Bakan Çavuşoğlu, Türkiye ile Yemen'in öncülüğünü yaptığı BM Genel Kurulu'ndaki Kudüs oylamasının ardından Filistin Dışişleri Bakanı Riyad el-Maliki ile basın mensuplarına kısa bir açıklama yaptı.

"GENEL KURULDAKİ DAYANIŞMADAN MEMNUNUZ"

Çavuşoğlu, oylama sonucundan büyük memnuniyet duyduğunu vurgulayarak, "Bugün Genel Kurul, ABD'nin Kudüs kararını net bir şekilde reddetti. Genel Kurul'da Filistin'le ve Kudüs'ün statüsüyle ilgili bir dayanışma ortaya kondu. Biz bu dayanışmadan büyük bir memnuniyet duyuyoruz." dedi.

Türkiye'nin bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da Filistin konusuna sahip çıkmaya devam edeceğini dile getiren Çavuşoğlu, "Türkiye olarak bundan sonra 1967 sınırlarıyla Filistin devleti ve Doğu Kudüs'ün de Filistin'in başkenti olarak kabul edilmesi konusunda daha çok çaba sarf edeceğiz." şeklinde konuştu.

ABD'nin Kudüs kararının ardından BM Güvenlik Konseyi'nde yapılan oylamaya da değinen Bakan Çavuşoğlu, konseydeki bir daimi üyenin vetosuyla o günkü tasarının reddedildiğini hatırlattı.

"BU BİR ZAFERDİR"

Daha sonra kısa bir açıklama yapan Filistin Dışişleri Bakanı Riyad el-Maliki de oylama sonucunu “zafer” şeklinde tanımladı. Maliki, “Bu bir zaferdir. Bugün Kudüs konusunda yeni bir sayfa açıyoruz.” dedi.

Oylamanın ABD ve İsrail tehditlerine rağmen yapıldığına dikkat çeken Maliki, konuşmasında, “Tehditler bir şeyi değiştirmedi. Kudüs Filistin'in başkentidir ve bu gelecekte de böyle olacak. Tehditler umurumuzda değil. Oylama öncesinde tehdit ettiler ama oylama sonucu kanıttır.” değerlendirmesinde bulundu.

BM Genel Kurulu'nda Türkiye’nin girişimleriyle hazırlanan ve Trump’ın Kudüs kararını eleştiren Kudüs'ün statüsüne ilişkin “İsrail’in İşgal Altındaki Doğu Kudüs ve Filistin Topraklarındaki Faaliyetleri” başlıklı karar tasarısı, ABD'nin tehditlerine rağmen 9’a karşı 128 oyla kabul edilmişti. Oylamada 35 ülke ise çekimser kalmıştı.

BM Güvenlik Konseyi’nden 1967’den 2016’ya kadar geçmiş 10 karar’a atıf yapan tasarıda, ABD Başkanı Donald Trump’ın Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak ilan etmesi ve ABD’nin Tel Aviv Büyükelçiliğini Kudüs’e taşınmasına ilişkin kararına atıfta bulunarak “Kudüs’ün statüsüne ilişkin son kararlara yönelik derin teessüfte” bulunulmuştu.

Tasarıda BMGK kararlarına da atıf yapılarak, Kudüs’ün “ruhani, dini ve kültürel boyutlarının” korunması gerektiği ifade edilirken, Kudüs’ün statüsünün BM kararları çerçevesinde müzakerelerle çözülecek en son konu olduğu vurgulanmıştı.