İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, tutuksuz sanıklar Metin Yılmaz, Necati Doğru, Mustafa Çetin, Yücel Arı, Gökmen Ulu, Mediha Olgun, Yonca Yücekaleli ve avukatları katıldı. Tutuksuz sanık Emin Çölaşan SEGBİS aracılığıyla duruşmaya bağlandı. Duruşmada CHP milletvekilleri Mahmut Tanal ve Gürsel Tekin de izleyici olarak hazır bulundu.

Mütalaasını açıklaması için söz verilen duruşma savcısı, davanın görüldüğü mahkemeye yakın zamanda görevlendirildiğini, dosyanın da kapsamlı olduğunu hatırlatarak, mütalaasını tamamlamak için süre talebinde bulundu.

Savcının mütalaasının ardından söz alan sanık avukatlarından Celal Ülgen, duruşma salonun kapsısında asılı olan duruşma listesinde müvekkillerine yönelik suçlamanın “terör örgüt kurmak” olarak yazıldığını ve bu durumun yanlış olduğunu ifade ederek, “Duruşma listesinde terör örgütü kurmak diye yazıyor. Demek ki FETÖ örgütünü biz kurmuşuz. Ben de FETÖ örgütünün avukatlığını yapıyorum. Bu lekelenmeme hakkımızın ihlalidir. Mali yönden de inceleme yapılmasını istiyoruz. FETÖ örgütünden gazeteye para aktarılıp aktarılmadığının net olarak tespit edilmesini istiyoruz. Böylece lekelenmeme hakkını elde etmiş olacağız” diye konuştu.

ÇÖLAŞAN’IN AVUKATINDAN RİCA

Sanık Çölaşan'ın avukatı Mehmet Serhan Özdemir de “Müvekkilim Emin Çölaşan’a isnat edilen suç ‘örgüt üyesi olmamakla birlikte yardım etmek’tir. Duruşma salonun kapısında asılı olan listede ise ‘örgüt kurmak’ yazıyor. Sizden bir ricam olacak bunun sadece kendi müvekkilim için söylemiyorum, diğer sanıklar için de söylüyorum. Lütfen o listeyi kaldırın” ifadelerini kullandı.

Mahkeme Başkanı Akın Gürlek avukatların bu talepleri üzerine, “Listeyi mübaşirler hazırlıyor eğer dediğiniz gibi bir şey varsa düzeltelim, haklısınız” yanıtını verdi.
Bazı sanık avukatları da müvekkilleri Burak Akbay'ın babası Ertuğrul Akbay'ın cenazesine katılamadığını hatırlatarak, sanık hakkındaki yakalama kararının kaldırılmasını istedi.

Sanık avukatlarının Basın Kanunu'nun 26. maddesi kapsamında "hak düşürücü süre" incelemesi talebinde bulunduklarını hatırlatan mahkeme heyeti, sanıklara isnat edilen suçlamanın "silahlı terör örgütüne yardım" suçu, sanık Burak Akbay'a isnat edilen suçun ise "silahlı terör örgütü yöneticiliği" olduğuna ve bu konudaki yargıtay uygulamasına değinerek, "hak düşürücü süre" talebinin bu davada geçerli olmadığına hükmederek talepleri reddetti.

MAHKEMENİN KARARI

Mahkeme heyeti, sanık avukatlarının yargılamanın genişletilmesi yönündeki talepleri reddederek, sanık Burak Akbay'ın uzun süredir firari olması sebebiyle savunmasının alınmamış olması, böylelikle kuvvetli suç şüphesinin hala devam ediyor olması dikkate alınarak sanık Akbay hakkındaki yakalama kararının devamına hükmetti.

Dosyanın esas hakkındaki mütalaa için bir önceki ara karar gereğince İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar veren mahkeme heyeti, duruşmayı 18 Nisan'a erteledi.

Sözcü gazetesinin yazarları Emin Çölaşan ve Necati Doğru ile gazetenin genel yayın yönetmeni Metin Yılmaz'ın da aralarında bulunduğu 5 sanığın yargılandığı dava dosyası ile aynı mahkemede gazetenin sahibi sanık Burak Akbay ve beraberindeki 3 sanığın yargılandığı davanın dosyasının birleştirilmesine karar verilmişti.

15 YILA KADAR HAPİS İSTEMİ

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hazırlanan iddianamede, sanık Burak Akbay'ın ''silahlı terör örgütünü yönetme'' ve ''terör örgütü propagandası yapmak'' suçlarından 16,5 yıldan 30 yıla kadar, Emin Çölaşan, Metin Yılmaz, Necati Doğru, Mustafa Çetin, Yücel Arı, Mediha Olgun, Bekir Gökmen Ulu ve Yonca Yücekaleli'nin ''silahlı terör örgütü içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte örgüte bilerek yardım etme'' suçundan 7,5 yıldan 15’er yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

İddianamede Sözcü gazetesinin özellikle FETÖ'nün silahlı terör örgütü olduğunun anlaşılmasından sonra ve bugüne kadar ilerleyen süreçte, örgüt amaçları ve stratejisi çerçevesinde faaliyete giriştiği, buna yönelik eylemlerde bulunduğunun anlaşıldığı öne sürülüyor.