Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülleri, Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda düzenlenen törenle sahiplerine verildi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kültür törende bir konuşma yaptı.

Cumhubaşkanlığı Sarayı'nda düzenleen törende konuşan Erdoğan, ödül alan sanatçılara tek tek teşekkür etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu:

"Dünyanın belli bölgelerinde takdir görmüyor, kabul görmüyor diye kadim musiki sanatımızı, hat sanatımızı, ebru, tezhip, tezyin sanatımızı öksüz bırakmak inanın nankörlükten başka bir kavramla izah edilemez.

Dünyadaki şöhretli ödülleri almıyor diye sinema, roman, hikaye gibi sanatlarımız metruk bir halde kendi kaderleriyle baş başa bırakılamaz. Özellikle ilim konusunda, ilim tarihini başkaları yazıyor diye ilim tarihini sadece egemenler yazıyor diye başımızı öne eğip, çaresizlik içinde, eziklik içinde, kompleksli bir hayranlık içinde olan biteni seyretmek millet olarak bize asla yakışmaz.

'BAL GİBİ YETİŞİYOR'
Çok zaman sağdan sola hepimiz işitiyoruz. 'Bizde sanatçı yetiştirmiyor', 'bizde ilim insanı, münevver yetiştirmiyor'. Hayır efendim. Böyle bir şeyi kabul etmek mümkün değil. Bal gibi yetişiyor. Üstelik her şeye rağmen yetişiyor. Umutsuzluğa rağmen, kötümserliğe rağmen, karamsarlığa rağmen, tekellere rağmen, mahalle baskısına rağmen Allah'a hamdolsun yetişiyor hem de çok sayıda yetişiyor.

NOBEL ELEŞTİRİSİ
'Nobel' diyoruz değil mi? Nobel kararlarını objektif mi veriyor? Asla. Bunları bizzat gördük, görüyoruz ve yaşıyoruz. Uluslararası kurumlar, Birleşmiş Milletler, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararlarını objektif mi veriyor? Asla. Yine söylüyorum. Dünya 5'ten büyüktür.

İçeride Avrupa var, Asya var, Amerika var. Kıtalar olarak ele alacak olursanız diğer kıtalar nerede? Yok. Peki. Bu 5 ülke sadece Hristiyanlardan oluşuyor. İçlerinde bir tane Müslüman ülke var mı Yok. Tüm dünya bu 5 ülkenin içinde herhangi birisinin dudak arasına mı bakacak? Eğer 'Hayır' derse mesele bitmiştir. Tüm dünya ona mahkum. Böyle bir zulüm olabilir mi? Adaletin beklendiği bir yerde adalet yok, sadece zulüm var ve bu zulüm acımasızca devam ediyor.

'O LAFI BIRAK'
Suriye'de 300 bin kişi ölmüş, 400 bin kişi ölmüş umurlarında mı? Asla. Türkiye 1 milyon 600 bin insanı şu anda kabullenmiş, umurlarında mı? Karşımıza geldikleri zaman 'Tebrik ederiz. Çok güzel işler yapıyorsunuz. Hakikaten başardınız.' Ya o lafı bırak. Bütün bu yükü sırtına almış Türkiye'ye ne kadar destek verdin Ondan bahset. Asla. Ama arzu ettikleri yerlere bu destek kanallarını açıyorlar. Afrika’nın elmaslarını, altınlarını araştırıyorlar. Başka yaptıkları bir şey yok.

'KİMSE GÖRMESE DE...'
Eğer meseleye ideoloji gözlüğüne bakıyorsanız, belki göremezsiniz. İdeolojik saplantılardan kurtulabilseler, bu toprağın insanı gibi bakabilseler cevheri görebilecekler. Bugün, milletimizin ihtiyaç duyduğu şey, milletini küçümseyen aydına projektör tutabilmektir. Kimse görmese de sanat sanattır, sanatçı sanatçıdır.

'CEVABI BU SARAY VERECEK'
Biliyorsunuz, neler söylediler, neler söylüyorlar, neler söylemeye devam edecekler. Varsın söylesinler, hiç umurumuzda değil. Biz büyük bir devlet olmanın gayreti içerisindeyiz ve bu gayretimizi de sürdüreceğiz. Dolmabahçe Sarayımız var, Topkapı Sarayımız var halen onunla övünürüz. Şu anda 'acaba Türkiye Cumhuriyeti Devleti nereden yönetiliyor, yönetildi?'. Bu soruyu soranlara bir cevap vermek gerektiğinde işte bu cevabı, bu duruşuyla bu saray verecektir.

'TAYYİP ERDOĞAN'IN SARAYI DEĞİL'
Burası Tayyip Erdoğan'ın sarayı değil, burası Türk milletinin sarayıdır. Bu saray sadece Türk milletinin kendi imkanlarıyla inşa edilmiş olan bir saraydır. Bu sarayın içerisinde sadece cumhurbaşkanlığının görevlileri çalışacaktır, millet burada ağırlanacaktır. Devlet başkanları gelince onurla, gururla burada ağırlamaya başladık.

'BU MİLLET HERVELE YAPIYOR'
İslam Ansiklopedisi'nin içerisinde öyle zannediyorum ki 'hervele' kelimesi de yerini almıştır. Ben inanıyorum ki artık bu millet 'hervele' yapıyor. Bu çok önemli. Bunu yakalamak durumundayız. Bunu yakaladığımız anda inanıyorum ki özgüveni bu milletin daha da artacaktır, daha da farklı bakacaktır dünyaya. Dünya da Türkiye'ye farklı bakacaktır.''

Hervele: Hervele kelimesi, İslam Ansiklopedisi'nde "Hac ve umrede Safâ ile Merve arasında sa‘y yaparken belli bir mesafenin süratli ve canlı bir yürüyüşle geçilmesini ifade eden terim" olarak geçiyor.

Söz konusu terim, Osmanlıca-Türkçe sözlükte ise "yürümek" ve "koşmak" olarak yer alıyor.

'ORWELL VE DEFOE SİZİ AYAKTA ALKIŞLARDI'
Klasik Türk Müziği ve Tasavvuf Müziği'ne yaptığı katkılar dolayısıyla müzik alanında ödüle layık görülen Niyazi Sayın, "Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bana lütfettiği bu ödül bir manevi ödüldür. Bir bestedir o, çalacağım en güzel bir bestedir. Onu da bedenen değil kalben üflemeye çalışacağım" dedi.

Sinema alanında ödüle layık görülen Hülya Koçyiğit de konuşmasında, “Ben de ömür boyunca bu gururu taşıyacağım. Layık olursam ne mutlu bana" ifadesini kullandı.

Edebiyat alanındaki ödülün sahibi Alev Alatlı ise şöyle dedi:

“Rus yazar Aleksandr Soljenitsin yaşasaydı, yüzbinlerce Suriyeliye kapılarını açan hükümetinizi, zat-ı alinizi ayakta alkışlardı.

Siz 'Dünya 5'ten büyüktür' dediğinizde, biliyor musunuz, 'Evrensel dolandırıcılığın hüküm sürdüğü zamanda gerçeği söylemek devrimciliktir' diyen George Orwell ayağa kalkar, bu sefer de o alkışlardı. Ona, Robinson Crusoe'nun yazarı Daniel Defoe da katılırdı.”

ÖDÜLLERİ VERİLDİ
Konuşmaların ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk sinemasına yaptığı büyük katkılar dolayısıyla sinema alanında Hülya Koçyiğit'e, Klasik Türk Müziği ve Tasavvuf Müziğine yaptığı büyük katkılar dolayısıyla müzik alanında Niyazi Sayın'a, Türk edebiyatına ve gelişmesine yaptığı önemli katkılar dolayısıyla edebiyat alanında Alev Alatlı'ya, Abdülhamit dönemi ve Cumhuriyetin ilk yıllarına dair değerli çalışmaları için tarih alanında Prof. Dr. Engin Akarlı'ya, "Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi"ni de hazırlayan Türkiye Diyanet Vakfı İslam Araştırmaları Merkezi adına Prof. Dr. İbrahim Kafi Dönmez'e ödül ve beratlarını takdim etti.

Neyzen Ahmet Şahin'in solistliğini yaptığı "Dinle Neyden" musiki topluluğu tarafından müzik dinletisi sunulan törende, Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülünü önceki yıllarda alanlarla ilgili kısa filmlerin yanı sıra bu yıl ödül kazananlar için de ayrı ayrı hazırlanan biyografik kısa filmler gösterildi.

TÖRENE KİMLER KATILDI?
Törene, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yanı sıra eşi Emine Erdoğan, Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam, Gençlik ve Spor Bakanı Çağatay Kılıç, Gümrük ve Ticaret Bakanı Nurettin Canikli, İçişleri Bakanı Efkan Ala, Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik, Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Lütfi Elvan, Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, TRT Genel Müdürü Şenol Göka, AA Genel Müdür Vekili Ebubekir Şahin, Bülent Ersoy, Yavuz Bingöl ve Serkan Çağrı'nın da aralarında bulunduğu bazı sanatçılar, tarih ve edebiyat alanında çalışan akademisyenler, ödül alanların yakınları ile çok sayıda davetli katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan, törenin ardından davetliler için resepsiyon verdi.