Bulgar Vanya Ençeva omzundaki tümörden kurtulmak için ülkesinde yedi kez ameliyat oldu. Ancak hastalıktan kurtulamayan Ençava en sonunda eşinin bir arkadaşının tavsiyesiyle Türkiye'ye geldi.

Vanya Ençova'ya Anadolu Sağlık Merkezi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Kaan Erler tarafından ortopedinin en önemli ve zorlu ameliyatlarından biri olan “Tikhoff-Lindberg” yöntemi başarıyla uygulandı. Ençeva'ya yapılan operasyonla omuz üst kısmı, kürek ve köprücük kemikleri bir bütün olarak çıkarıldı, damar ve sinirlere zarar vermeden yerine protez takıldı.

Bulgaristan’ın Haskova şehrinde yaşayan 49 yaşındaki bankacı Vanya Ençeva’nın tüm hayatını etkileyen hastalığı altı yıl önce diz bölgesindeki geçmeyen şiddetli ağrılar ile başladı. Ağrılar üzerine ülkesinde doktora giden Ençava’ya yapılan incelemeler sonuçunda bir tür kemik tümörü olan çok yerleşimli ‘osteochondroma’ tanısı kondu.

Tanı konduktan sonra hayatının tümüyle değiştiğini söyleyen Ençeva “İlk olarak diz kapağımın arka kısmından bir ameliyat oldum. Ancak hastalık bu kez koltuk altı bölgemde çıktı ve tümörün kanserleştiği (kondrosarkoma) söylendi. Yine ameliyat olmak zorundaydım ama ameliyatlar benim için çare olmuyor ve hastalık yeniden nüksediyordu. Bugüne kadar Bulgaristan’da koltuk altı bölgemden beş kez ameliyat oldum. Son olarak göğsümün sol tarafında ve kalbime yakın omuz bölgemi tamamen kapladığını öğrenince tedavimle ilgili başka arayışlara girdim” diye konuşuyor.

"HAYATIMI KAYBETME RİSKİM VARDI"
Eşinin bir arkadaşı aracılığıyla Bulgaristan’da yapılan tahlil ve inceleme sonuçlarını Türkiye’ye gönderdiğini belirten Ençeva sonrasını şöyle anlatıyor “ Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Kaan Erler, muayeneden ve radyolojik incelemelerden sonra tümörün çok hassas bölgede bulunduğunu ve dünyada çok az merkezde uygulanan bir ameliyatla alınabilmesinin mümkün olduğunu söyledi. Bu iyi haberdi. Benim endişe etmemin nedeni ise ameliyatın taşıdığı risk idi. Çünkü kolumu kaybetme riskim olduğu kadar hayatımı da kaybedebilirdim. Başta ameliyattan çok korktum ama doktorumun verdiği güven sayesinde sekizinci ameliyatı olmaya karar verdim. Ameliyattan önce bir gün boyunca beni operasyona hazırladılar. Ancak ameliyattan kısa bir süre sonra kolumu rahatlıkla haraket ettirebilirdim.”

SEKİZ SAAT SÜREN BAŞARILI AMELİYAT
Hastaya çok yerleşimli kalıtımsal kemik çıkıntısı olarak ifade edilebilecek “Multiple Herediter Egzositosis” (MHE) tanısı konulduğunu söyleyen Prof. Dr. Kaan Erler ise hastalık ve uygulanan tedaviyle ilgili şunları anlattı:

“Bu hastalık oldukça nadir görülebilen bir sorundur ve Vanya Ençeva’da olduğu gibi yüzde 10 civarında kanserleşme gösterir. Bu aşamada müdahale edilmezse hastalık, uzuv kayıplarının yanı sıra hastanın hayatına da mal olabilir. Ençeva’da da kanserli doku tüm omuz bölgesine ve çevre damarlara kadar yayıldığından yaşamı tehdit eden bir noktaya gelmişti. Bu vakaya ortopedinin en önemli ve zorlu ameliyatlarından biri olan “Tikhoff-Lindberg” yöntemini uyguladık ve başarılı olduk. Yapılan ameliyatla hastanın omuz üst kısmı, kürek ve köprücük kemikleri bir bütün olarak, çevre damar ve sinir yapıları korunarak çıkarıldı ve bölgeye protez uygulandı. Yaklaşık sekiz saat süren bu ameliyatta, tümörün bulunduğu bölgeden damar ve sinirlere zarar vermeden çıkarılması hayati önem taşıyordu. Bu işleme ‘Uzuv Koruyucu Cerrahi’ diyoruz. Yapılabilecek küçük bir hatada hastanın kolu kaybedilebilir, hatta hayatına mal olabilirdi.”