NTV

“Asla yaşlanmıyor" denen kişiler nasıl yaşıyor? (1 Ekim Dünya Yaşlılar Günü)

ntv.com.tr

Sağlık

Yaşlılığın biyolojik olduğu kadar ruhsal açıdan sağlıklı şekilde geçmesi, gençlik yıllarında yapılan hazırlıkla doğrudan ilgili. Uzmanlara göre, yaşamda bir amacın olması, güçlü sosyal ilişkiler, hobiler, değişikliğe ve yeniliğe açık olup hayata karşı esnek bir yaklaşım benimsemek, kişinin yaşamla bağını güçlendiriyor. "Asla yaşlanmıyor" dediğimiz kişiler de böyle yaşamayı başarabilmiş olanlar.

İlişkili Haberler

Uzman Klinik Psikolog Çiğdem Demirsoy, 1 Ekim Dünya Yaşlılar Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada yaşlılığı bir kayıp ve gerileme dönemi olarak görmemek gerektiğini belirterek şöyle konuştu:

Yaşlılık kaçınılmaz fizyolojik bir olgudur. Yaşlandıkça beden değişir, ister istemez bazı yetiler zayıflayarak eskiden kolaylıkla yapılabilen şeyleri yapmak güçleşir. İnsan, bu doğal, kaçınılmaz olarak herkesin başına gelecek olan süreci nasıl algılayıp anlamlandırıyorsa, yaşlılığı da öyle yaşar. Yaşlılığı bir kayıp ve gerileme dönemi olarak görmemek gerekir. Tabii ki yaşlılık bazı sağlık sorunlarını da beraberinde getirir. Sağlık yerinde değilse yaşamdan tat almak sadece yaşlılıkta değil, hiç bir yaşta kolay değildir.”

YAŞAMDAN TAT ALINMALI

Yaşamın tadını çıkartmak için sağlıklı olmak ne denli önemli ise, sağlıklı yaşlanmak için de yaşamdan tat almanın o denli önemli olduğunu ifade eden Psikolog, “Yaşın ilerlemesi insana bazı kısıtlılıklar getirse bile yaşlılığı "üstesinden gelinecek bir sorun" olarak karşılamak gerekir. Çoğu kimse yaşlılığı olduğu gibi kabul eder ve köşesine çekilir. Eskisi gibi kolaylıkla ya da başarıyla yapamadığı şeyleri yapmaktan vazgeçer. Bunların yerine yapacak başka şey bulamazsa insanın yaşamda tat alacak hiç bir şeyi kalmayacaktır. Ne hissettiğimiz çoğunlukla ne yaptığımıza dayanır ve yaşamdan tat alabilmek için değiştirilmesi gereken de bu yaptığınızdır” dedi.

GENÇLİK DÖNEMİNDE YATIRIM YAPILMALI

Yaşlılığı düşünmek için de en iyi zamanın genç yaşlar olduğunu belirten Demirsoy, “Çünkü yaşlılığın tadını çıkarabilmek için gençken çok şey yapılabilir. Ne var ki başa gelmeden önce de üzerinde pek fazla düşünülmez. Yaşlılığın insanı gafil avlamaması, kişinin bu döneme kendini hazırlaması için yapabileceği pek çok şey vardır. Yaşamda bir amacının olması, bir hedefe, ideale bağlı olmak, güçlü sosyal ilişkiler, hobiler edinmek, değişikliğe yeniliğe açık olup hayata karşı esnek bir yaklaşım benimsemek kişinin yaşamla bağını güçlü kılar ve yaş alsa da yaşlanmanın önüne geçer. "Asla yaşlanmıyor" dediğimiz kişiler de bu tarz bir yaşam sürmeyi başarabilen kişilerdir” diye konuştu.

ETİKETLER