Tarlabaşı’nın kamulaştırılması AİHM’de

İstanbul Tarlabaşı’ndaki mülk sahipleri dernek kurarak, kamulaştırma çalışmalarının acilen durdurulması istemiyle AİHM’e başvurdu.

Haberler - Anadolu Ajansı 29.04.2010 - 12:01

İstanbul Tarlabaşı Mülk Sahipleri ve Kiracıları Kalkındırma ve Sosyal Yardımlaşma Derneği adı altında dernek kuran semtteki mülk sahipleri, avukat Barış Kaşka aracılığıyla kamulaştırma çalışmalarının acilen durdurulması istemiyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) başvurdu.

Avukat Barış Kaşka, Beyoğlu Belediyesi’nin Tarlabaşı semtindeki, ''5366 sayılı Yıpranan Tarihi ve Kültürel Taşınmaz Varlıkların Yenilenerek Korunması ve Yaşatılarak Kullanılması Hakkındaki Kanun''a dayanan uygulamalarının bölgedeki ''eşsiz 209 tarihi binayı yok etme tehlikesiyle karşı karşıya bıraktığını'', mülk sahiplerini de mağdur ettiğini iddia etti.

5366 sayılı Yasaya dayanan, Yenileme Alanları Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 30 Kasım 2007 tarihli 26 numaralı kararının ardından, Beyoğlu Belediyesi’nin tarihi gayrimenkulleri, ''yenileme ve taşıma'' projeleriyle, ''yok pahasına'' kamulaştırmaya başladığını ileri süren Kaşka, sözlerini şöyle sürdürdü;

''TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi, İstanbul Yenileme Alanları Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 26 numaralı kararı ve projelerin yürütmesinin durdurulması talebiyle dava açmıştı. Bir grup Tarlabaşı sakini, Tarlabaşı Mülk Sahipleri ve Kiracıları Kalkındırma ve Sosyal Yardımlaşma Derneğini kurarak, davaya müdahil oldular. Henüz esasa ilişkin karar verilmedi ancak İstanbul 3. İdare Mahkemesi ve İstanbul Bölge İdare Mahkemesi yürütmenin durdurulması talebini, müvekkillerimiz aleyhine reddetti.

Semt sakinleri adına, projenin acilen durdurulması gerektiğini, yoksa telafisi imkansız zararların meydana gelebileceğini savunuyoruz. Bu nedenle, AİHM'e davayı bu aşamada taşıdık. Başvurumuzla çok tartışılan 5366 sayılı Yasa ilk kez uluslararası hukuk denetimine açılmış olacak. AİHM'in, en az 200 yıllık geçmişe sahip yapıların yok olmasına, semt sakinlerinin mağduriyetine 'dur' diyeceğine inanıyoruz.''

Kaya sözlerine, “Uygulama, kültürel varlıkları yok olma tehlikesiyle karşı karşıya bıraktığı gibi semt sakinleri için son derece haksız sonuçlar doğruyor. İnsanların mülkleri, yok pahasına ele geçirilmek isteniyor. Acele kamulaştırma yetkisinden güç alan belediye, semt sakinlerinin kat karşılığı kamulaştırma önerilerini kabul etmiyor. Mülk sahiplerinin kendi binalarını yenileme hakkını da kendilerine vermiyor. Bu nedenle uygulama Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin ilgili hükümlerine açıkça aykırı. İdari işlemin yürütmesinin durdurulması, hayati öneme sahip'' diyerek devam etti.

Başvuru dilekçelerine, çeşitli üniversite görevlilerince hazırlanmış Tarlabaşı projesine ilişkin tezleri de eklediğini bildiren Barış Kaşka, davanın görülmesinin öne çekilmesini ve Strazburg'ta duruşma talep ettiklerini sözlerine ekledi.

Sayfa Yükleniyor...