Sadece cesareti olanların ziyaret edebileceği dünyanın en korkutucu 10 turistik yeri

ntv.com.tr

Eğer gezmeyi ve heyecanı bir arada seviyorsanız bu liste tam size göre. Çünkü buradaki mekanları sadece cesur turistler ziyaret edebilir. İşte dünyanın en korkutucu 10 turistik bölgesi.

  • 1

    1. Kemik Şapeli - Portekiz

    Portekiz'in Evora kentindeki şapel 16. yüzyılda inşa edildi. Şapeli korkutucu kıran özelliği ise duvarlarından insan kemikleri ve iskeletleri bulunması.

  • 2

    Yerel tarihçilere göre burada 5 bin farklı insanın kemikleri yer almaktadır. Katedralin girişindeki yazı ise daha içeri girmeden ürpermeniz için yeterli: Biz iskeletler burada sizinkiler için bekliyoruz.

  • 3

    2. Hoia Ormanı – Romanya

    Romanya’nın Transilvanya bölgesinde bulunan orman Avrupa’nın şeytan üçgeni olarak kabul ediliyor.

  • 4

    1968 yılında Alexandru Sift’in bölgede UFO benzeri cisimlerin fotoğrafını çekmesiyle orman paranormal bir şöhrete kavuştu. Bölge halkı bu ormana giren insanların kaybolduğuna inanıyor.

  • 5

    3. Haçlar Tepesi – Litvanya

    Litvanya’daki bu tepe Katolik Hristiyanlar tarafından sık sık ziyaret ediliyor. Hristiyanlar buraya bir haç bırakırlarsa dileklerinin gerçekleşeceklerine inanıyor.

  • 6

    Tam sayı bilinmemekle birlikte tepede 50 binin üzerinde haç olduğu düşünülüyor.

  • 7

    4. Kral Yolu – İspanya

    İspanya’nın Malaga şehrinde bulunan bu ölümcül patika dünyanın en tehlikeli yerlerinden biri olarak kabul edilir. En geniş yeri sadece 1 metre ve nehirden yüksekliği 100 metredir.

  • 8

    Herhangi bir korkuluk ve güvenlik önlemi olmayan bu patika 1905 yılında vadideki dik kayalara sabitlenmiş çelik raylar üzerine ince bir beton dökülerek inşa edilmiştir.

  • 9

    5. Asılı Tabutlar – Filipinler

    Filipinlerin Sagada kentinde bulunan asılı tabutlar ürkütücü bir manzaraya sahip. Bu bölgede ölüleri kayalıklara asmak ritüeli 2 bin yıldan fazladır süren bir gelenek.

  • 10

    Kutsal Kabul edilen dik bir vadide kayalıklara asılmış halde yüzlerce tabut bulunuyor. Efsaneye göre dünya ve cennet arasında bir merdiven bulunuyor.

  • 11

    6. Boğaların önünde koşmak – İspanya

    İspanya’nın San Fermin kentinde her yıl yapılan bu festivale katılmak da sadece cesareti olanların işi. 

  • 12

    Turistlerin kızgın boğaların önünde arenaya kadar koştukları festivalde her yıl onlarca kişi yaralanıyor.

  • 13

    7. Capuchin Katakombu – İtalya

    İtalya’nın Sicilya bölgesinde 16. yy’da kurulan ölüleri mumyalayarak duvarlara astı. Duvarlara asılan ölülerden kasabanın önemli ve zengin insanlarının giysileri her yıl yenilenirken fakirlere dokunulmadı.

  • 14

    19. yy’a kadar süren uygulama nedeniyle kilisenin raflarında ve duvarlarında 8 bin mumya bulunuyor. Burası aynı zamanda dünyanın en meşhur mumya müzesi.
  • 15

    8. Gemi Batığı – Solomon Adaları

    Solomon adalarındaki bu bölge gemiler için su altındaki mercan kayaları nedeniyle haritalarda yer verilmeyen bir bölge. 2000 yılında ‘World Discoverer’ isimli büyük yolcu gemisi burada sıkışıp kaldı. Yolculardan kimse yaralanmadı ancak dev gemi bölgeden çıkarılamayarak geride bırakılmak zorunda kaldı. Geminin kalıntıları hala balıklar ve diğer deniz canlıların mesken tuttuğu bir yer olarak varlığını sürdürüyor.

  • 16

    9. Araba Mezarlığı – Belçika

    Bir zombi filminin sahnesini aratmayan bu görüntü küçük bir Belçika köyü Chatillon yakınlarından.

  • 17

    Anlatılanlara göre bu arabalar, 2. Dünya Savaşı sırasında bölgede konuşlanmış Amerikan askerlerine ait. Askerler evlerine gitme zamanı geldiğinde geri gönderileceklerini düşünerek arabalarını ormana saklamışlar. Ancak askerler geri gelmeyince arabalar ormanda çürümeye terk edilmiş.

  • 18

    10. El Çölü – Şili

    Çölün ortasında yardım istermişçesine duran bir el... Şilili heykeltraş Mario Irarrázabal'ın Atacama Çölü'nün ortasında yaptığı bu heykel görenleri şaşırtıyor.

  • 19

    Sanatçının ‘Hand of the Desert’ adını verdiği çalışma, Antofagasta şehrine 75 km uzakta. 11 metre yükselliğe sahip. Bu heybetli anıtın yalnızlığı, adaletsizliği ve çaresizliği sembolize ettiği söyleniyor.