G7 liderleri, Esad rejiminin Doğu Guta'da gerçekleştirdiği kimyasal silah saldırısını kınadı.

Kanada Başbakanı Justin Trudeau, G7 Dönem Başkanı olarak liderler adına yaptığı açıklamada, "Bizler G7 liderleri ve Avrupa Birliği (AB) olarak, Suriye rejiminin Doğu Guta'daki saldırısında kimyasal silahların kullanılmasını mümkün olan en güçlü şartlarda kınamaktayız" ifadesine yer verdi.

Trudeau, ABD, İngiltere ve Fransa'nın Esad rejiminin kimyasal silah kullanma becerilerini bozmak ve gelecekte bu tür olayların tekrarlanmasını engellemek için yürüttükleri tüm çabaları tam olarak desteklediklerini vurguladı.

Başbakan Trudeau, açıklamasında şu değerlendirmelerde bulundu:

"Kimyasal silahların kullanılması, Kimyasal Silahlar Sözleşmesi'nin ihlalidir ve uluslararası barış ve güvenlik için bir tehdit oluşturmaktadır. Geçmişte Esad rejimi tarafından kimyasal silahların tekrarlanan kullanımı bağımsız uluslararası araştırmacılar tarafından doğrulanmıştır. Yerel halkları terörize etmek ve onları zorla kabul ettirmeye yönelik bu kasıtlı stratejiyi kınıyoruz. Suriye'nin kimyasal silah bulundurması, 2118 sayılı BM Güvenlik Konseyi kararı ve Kimyasal Silahlar Sözleşmesi kapsamında yasa dışıdır. Bu silahları, herhangi bir yer, zaman ve koşulda geliştiren veya kullananların cezasız kalmasına karşıyız.

Suriye'deki çatışmaya diplomatik bir çözüm bulunması için kararlıyız. BM Suriye Özel Temsilcisi Staffan de Mistura'nın 2254 sayılı BM Güvenlik Konseyi kararı ve Cenevre Bildirisi'ne göre kapsayıcı ve güvenilir bir siyasi geçiş yolundaki çabalarını takdir ediyoruz ve destekliyoruz."

Suriye rejiminin, Doğu Guta'da muhaliflerin kontrolündeki son nokta olan Duma ilçesinde sivil yerleşimlere 8 Nisan'da düzenlediği kimyasal silah saldırısında 78 sivil ölmüştü. 

G7 DIŞİŞLERİ BAKANLARINDAN "SALİSBURY" AÇIKLAMASI
 
Öte yandan, Kanada Dışişleri Bakanlığından, G7 Dışişleri Bakanları ve AB Temsilcisi adına yapılan ortak açıklamada ise İngiltere'nin Salisbury kentinde eski Rus ajan Sergey Skripal ve kızı Yulia'ya yönelik sinir gazı saldırısı kınandı.

ABD'nin saldırıdan Rusya'nın sorumlu olduğu yönündeki açıklamasını kabul ettiklerini bildiren G7 Dışişleri Bakanları, "Rusya hükümetinin sorumluluğunu daha da vurgulayan meşru talepleri karşılamadaki başarısızlığını kınıyoruz. Rusya'yı, Salisbury'deki olayla ilgili tüm sorulara acilen cevap vermeye çağırıyoruz" ifadesini kullandı.

Açıklamada, İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana Avrupa'daki ilk sinir gazı kullanımının bu saldırıda gerçekleştiğine dikkat çekildi.

Kimyasal silahların bir devlet tarafından kullanılmasının uluslararası hukukun açık bir ihlali ve herkes için bir tehdit olduğu belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi:

"G7, kurallara dayalı uluslararası sistemi korumayı ve geliştirmeyi taahhüt ediyor. Endişelerimiz, ülkelerin demokratik sistemlerine müdahale de dahil olmak üzere daha önce sorumsuz ve istikrarsızlaştırıcı bir Rus davranış modelinin arka planına karşı yükselmektedir. Rusya'ya, Kimyasal Silah Sözleşmesi yükümlülüklerini ve BM Güvenlik Konseyinin daimi bir üyesi olarak sorumluluklarını uluslararası barış ve güvenliği sağlamak için yerine getirmeye çağırıyoruz. G7, siber güvenlik, stratejik iletişim ve karşı istihbarat alanlarında da dahil olmak üzere hibrit tehditleri ele almak için yeteneklerini güçlendirmeye devam edecek. Rus düşman istihbarat faaliyetlerini kısıtlamak ve kolektif güvenliğimizi artırmak için atılan ulusal eylemleri memnuniyetle karşılıyoruz."