Tavşan Senelerinde Kuduruyoruz!

Çin yılları her 12 yılda bir aynı burcu yaşar. Aynı burca sahip yıllara yakından baktığınızda benzer temalı olaylara rastlarsınız.

Tavşan Senelerinde Kuduruyoruz!

Tavşan burcu hassas, düşünceli ve yumuşak tabiatının yanında, kötü olan yüzünü kullanmak istediğinde rahatlıkla yargılayıcı ve kendini kesinlikle haklı gören ve sırf kendi istediği olsun diye bir veya birden fazla ilişkisini bir anda kesip atabilen bir burçtur. Acımasızlığı o doğasındaki keskin dişlere güç vermeye görsün.

Söze hemen bu özelliklerle girmenin sebebi ise, dünya üzerindeki savaşlar elbette. Tavşan yılı olarak 2011 yılını çatışmalı bir yıl olarak deneyimliyoruz. Bu yüzden Astrolojik bir inceleme yaparak, Tavşan yıllarına bakış atmak istedim. Şimdi her 12 yılda bir tekrar eden Çin yıllarının Tavşana ait olanlarına, epeyce eskilerden başlayarak dönmek istiyorum.

Bir Tavşan yılı 1927. Çin iç savaşının çıktığı yıl. Çin Nasyonal Partisi ile Çin Komünist Partisi arasında yaşanan savaş ne yazık ki 1950 yılına kadar devam etti.

Bir sonraki Tavşan yılına yani 1939 yılına geldiğimizde, Alman ordularının Polonya’ya saldırdığı 1 Eylül 1939 yılında başladığı kabul edilen 2. Dünya Savaşı, 1945 yılına kadar devam etti.

Yine bir Tavşan yılı olan 1951 yılında da yerimizde duramadık. Dünyanın farklı bölgelerine uğrayan etkiler, bu kez Mısırı ve Kore’yi yakaladı. Kore yakılıp yıkılırken, 36.000 Amerikan askeri, 600.000 Koreli ve 500.000 Çinli askerin öldüğü bilinmektedir. Tuğgeneral Tahsin Yazıcı komutasındaki bir Türk Tugayı da, 1950’nin sonuna doğru Pusan’dan karaya çıkarak, Birleşmiş Milletler ordularına katıldı. 1953 yılında ateşkes imzalanana kadar Kore herkesin içini yakacak kadar zaman buldu.

1963 yılında da insanoğlu yine korkunç şeyler yapmaya devam etti. Vietnam savaşı ile ırkımızın vahşiliklerini yeniden tarihe kazıdık. Vietnam hiçbir zaman sakin olmadı. 1.5 Milyon kendi insanını ve topraklarının 1/3 ‘ini yitirmiş olmasına rağmen savaştan galip çıkan Vietnam’dan günümüze akıl sağlığını yitirmiş pek çok insan kaldı. Bugünün filmlerinde hala, o günlerin içleri yakan, ders almamız gereken sahnelerini, o geçmiş bizim değilmişçesine rahat koltuklarımızdan izlemekteyiz. Utanmadan ne kadar kötü olduğumuzu birbirimize anlatıyoruz.

1975 yılına geldik. Lübnan İç savaşındayız. 13 Nisan 1975’te iç savaşa dönüşen Müslüman Hristiyan ayrımı, dünyanın en karmaşık savaşlarından biri olarak tarihte yerini aldı. 1991 yılına kadar nefes almayan taraflar, ideolojilerini ve bilek güçlerini çatıştırmaktan vazgeçmediler.

1987 yılına geldiğimizde, artık 60 yıllık büyük döngüyü tamamlamış olduk. Her 60 senede bir yine aynı element özelliğine sahip bir burç etkin olmakta. Bu noktada fark etmeliyiz ki, savaşların ortak teması ; iç savaş. Tavşan senelerinde ortaya çıkan çatışmaların karakteri ve sebepleri apaçık ortada. Ateş elementinin Yin fazında bir Tavşan senesi olan 1987 yılı Toyota Savaşı adı ile anılan ve Çad ile Libya sınırında başlayan çatışmalara neden oldu.

1999 yılına geldik. Irk olarak rezilliğimiz yeniden ayyuka çıktı. Elimizde bir Kargil savaşı var.. İlle de savaşacağız. Hindistan ve Pakistan arasında çıkan çatışmalarda Kargil bölgesinde yine birbirimizi yedik. Paylaşılamayan dünya topraklarında yüzyıllardır, her birimiz başka bir türün varlığı gibi astık, kestik, pişirdik, deri yüzdük, kafa koparttık, bombalar ile yaktık, yıktık, radyasyondan çürüttük ve benzeri görülmemiş şekilde imha ettik.

Burada artık 2011 yılından bahsetme zamanı. Yine bir Tavşan yılındayız. Metal elementinin o soğuk ve acımasız doğası yine Tavşan yılı ile iş başında. Yine Libya’dayız. Yine birbirimizi yiyoruz. Yine savaş kendi sınırları dışına taşıyor. Tüm dünya yine bir şekilde benzerleri gibi bu savaşın içinde sayılmakta.

Şimdi geri dönüp baktığımda, Tavşan yılında yaşanmış savaşların iç savaşlar ve sınır kavgaları ile çıktığını, ayrıca dogmatik yaşam felsefelerinin birbirleri ile çatışan seneler olduğunu görmekteyim. Kapitalist sistemin para kavgaları ya da hastalıklar ile ilgili olmayan, düpedüz “Sen ona, ben buna inanıyorum, öyleyse savaşalım” mantığı ile şekillenmiş, insanın dünya insanı olduğunu unutturan bir sürecin parçası tüm bu olanlar.

Birlikte bir şeye karşı değil, sadece bir şeye ve o şeye karşı çıkmış olmak için çıkarılmış, tekelci zihniyetler ile çatışanların savaş tam tamları, dünyanın her yerine sesini duyuruyor. F16 veya Hammer’ların egzoz dumanları ile füzelerin fırlatma rampaları arasında, kulaklarımız nefreti duyuyor. Biz yine adam olmuyoruz. Yine kuduruyoruz.

Dünya tarihi neredeyse her yıl, dünyanın bir yerlerinde çatışmalara sahne olmuştur. Tavşan yılın hiç birine üstünlüğü yok. Bu yıllar dışında da çok büyük kötülükler ettik. Ancak, geri dönüp yukarıda size dökümünü verdiğim Tavşan yıllarının bu istikrarlı savaş yaratım gücü insanı ürkütüyor. Şimdi ister istemez, yeniden Tavşan yılı olarak yaşayacağımız 2023 yılını merak etmekteyim.. Sadece bir kez olsun yanılsak ne güzel olur… Fakat Astroloji, Çin takvimi ve istatistikler hiç öyle demiyor.

2023 yılında ne sebeple kuduracağımızı merak ediyorum..

Saygılarımla..
Funda Ceyhan

http://www.fundaceyhan.com

  • Etiketler :

Sayfa Yükleniyor...