Ekonominin koordinasyonundan sorumlu Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Uluslararası Para Fonu (IMF) ile büyümeyi destekleyecek olası bir anlaşmanın 2010 ve 2011 yılını kapsayacak şekilde iki yıl olması konusunda mutabakat sağlandığını belirterek, bugün itibariyle iyi bir noktada bulunduklarını açıkladı. Daha önce olası Stand-By Düzenlemesi'nin üç yıllık olması öngörülüyordu.

Bir televizyon kanalının sorularını yanıtlayan Babacan, IMF ile Mayıs ayındaki son kabine değişikliğinin ardından bir kaç temasta bulunduklarını anımsatarak, şunları söyledi:

"Onların farklı görüşleri, düşünceleri vardı. Biz kendi programımızı (Orta Vadeli Program -OVP) yaptık ve 16 Eylül'de açıkladık. OVP ile ilgili onlardan hemen bir açıklama geldi, 'programın genel çerçevesi uygundur, iyidir' gibi olumlu görüş beyan ettiler. Sonra biz programın detaylarını gönderdik. Bütün detaylara baktıklar. Daha önce de açıkladığım gibi genel çerçeve konusunda mutabakat sağlamış durumdayız.

"IMF, OVP'nin genel çerçevesine 'bizim desteklememize değecek, destekleyebileceğimiz bir çerçevedir' dedi. Daha sonra bir Stand-By Düzenlemesinin detaylarını onlarla konuşmaya başladık. Detaylar noktasında da elektronik ortamda bilgiler gidiyor, geliyor. Çünkü, bu iş, pek çok kurumumuzu ilgilendiriyor ... Bu dönemde tartışmanın içeriği ile ilgili konuları fazla kamuoyunun gündemine taşımayı arzu etmiyoruz. Müzakereleri yürütelim, anlaştığımız şekilde açıklarız. Bugün itibariyle 'iyi noktadayız' diyebilirim."

Babacan, "Bazen bu süreç hiç belli olmuyor, küçük bir detaya da takılınacak olunuyor, bazen inatlaşma olabiliyor. Küçük detay yüzünden olmaya da bilir" dedi ve sözlerini şöyle sürdürdü:

"Eğer IMF ile anlaşma yaparsak, bu anlaşma Türkiye'nin mecbur kalıp da, bir bakıma acil ihtiyacı sebebiyle yapılmış bir anlaşma olmayacak. Bizim gelecek yıl yapacağımız anlaşma iki yıllık ve bir bakıma Türkiye'nin büyümesini destekleyen, Türkiye'nin kendi programına, kendi büyüme stratejisine destek veren bir program olacak. Türkiye'yi krizden çıkartma, içine düştüğü zor durumdan kurtarma programı olmayacak."

Bu sözlerinin IMF ile anlaşma olacak şeklinde anlaşıldığının ifade edilmesi üzerine Babacan, "Olursa demek olmama ihtimalini de içeriyor. Onlar üç yıl demişti, biz iki yıl üzerinde gidiyoruz. Çünkü 2011 sonuna geldiğinde, bir daha bir o günkü şartlara bakmakta fayda görüyoruz. Çünkü, dünyadaki şartlar değişiyor ve Türkiye'deki şartlar hızlı değişiyor. Dolayısıyla süre olarak 2010 ve 2011 sonuna kadar olacak. O konuda, iki yıl olması konusunda mutabakat sağlamış durumdayız" dedi.

Babacan, IMF ile anlaşma halinde gelecek kaynağı Merkez Bankası'nın rezervlerine aktaracaklarını ve karşılığında alacakları TL ile de iç borçları ödeyeceklerini yineledi.

IMF ile son Stand-By Düzenlemesi Mayıs 2008'de sona erdi. Ardından yeni Stand-By için ağırlıklı olarak geçen yıl Ekim ayında başlayan görüşmeler ve içeriğine ilişkin bilgiler inişli ve çıkışlı bir şekilde sürekli gündemde bulunuyor.