4 ANLAŞMA İMZALANDI

Ortak basın toplantısı öncesinde iki ülke arasındaki anlaşmalar, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Putin'in huzurunda imzalandı.

Buna göre, "Rusya Federasyonu Doğrudan Yatırım Fonu ile Türkiye Varlık Fonu Arasında Ortak Yatırım Anlaşması", "Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu ile Rusya Federasyonu Haberleşme ve Kitle İletişim Bakanlığı Arasında Enformasyon Teknolojileri ve İletişim Alanında İşbirliğine Dair Mutabakat Zaptı", "Türkiye Cumhuriyeti Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Rusya Federasyonu Spor Bakanlığı arasında Kültürfizik ve Spor Alanında mutabakat Zaptı" ile "Türkiye Cumhuriyeti Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile Rusya Federasyonu Çalışma ve Sosyal Koruma Bakanlığı Arasında Sosyal Politika, Kadın ve Aile Hakları Alanında İşbirliğine Dair Mutabakat Zaptı" ilgililer tarafından imzalandı.