Kamu ve özel bankaların üst düzey yöneticileri, küresel mali krizde gelinen noktayı ve 2009 beklentilerini NTV/CNBC-e’ye anlattı.

Ziraat Bankası Genel Müdürü Can Akın Çağlar, tüm dünyada hükümetler ve ekonomik birimlerin aldığı önlemler sayesinde 2009’da da bol likiditenin olduğu bir zaman yaşanabileceğini belirtti.

Başka sorunlar yaşanabileceğine de dikkat çeken Çağlar, “Enflasyonun yükseldiği bir yıl olacak. Bunu da söndürebilmek için yüksek faiz silahının belki daha sonra kullanılabileceği bir dönem olacak. O sebeple dünyada bir takım yatırımlar veya Türkiye için bir takım yatırımlar söz konusu olursa gelecekte sanki fiyatlamalar veya faiz maliyetleri daha yukarılara gidecek gibi gözüküyor” dedi. Çağlar, küresel piyasalardaki sıkıntıların önümüzdeki Haziran’a kadar önemli ölçüde azalacağını öngördü.

Halkbank Genel Müdürü Hüseyin Aydın, mali sektördeki sıkıntıların tamamına yakınının 2009’un ilk yarısında ortadan kalkabileceğini tahmin etti. Ancak reel sektöre ilişkin düzelme gelişmelerinin 2010 yılını bulabileceğini söyledi.

İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Aykut Demiray ise, 2009’da tüm dünyada büyümenin çok düşük olacağını söyledi. Demiray, toparlanma için 2009 yılının dokuzuncu ayından sonrasını öngördü. 2009’u bankacılık açısından değerlendiren demiray, “2009 galiba defansif olacağımız bir yıl olacak. Fazla agresif büyüme hedeflerinden uzak duracağımız bir yıl olacak. 2009 yılında takılmış kredi oranlarında artışlar görülebilir” diye konuştu.

‘FAİZ İNDİRİMİ OLUMLU SONUÇ VERECEK’
Sektör temsilcileri, Merkez Bankası’nın, beklentilerin de üstünde bir oranda gerçekleşen faiz indiriminin olumlu sonuçlar vereceğini düşünüyor.

Çağlar, 1.25 puanlık indirimini “Ekonomiyi hareketlendirebilmek için de faiz maliyetlerini aşağı çekmek lazım. Bunda da öncü politika faizleri olması açısından da merkez bankalarıdır. Çok yerinde bir karar olarak buluyorum ve bundan sonraki süreçte de biraz daha aşağı doğru devam edeceğini tahmin ediyorum” sözleriyle değerlendirdi.

Aydın, indirimin zaman içinde kredi faizlerini de aşağı çekeceğini vurgulayarak, reel sektöre de olumlu yansıyacağını anlattı.

Demiray da karar için “Faiz indirimi bence doğru bir karar. Çünkü enflasyon riski yok gibi. Yılın sonuna doğru bankacılara, genel olarak ekonomiye bir moral oldu diyebiliriz” dedi.

Bankacılar, Merkez Bankası’nın, gerekirse bankalara “acil likidite kredisi” vereceğini açıklamasını da yaşanan olağanüstü süreçte yerinde bir karar olarak değerlendiriyor. Sektörün hükümetten beklentisi ise, IMF ile yeni bir anlaşma yapılması. Demiray, bu konuda, “IMF’yle anlaşma hem bir disiplinin teminatı anlamını taşıyacaktır; hem de yurtdışı piyasalara olumlu sinyal verecektir” dedi.