Kadir Has Üniversitesi Toplumsal Cinsiyet ve Kadın Çalışmaları Merkezi tarafından her yıl gerçekleştirilen 'Toplumsal Cinsiyet ve Kadın Algısı Araştırması'nın 2019 sonuçları açıklandı. Araştırmaya göre 2019 yılında kadının en büyük sorunu, 'Şiddet'. İkinci sırada ‘işsizlik', üçüncü sırada ise ‘eğitimsizlik’ geliyor. Türkiye’de kadınlık ve erkekliğe atfedilen özelliklerin ülkedeki aile, çalışma ve siyaset dünyasındaki yansımalarını değerlendiren araştırma birçok çarpıcı veriyi ortaya koyuyor.

Bu yıl beşincisi gerçekleştirilen 'Toplumsal Cinsiyet ve Kadın Algısı Araştırması'nın 2019 yılı sonuçları, bugün Kadir Has Üniversitesi Cibali Kampüsü’nde, Kadir Has Üniversitesi Toplumsal Cinsiyet ve Kadın Çalışmaları Merkezi Müdürü Doç. Dr. Mary Lou O’Neil ve Kadir Has Üniversitesi İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi Öğretim ÜyesiDoç. Dr. Aslı Çarkoğlu’nun sunumlarıyla gerçekleşen bir basın toplantısıyla paylaşıldı. Araştırma ocak- şubat aylarında İstanbul başta olmak üzere toplam 23 ilde, kadın ve erkek 18 yaş üzeri bin 205 kişi ile gerçekleştirildi.

Araştırmanın sonuçlarını değerlendiren Kadir Has Üniversitesi İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi Psikoloji Bölüm Başkanı Doç. Dr. Aslı Çarkoğlu, “Son 5 yıldır kadın konusuna bakışı,tutumları ve değişimleri anlamak için anket yapıyoruz. Türkiye genelinde bin 205 kişi ile görüşmeler yapıldı. Örneklemin yarısı kadın yarısı erkeklerden oluşuyor” diye konuştu.

ŞİDDET DİYENLERİN ORANI HER YIL ARTIYOR

Kadınların toplumsal hayata katılırken ne tip sorunlar yaşadıklarını ve katılımlarının artırılması için genel tutumun ne olduğunu sorgulayarak araştırmaya başladıklarını dile getiren Doç. Dr. Çarkoğlu, "’Ankete Türkiye'de kadınların en büyük sorunu nedir?’ ile başlıyoruz. Son 5 yıldır cevap 'şiddet' geliyor, ama şiddet diyenlerin oranı her yıl artıyor. Araştırmaya katılanların yüzde 60'ı birincil sorun olarak 'şiddet' dedi. Bundan sonra gelen en önemli sorun' kadın işsizliği'. İşsizlik son 2 yıldır oran olarak artıyor. Eğitim seviyesi arttıkça kişilerin kadın-erkek eşitliğine inançları da artıyor" dedi.

EĞİTİMLİ ERKEK İŞ YAPIYOR

Gençlerin kadın-erkek eşitliğine bakışlarının daha sağlam olduğunu belirten Doç. Dr. Çarkoğlu, "Araştırmada her şeyin başının eğitim olduğu sonucunu aldık. Eğitimli erkek evde iş yapıyor. Örneğin, babalarda eğitim artıkça çocukların bakımına dahil olma oranları artıyor" diye konuştu.

KADINLARIN YÜZDE 68'İ YEREL SEÇİMDE KADIN ADAY İSTİYOR

Kadınlar arasında kadın siyasetçiye destek olduğunu söyleyen Doç. Dr. Çarkoğlu, "Yerel seçimlerde seçim şansınız olsa belediye başkanı adaylarında kadın mı yoksa erkek aday mı tercih edersiniz diye sorduk. Kadınların yüzde 68'i kadın aday tercih ediyor. Aynı soruyu muhtar için sorduğumuzda kadınların yüzde 65’i muhtarı kadın olarak tercih edeceğini söylüyor. Kadınlar arasında, kadın siyasetçiye destek var" ifadelerini kullandı.

EKONOMİDE KADINLAR DAHA ENDİŞELİ

Bu sene ilk defa hem ülke hem de ev ekonomisi hakkında sorular sorduklarını aktaran Doç. Dr. Aslı Çarkoğlu, "Kadınlar erkeklere göre çok daha endişeliler. 1 yıl önceye göre daha kötü olduğunu söyleyen kadınların oranı erkeklere göre daha fazla" dedi.

KADINLAR, KADIN LİDER İSTİYOR

Katılımcılar, 'Kadın siyasetçiler kadın hakları/sorunları konularına öncelik vermelidir' ifadesini değerlendirirken yüzde 81’i ‘Evet’ cevabını verdi. Geçtiğimiz yıllara göre kadınlar, siyasi liderlikte kadın adayları destekleyeceklerini artan bir oranla belirtirken, erkeklerin kadın siyasi lider adaylarına aynı sıcaklıkta yaklaşmadığı ortaya çıkıyor.

'Oy vermeyi düşündüğünüz partinin büyükşehir belediye başkan adayı tercihinde söz hakkınız olsa partinizin ‘erkek’ aday göstermesini mi yoksa ‘kadın’ aday göstermesini mi tercih edersiniz?' sorusuna, erkek katılımcıların yüzde 61’i erkek aday cevabını verirken, kadın katılımcıların yüzde 68’i kadın aday istediğini belirtti. Aynı soruya yüzde 3’lük bir kitle ‘hangisi iyiyse’ cevabını verirken, yüzde 1’lik kitle ise ‘fark etmez’ dedi.

Türkiye genelinde kadınların en büyük sorunu yüzde 60 ile 'şiddet' oldu. Kadınların yıllardır sorunu olan şiddet, geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi bu yıl da ilk sırada yer alıyor. 2016 yılında araştırmaya katılanların yüzde 53’ü, 2017 yılında yüzde 55’i, 2018 yılında yüzde 62’si en büyük sorunu şiddet olarak görürken, bu yıl araştırmaya katılanların yüzde 60’ı kadınların toplumda yaşadığı en büyük sorunun şiddet olduğunu belirtiyor.

ŞİDDET BOŞANMA SEBEBİ OLARAK GÖRÜLÜYOR

Araştırmada,'Boşanma ve Şiddet İlişkisi' bir başka çarpıcı sonuç olarak karşımıza çıkıyor. Yıllar içinde şiddetin boşanma için yeterli bir sebep olduğu, aile bütünlüğü ve düzeni için göz ardı edilecek bir durum olmadığı düşüncesine destek oranı artmış durumda. Araştırmaya katılanların yüzde 72’si aile içi şiddetin, boşanmak için yeterli bir sebep olduğu konusunda fikir birliğine ulaşıyor.

GENÇLER, YAŞLILARA GÖRE KADIN - ERKEK EŞİTLİĞİNE DAHA ÇOK ÖNEM VERİYOR

Geçtiğimiz yıllara göre, kadın ve erkeklerin eşit şartlarda hayata katılımı konusunda tutumlar daha pozitif durumda. Eğitim düzeyi ve yaş ile anlamlı bir ilişkisi olan bu tutumda, gençlerin yaşlılara göre kadın-erkek ilişkilerine daha eşitlikçi baktıkları ortaya çıkıyor. Ayrıca eğitim seviyesi yükseldikçe bireylerin toplumsal cinsiyet konularında daha eşitlikçi tutumlar sergilediği görülüyor.

Ayrıca araştırma sonuçlarına göre, babaların çocuklarının bakımında aktif olmalarının da eğitim düzeyi ile ilgili olduğu görülüyor. Genç, eğitim düzeyi lise ve altı seviyesinde olan babaların ise çocuklarının bakım ve hayatına daha fazla dahil olma taleplerinin olduğu görülüyor.

KADINLAR EKONOMİ KONUSUNDA ENDİŞELİ

Bu yıl katılımcılara ilk kez sorulan 'aile ve ülke ekonomisinin değerlendirilmesi' soruları ile genel bir ekonomik endişe durumu olduğu görülüyor. Kadınlar, hem aile hem de ülke ekonomisine karşı erkeklere kıyasla daha endişeli görünüyor. 'Şu an Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?' sorusuna kadın katılımcıların yüzde 47’si çok kötü yanıtını verirken, erkek katılımcıların yüzde 44’ü çok kötü olduğunu belirtiyor.

Aynı kategoride 'Şu an ailenizin içinde bulunduğu ekonomik durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?' sorusuna kadın katılımcıların yüzde 44‘ü ‘çok veya biraz kötü’ cevabını verirken, erkek katılımcıların yüzde 36’si kötü olduğunu vurguluyor. Ancak her iki grup da hem ailesel hem de ülkenin genel ekonomik durumunu 1 yıl öncesine göre anlamlı düzeyde 'daha kötü' olarak değerlendiriyor.