Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği (IATA) verilerine göre havayolu taşımacılığında görülen toparlanma, dünya ekonomisinin resesyondan yavaş da olsa çıktığına da işaret ediyor.

Toparlanmanın "istikrarsız ve zayıf" olabileceğini belirten IATA'ya göre, havacılık şirketlerinin geçen sene milyar dolarları bulan zararları da 2009'da devam edecek.

Havayolları Temmuz ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 11.3 daha az kargo ve yüzde 2.9 daha az yolcu taşıdı. Ancak yıllık bazdaki taşıma verilerindeki düşüş, Haziran ayından daha küçük oldu.

IATA'nın açıkladığı ve dünyanın önde gelen ticaret göstergelerinden sayılan aylık sınırlar-ötesi hava trafiği raporuna göre Temmuz ayında taşınan yolcu ve kargo miktarı geçen aya göre yüzde 3'ün üzerinde arttı.

Raporda, "Veriler istikrarsızlık gösterebiliyor, ancak bu rapor hava taşımacılığına talebin başladığı yönündeki belirtileri doğrular nitelikte. Öte yandan, toparlanmaya giden yolun, önceki resesyonlardan çıkışlarda gördüğümüzden daha istikrarsız ve daha zayıf olmasını beklemek için güçlü nedenler var" denildi.

Hava taşımacılığı Haziran ayı verilerine göre yıllık bazda mal nakliyatı yüzde 16.5, yolcu sayısı da yüzde 7.2 düşmüştü.

Hava taşımacılığı, dünya ticaretindeki hareketler için önemli bir gösterge niteliği taşıyor. IATA'ya göre bunun sebebi, fiyat yerine hızın önemli olduğu durumlarda, özellikle de ekonomide büyümenin başladığı dönemlerde, nakliyecilerin havayollarını tercih etmesi. Resesyonlarda ise nakliyeciler deniz taşımacılığını tercih ediyor.

HAVA NAKLİYATI RESESYONDAN İLK ÇIKIYOR
IATA'nın bir analizine göre, hava nakliyatı bu nedenle hem resesyona ilk giren hem de çoğunlukla resesyondan ilk çıkan sektör oluyor.

Yurtiçi uçuşları içermeyen IATA verisine göre, hava nakliyatı yıl başından beri yüzde 19.3, yolcu sayısı da yüzde 6.8 düştü.

IATA daha önce yayımlanan bir tahminine göre havayollarının 2008'de 8.5 milyar zarar ettikten sonra 2009 yılında da 9 milyar dolar zarar etmesi bekleniyordu. Geçen sene yüksek petrol fiyatlarının kârları olumsuz etkilemesinin ardından, global kredi ve finansal krizi de hava yoluyla yapılan iş gezilerine ve turistik gezilere olan talebi düşürmüştü.