Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'dan sağlık çalışanlarına şiddete yönelik bir açıklama geldi. 

Sağlıkta şiddetin arttığını söyleyen Koca, "Günde 10-11 fiziki, bunun üç katı kadar da sözel şiddet olayının görüldüğü günleri yaşıyoruz" dedi.

Koca, "Fiziki ortamların düzeltilmesinin, çalışanların hasta yüklerinin, tazminat yüklerinin de dahil olduğu birçok tedbiri barındıran bir sağlıkta şiddeti önleme eylem planı hazırlıyoruz" diye konuştu.

Düzenlemenin sadece kamu değil özel sektörde çalışanları da kapsayacağını ifade eden Sağlık Bakanı, "Sadece sağlık çalışanları için değil, toplumda genel şiddete yönelik hırsızlık, gasp gibi durumlara yönelik genel bir düzenlemenin de ayrıca yapılması gerektiğine inanıyorum" ifadelerini kullandı.

AA'ya konuşan Koca'nın açıklamalarından öne çıkan diğer başlıklar şöyle:

"Hasta memnuniyeti sonuç odaklı bir hizmetin, sağlık çalışanları memnun edilmeden yapılabilirliği mümkün olamaz.

(Sağlık çalışanlarının haklarına yönelik iyileştirmeler) Bu düzenlemelerin, sadece emeklilikle ilgili söyleyeyim mesela, hekim ve uzman hekim ve pratisyenlere yönelik değil, diğer sağlık çalışanlarına da benzer şekilde yapılması gerektiği gündem oldu. Bugün için böyle bir sözü vermek mümkün değil. Ama bunun gündemimizde olacağı, önümüzdeki dönemler bunu gündemimizde tutacağımızı söyleyebilirim.

(Şehir hastaneleri) Bir üniversiteyle sürdürebilirlik çok mümkün olmayabilir, ihtiyaç halinde birden fazla üniversiteyle iş birliği veya birlikte kullanım protokolü imzalamayı bundan böyle yapabilir olacağız.

Birlikte kullanım protokolü bulunan 53 eğitim araştırma ve 21 üniversite hastanesindeki öğretim elemanlarıyla kişisel sözleşme yapılacak.

(Şehir hastaneleri) Ne Sağlık ne Hazine ve Maliye Bakanlığı kamu-özel işbirliği anlamında hiçbir şekilde borç yükü anlaşmasına imza atmamıştır.

Şehir hastanelerinde, ne muayene yani poliklinik hizmetleri ne ameliyat veya ameliyathane doluluk oranı ne acil ve yoğun bakım hizmetleri ne de yatak doluluk oranıyla ilgili asla hiçbir garanti söz konusu değildir.

Şehir hastanelerini bölgenin sağlık üssü yapabiliriz. Üniversitelerle iş birliği protokolü, bunu yapmamızı kolaylaştıran bir unsur.

(Şehir hastaneleri) Bir üniversiteyle sürdürebilirlik çok mümkün olmayabilir, ihtiyaç halinde birden fazla üniversiteyle iş birliği veya birlikte kullanım protokolü imzalamayı bundan böyle yapabilir olacağız.

TÜTÜNLE MÜCADELEDE GEVŞEME YOK

Tütünle mücadelemizi asla gevşetmeden sürdürmek istiyoruz. Vatandaşımızın temiz hava alma hakkını güvence altına almak zorundayız. Türkiyede ilk defa yer yer daha önce de konuşulan tek tip sigara kullanımına geçtik. Bundan böyle paketler birbirine benzeyecek.

Bin 500 kişiyle yoğun denetimlerimiz var. Bu denetimlerimizde gevşeme olduğu bir dönemden geçtik ama son 2 aydan bu yana çapraz denetimlerimizi sıklaştırdık ve buna da devam etmek istiyoruz.

ZORUNLU HİZMETİ BİTİRMEYEN HEKİMLERE YAN DAL YOK

Doğu ve Güneydoğu'daki uzman hekimlerin erken dönemde ayrılmalarının önlenmesi için uzmanlık zorunlu hizmetini bitirmeyen hekimlere, yan dal uzmanlık eğitimine başlamama hükmü getirildi.

KALP PİLİ VE STENT İÇİN İHALE

Kalp pili ve stent dahil olmak üzere sorun yaşanmasını asla istemediğimiz malzemelerle ilgili ihaleye çıkacağız.

DİJİTAL REÇETE DÖNEMİ

Önümüdeki süreç için kağıdı devre dışı bırakan, reçeteyi devre dışı bırakan, tamamen dijital ortamda bütün raporlamaların dahi yer aldığı bir dijitalleşmeden bahsediyoruz.

DIŞA BAĞIMLILIK 5 YILDA YARIYA DÜŞECEK

(İlaç, cihaz ve malzemede dışa bağımlılık) Toplam 12 milyar dolarlık bağımlılıktan bahsediyoruz. Önümüzdeki 5 yıllık süreçte biz bunun asgari yarısını çözmek zorundayız. Yerlileşmeyle birlikte ihracatı da kamçılamak zorundayız. Ürettiklerimizin ihracatını yapmalıyız.

Bugüne kadar 1,5 milyar dolar sağlık turizminden gelirimiz var, bunu yeterli görmüyoruz. 2023'e kadar medikal turizmde bunu 5 kat artırmanın mümkün olduğunu düşünüyoruz.