'İlköğretim 2. kademeye hitap eden bir sınav'

Sadık Gültekin, öğrencileri uyardı: "Korkmasınlar, kaygılanmasınlar çünkü kaygılanacak bir soru düzeyi yok!"

25.03.2011 - 16:02

'İlköğretim 2. kademeye hitap eden bir sınav'

Üniversiteye girişte birinci aşama yani Yükseköğretime Geçiş Sınavı, Pazar günü yapılacak. Sınava yaklaşık 1 milyon 700 bin adayın katılması bekleniyor.

Peki adaylar nelere dikkat etmeli?

NTV Eğitim Danışmanı Sadık Gültekin anlattı:

"Sınava girecek 370 bin aday üniversitelerin lisans bölümlerine, 350 bin dolayındaki aday da önlisans bölümlerine yerleştirilecek. 75 milyon nüfuslu bir ülkede 700 bin kişi yükseköğretim görecek.

SINAVIN DEĞERİNİ BİLSİNLER
Bu ayrıcalıklı bir kesim; çünkü dünya görüşü, algılaması, hayata bakışı, kariyeri, eşi ve çocuklarını yetiştirme tarzı farklı olacak. O nedenlere sınava girenler, sınavın değerini bilsinler ve sınavla kavga etmesinler.

İLKÖĞRETİM İKİNCİ KADEMEYE HİTAP EDEN BİR SINAV
Sınavın adına "Yükseköğretime Geçiş Sınavı" diyoruz ama sadece ismi bu, yoksa bu sınavın yükseköğretime geçişle uzaktan yakından alakası yok. Seviye ve içerik olarak ona uygun olan bir sınav değil. Aslında uygulanacak bu sınav, ilköğretim ikinci kademeye hitap eden bir seviye belirleme sınavı.

KAYGILANACAK BİR SORU DÜZEYİ YOK
Mesela; testlerden birinin adı "Temel Matematik". Lisede "temel matematik" diye bir ders var mı? Yok... Bu, ilköğretim ikinci kademe matematiğidir. Biz bu teste matematik dersek matematik bilimine saygısızlık olacak, ilköğretim ikinci kademe matematiği dersek bu sefer de 17-18 yaşındaki gençlere saygısızlık olacak. Buna bir isim vermek gerekiyordu o nedenle "Temel Matematik" denildi. Özetle testteki 40 soru, ilköğretim ikinci kademenin soruları. Dolayısıyla bundan korkmasınlar, kaygılanmasınlar çünkü kaygılanacak bir soru düzeyi yok.

KEŞKE DEMEMEK İÇİN GÜVEN ŞART!
Hayatımızda o kadar çok sınav var ki; bu da onlardan bir tanesi... Kademe olarak önemli ama biz ondan çok daha önemliyiz! Eğer çalıştıysak, üzerimize düşeni yaptıysak bundan neden korkalım ki? Tabii ki heyecan duyulacak ama bu olayın heyecanı, sınavın korkusundan kaynaklanan bir heyecan değil. O nedenle sınavdan çıktıktan sonra "keşke" dememeleri için öncelikle kendilerine güvensinler.

KORKUYORSAN, İKİ KAT FAZLA ÇALIŞACAKSIN
Bu sınav bir sıralama sınavı. Ne kadar yukarıda yer alırsanız, o kadar avantajlı olursunuz. Böyle bir sınava giriyorsunuz ve "Ben fizik testini sevmiyorum" diyorsunuz. Böyle bir şey olabilir mi? Bu bir duygusallık işi değil, mecburiyet var.

Mesela "Şundan korkuyorum" diyorlar. Eğer korkuyorsan, korkundan iki kat fazlasını çalışmaya vereceksin ve bu korkuyu yeneceksin. Bunları yapmadığınız taktirde tabii ki elenirsiniz!

SON İKİ GÜN ÇALIŞMAK BİLE YARARLI
Çalışmanın iki gün için bile yararı olur ama baştan itibaren planlı çalışanla kıyaslanamaz...

Sınavda şu kural uygulanır:
Soruların yüzde 10'u çok kolay, yüzde 20'si kolay, yüzde 40'ı normal, yüzde 20'si zor ve yüzde 10'u da çok zordur. Vasat bir öğrencinin bile soruların yüzde 70'ini çözmesi gerekir. Bu normal bir düzeydir.

İki gün çalışmak da güven sağlar, en azından sınavda o sorulara bakabilme cesaretini verir.

Örneğin; geçen sene 750 bin aday yani sınava girenlerin yarısı matematikten 8 net çıkarmıştı. Eğer sen 20 net çıkartırsan, bir anda 250 bin kişi arasına girersin. Demek kli biraz daha fazla çalışmakla 15 net çıkarılabilir. Çünkü bu sorular LYS gibi bilgi içeren sorular değil, temel kavram ve ilkeler ile günlük hayattaki bir takım uygulamalarla yapılabilecek sorular.

21. YÜZYILDA BÖYLE BİR SINAV UYGULAMASI KABUL EDİLEMEZ
Bu yıl alınan güvenlik önlemleri çok abartıldı, özgürlük kısıtlandı. Adeta vur deyince öldürme noktasına gelindi. KPSS soruları sınav anında ya da sınavdan biraz önce çalınmadı ki; merkezden çalındı.

Sınav bittikten sonra sınavı neden tek bir kanala veriyorsunuz? Bu haber alma özgürlüğünün kısıtlanmasıdır. Sınav olmuş bitmiş, ondan sonra soruları sokakta dağıtsanız kimin, ne işine yarayacak?

Siz sınava girerken kolyeyi çıkaracaksınız, bir takım şeyler size verilecek... 21. yüzyılda böyle bir sınav uygulaması kabul edilemez. Bunlar yanlış uygulamalardır ve çözüm değildir."

  • Etiketler :

Sayfa Yükleniyor...