Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Hırvatistan Cumhurbaşkanı Kolinde Grabar Kitaroviç ile bir otelde düzenlenen Hırvatistan-Türkiye İş Forumu'na katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına, gösterdiği misafirperverlikten ötürü Kitaroviç'e ve iş forumunu düzenleyen Hırvatistan Ekonomi Odası ile Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) yetkililerine teşekkür ederek başladı.

Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:

10 yıl önce geldiğim Hırvatistan başkaydı, 10 yıl sonra bambaşka. Çok ciddi bir gelişmenin olduğunu görüyorum. 2006’daki ziyaretimde Hırvatistan halen NATO üyesi ve AB üyesi değildi. Hırvatistan, Avrupa-Atlantik kurumlarıyla entegrasyonunu tamamladı. Doğal ve tarihi güzellikleriyle, turizm ve altyapı, özellikle ulaşım alt yapısıyla, marinalarıyla, yeni terminal inşaatları devam eden Zagreb ve Dubrovnik havalimanlarıyla adeta karşımda kabuğuna sığmayan bir ülke gördüm, bir ülke görüyorum. Şu anda bunun farkında olan 60 kadar Türk girişimci, biliyorsunuz Hırvatistan'da yerini almış durumda. Bu da tabi ilişkilerimizin alt yapısının ne denli gelişmekte oluğunun en güzel ifadesidir.

Türkiye olarak bizim yaşadığımız tecrübeler Hırvatistan için de inanıyorum ki iyi bir örnektir. 2006 yılında Hırvatistan'ı ziyaret ettiğimde Türkiye'nin gayrı safi milli hasılası yaklaşık 400 milyar dolar ve dış ticaret hacmi 225 milyar dolardı. Özellikle 2011 yılından bu yana çevremizde yaşanan krizlere rağmen gayrı safi milli hasılamızı ikiye katladık. Dış ticaretimizi de 400 milyar dolara kadar çıkarmayı başardık. Bugün Türkiye dış ticaretinin yarısını Avrupa Birliği ülkeleriyle gerçekleştiren bir ülke. Kişi başına düşen milli gelirimiz bir ara 11 bin dolara kadar çıktı, şu anda 10 bin doların biraz altında. Cumhuriyetimizin kuruluşunun 100. yıl dönümü olan 2023 hedeflerimize ulaşma konusunda bizler de kararlı adımlarla yürüyoruz.

Türkiye olarak geçmişte bizler çok daha büyük sıkıntılar yaşadık. 2001 yılındaki krizde ekonomimiz neredeyse durma noktasına gelmişti. Gerçekleştirdiğimiz yapısal reformlar sayesinde bu zorlukları aştık. Bu başarıda alt yapı yatırımlarına verdiğimiz önemin ve bugün aramızda temsilcileri bulunan dinamik özel sektörümüzün büyük katkısı vardır. Örnegin biz göreve geldiğimizde 2002 sonunda, çok enteresan, bizde hala bir devletçilik anlayışı ekonomide hakimdi. Fakat ilk işimiz 2003 başından itibaren bu devletçilik anlayışını bir kenara koyup, özellikle devlete ait yapıları süratle özelleştirmek suretiyle bir defa özel sektörü güçlendirmenin gayreti içerisine girdik. Tabi bu devletçilik anlayışını bir kenara koyup, devletin ekonomiden elini büyük oranda çekmesiyle ciddi bir sıçramayı yaşamaya başladık, bu önemli bir adımdı ve Türkiye, tarihinde olmamış özelleştirmeleri gerçekleştirdi ve şimdi de umudumuzu ve çalışma azmimizi kaybetmediğimiz sürece aşılamayacak zorluk ve sıkıntı bir defa kesinlikle yoktur, buna inanıyoruz.

BÜYÜKBAŞ HAVYANCILIK TİCARETİ

İki ülke arasında Hırvat Cumhurbaşkanı’nın özel isteğiyle 10 bin tonluk büyükbaş hayvanın Türkiye’ye getirilmesi konusunda ekonomi bakanları çalışmalar başlattı.

"PARA CIVA GİBİDİR"

Ekonomide bir kaide var, para adeta bir civa gibidir. Civa kendine uygun zemini bulur, oraya doğru kaçar. Para da öyledir. Kendine uygun zemin neredeyse para oraya doğru kaçar. Onun için finansörler veya finans yöneticileri çok da insaflı değildir. Kendileri için uygun zemin neredeyse oraya doğrukaçarlar. Onun için biz siyasilere düşen de bu uygun zemine hazırlamaktır.

Türkiye ve Hırvatistan rakip değil, birer ortaktır. Bu nedenle Hırvatistan ile ilişkilerimizi güçlendiriyoruz. Sizlerin de aynı görüşlerde olduğunuzu düşünüyorum ve o nedenle burada olduğunuza inanıyorum. Umuyorum ki, bu forumun aynısı İstanbul’da da yapılır. 

"HEDEF 1 MİLYAR DOLAR"

2006’da ikili ticaret hacmi 270 milyon dolar iken, şimdi krizlere rağmen 355 milyon dolar civarındayız. Hedef artık 1 milyar dolar. Önümüzdeki 5 yıl içerisinde, Sayın Kitaroviç ile konuştuk, 1 milyar dolara yükseltme kapasitesini sevgili mevkidaşımda gördüm.

"EĞER BÜROKRATİK OLİGARŞİYİ AŞAMAZSANIZ..."

Devlet yöneticileri olarak bizler, iş dünyasının önündeki bürokratik zorlukları ve engelleri kaldırmakla görevliyiz. Benim bürokraside her zaman en büyük rakibim bürokratik oligarşidir. Siyasiler bürokratik oligarşiyi mağlup ettikleri oranda başarılı olurlar. Buna inanıyorum.

İnanıyorum ki sizler de iş dünyası olarak, ülkelerimiz arasındaki ekonomik ilişkilerin geliştirilmesine ve halklarımızın refah düzeyinin yükseltilmesine katkıda bulunmakla yükümlüsünüz. Bugün gerçekleştirdiğimiz bu iş forumu sayesinde, Hırvat ve Türk iş adamları birbirlerini daha yakından tanıma fırsatı buldular, bulacaklar. Türkiye ve Hırvatistan arasındaki ekonomik ilişkilerin ve dostluk bağlarının pekiştirilmesi için her birinizin samimi gayret göstereceğine inanıyorum.

Merkezi Avrupa ile Güneydoğu Avrupa kesişim noktasında ve stratejik bir konumda bulunan Hırvatistan, yüksek eğitim düzeyi ve yetişmiş iş gücüyle yatırımcılarımız için önemli fırsatlar sunuyor. Sizler Hırvatistan'daki yatırım imkanlarını yakından takip etmelisiniz. Bugün Hırvatistan'da faaliyet gösteren Türk firmalarının turizm, marina işletmeciliği, sağlık sektörü, yenilenebilir enerji ve bankacılık sektörlerinde yaptıkları yatırımların miktarı 350 milyon euroya ulaşmıştır.

10 yıl önce 35 milyon avro olan bu rakamın bugün 10'a katlanmış olması memnuniyet vericidir. Ancak bu rakam, aramızdaki mevcut potansiyelin halen çok gerisindedir. Görüşmeleri devam eden ve kısa vadede hayata geçirilebilecek nitelikteki yatırım projelerinin tutarının yaklaşık 200 milyon avro olduğuna dikkat çekmek istiyorum. Bununla birlikte önümüzde çok geniş bir işbirliği ve ticaret alanı mevcuttur.

Hırvatistan'ın gerçekleştirmeyi öngördüğü 500 milyon avro değerindeki özelleştirmelere ve turizm amacıyla devlet mülklerinin satışına ilişkin projelere ilgi duyacağınızı düşünüyorum.

Dolayısıyla burada savunma sanayi ile ilgili de yapılacak ortak girişimler, atılacak ortak adımların, inanıyorum ki her iki ülkeye de çok büyük faydalar tesis edecektir.
Türkiye ekonomisinin hızla büyümesindeki en önemli etkenlerden biri de uluslararası yatırımlardan aldığı paydır. Türkiye'ye geçtiğimiz yıl yapılan doğrudan uluslararası yatırım tutarı, 16,5 milyar dolardır. Fakat biz daha önce 22 milyar doları yakaladık. Bir düşüş var, tekrar yakalayacağımıza, hatta aşacağımıza inanıyorum.

Ülkemizdeki toplam uluslararası yatırım tutarı, 165 milyar doların üzerindedir. Bu alanda gereken tüm yasal alt yapıyı oluşturduk. İstikrarlı bir büyüme çizgisiyle gelişmesini sürdüren Türkiye, Hırvatistan için güvenilir bir ekonomik ortaktır. Bu vesileyle, Hırvat firmalarına ve iş adamlarına ülkemizde yatırım yapmaları çağrısında da bulunuyorum. Türkiye'nin sunduğu geniş pazar imkanları, Hırvat iş adamlarına da çok büyük fırsatlar sunacaktır. Biz Hırvat firmalarına her türlü kolaylığı sağlamaya hazırız. Türkiye'de düzenlenen uluslararası fuarlara katılımınız, bu imkanları görebilmeniz bakımından önemlidir. Ülkemizde yatırımcılara sağladığımız teşviklerden sizler de yararlanmalısınız. 6 ayrı bölgede teşviklerimiz var.

Bu çerçevede, Hırvatistan Ticaret Odası'nın İstanbul'da bir ofis açmasının yararlı olacağını düşünüyorum. İstanbul üzerinden dünyanın 250'den fazla destinasyonuna rahatlıkla ulaşabilirsiniz. Bugün İstanbul'dan 4 saatlik uçuş mesafesinde yer alan 52 ülkede toplam 1,6 milyarlık nüfusa sahip pazar mevcuttur. Hırvat yetkililerden, Türk firmaları ve iş adamlarına yatırım ortamının iyileştirilmesi, bürokrasinin azaltılması ve teşvik politikalarının geliştirilmesi konularında kolaylık göstermelerini bekliyoruz."

KITAROVIC: TÜRKİYE AVRUPA’NIN PARÇASIDIR

Hırvatistan Cumhurbaşkanı Kolinda Grabar Kitarovic, foruma katılan çok sayıda işadamı ve firma temsilcine hitap etmekten memnuniyet duyduğunu belirterek, katılımın yüksek olmasının karşılıklı işbirliğine ilginin de yüksek olduğunu gösterdiğini ifade etti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Hırvatistan'a yaptığı resmi ziyaretin iki ülke arasındaki ilişkilerin daha kaliteli bir temele sahip olmasında önemli bir etken olduğunu vurgulayan Kitarovic, "Hırvatistan ile Türkiye arasındaki ilişkiler dostane ve çok çeşitlidir" diye konuştu.

Kitarovic, Hırvatistan'ın, Türkiye'nin Ortadoğu, Güneydoğu Avrupa ve Orta Asya'daki farklı kültürler ve dinler arasındaki ara buluculuk rolünü önemsediğini belirterek, "Bölgesel girişimlerde ve süreçlerde Türkiye'nin oynadığı role saygı duyuyoruz. Türkiye'nin Avrupa entegrasyon sürecini destekliyoruz. Türkiye ekonomik, kültürel ve coğrafi anlamda Avrupa'nın bir parçasıdır" ifadesini kullandı.

İki ülke arasında herhangi bir sorun bulunmadığına işaret eden Kitarovic, özellikle ekonomi alanındaki ikili ilişkilerin geliştirilmesinin her iki tarafın da ortak arzusu olduğunu kaydetti.

Kitarovic, "Ekonomik ilişkilerimiz başarılı bir şekilde gelişiyor. 2015 yılında karşılıklı ticaret hacmimiz arttı. Hırvatistan'da önemli Türk yatırımları gerçekleşti. Hırvatistan'ı ziyaret eden Türk turist sayısı yeniden artmaya başladı. Yine de ekonomi alanındaki ilişkilerimizin daha iyi bir hale gelmesi ve gelişmesi için daha çok şey yapılabilir" şeklinde konuştu.

Ülkesinin sahip olduğu potansiyeli hala görmeyen Türk firmalarına çağrıda bulunan Kitarovic, "Turizmden tarıma, enerjiden bankacılık sektörüne kadar birçok farklı alanda işbirliği potansiyelimiz bulunuyor" dedi.