HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Diyarbakır'da bazı sivil toplum kuruluşları ve işadamlarının katılımıyla düzenlenen toplantıda konuşma yaptı.

Elbette silahlar kalıcı olarak susmalı, elbetteki silahlar kalıcı olarak gündemden çıkmalı fakat bu tek başına barış demek değildir.

Biz de bu dönem parlamentoya giremezsek yüzde 35 parlamento dışı kalmış olacak.
AK Parti’nin seçim barajıyla ilgili söylediklerine bakın. O tek başına bu partinin artık zihniyet olarak faşizme savrulduğunu gösteriyor. Geçen yıla kadar hem Cumhurbaşkanı hem Başbakan, 'Neden parti olarak seçime girmiyorsunuz' diyorlardı. Seçime parti olarak girip baraj altında kalmamızı ve 40 milletvekilini ekleyip Türkiye'de istedikleri yasa ve anayasayı çıkarmayı amaçlıyorlardı.

Biz parti olarak seçime girme kararı aldık. Sayın Beşir Atalay, 'Bu olumlu bir karardır, her parti seçime kendi kimliğiyle girebilir, demokrasinin gereğidir' dediler. Çünkü o gün baraj altında kalacağımıza yürekten inanıyorlardı.

1,5 yıldır sürdürdüğümüz tartışma ve kararı Amerika'da aldığımızı iddia etmeye başladılar. İsrail ile paralel ile ortaklaşmışız, kirli ittifaklar kurmuşuz, asıl derdimiz başkaymış. Bu nedenle parti olarak seçime giriyormuşuz. O kadar çok tekrarladılar ki kendileri de bu yalana inanmaya başladılar.

Türkiye bugün Suriye değilse Suriye gibi mezheplerin, inançların bir birini katlettiği bir ülke değilse bunu HDP'ye borçludur. Ya Suriye gibi olacağız ya HDP gibi olacağız. İki ayrı uçta iki ayrı gelecek ortada. AKP'nin Türkiye'si Suriye'den farklı değildir. Tekçilik üzerine kurulu.

Silah ve şiddet yöntemi olmasın diye siyaset yapıyoruz. Eğer siyasette güçlenirsek barışı sağlamamız kolay olur. Türkiye'yi kucaklayan bir parti olarak parlamentoya daha güçlü girmek Türkiye'de toplumsal barışın da garantisi olur. Böylesine güçlü bir siyasi çizgi parlamento dışında kalsın diye akıl tutulması yaşamışlar, bizimle uğraşıyorlar.
Ben Cumhurbaşkanı olsam, Türkiye beni seçmiş olsa idi, sadece HDP'nin değil, Saadet Partisi, Hüda Par'ın diğer partilerin parlamentoya gelmesi için çaba sarf ederdim.
Bizler mükemmel değiliz. Mükemmeliz gibi davranırsak hata yaparız. Asıl hata orada başlar. Eleştirileri, önerileri dikkate almadılar. Yıllardır kulaklarını tıkadıkları için geldikleri nokta burasıdır. HDP olarak buradan iyi bir ders çıkarmak zorundayız. Bizler eğer yanlışlarımızı halının altına süpürürsek, bir gün biri o halıyı kaldırır.

İşsizlik, Diyarbakır'da yüksek, ancak bunun tek suçlusu hükümet değil. Biz burada yerel iktidarız. HDP olarak önce iğneyi kendimize batıracağız. Bölge muazzam bir turizm destinasyonu. Kültür ve inanç merkezi. Hiçbir şey yapmasanız, sadece turizmle uğraşsanız tek tohum ekmezseniz dahi bu bölgenin kültür ve inanç turizmi tüm Türkiye'yi besler.

Barış sürecinden asla vazgeçmeyeceğiz. Çünkü barışın, istikrarın, güvenin, huzurun olmadığı yerde ekmek yoktur.

Asıl hedefimiz ya bir erken seçim ya da 2019 seçimiyle iktidara yürümektir. Türkiye'de bu boşluk var, bunu doldurmak da bizim dışımızda hiçbir parti için mümkün görünmüyor. Biz kötünün iyisi değiliz, mevcutlar içerisindeki en iyiyiz."